İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam ‘teberruc’ kelimesi Kur’an-ı Kerim'de nerede geçiyor ve ‘teberruc’un manası nedir?

Cevap

Ahzab Suresi 32/33 ayetlerinde bu kelimeyi bulabilirsiniz. TEBERRÜC, ziynet ve kıyafetlerin dikkat çekecek şekilde ortaya dökülmesidir.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Toplu mevlit veya münacat bizlerin icadıdır. Ne Kur'an'ımızda ne de hadislerde öyle bir şey yoktur.

Hocam mevlit ve münacat okumanın ya da topluca okutmanın dinimizdeki yeri nedir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Zerre, gözle görülebilecek en küçük nesne anlamındadır.

Hocam Kur'an’da geçen ZERRE sözcüğü bugünkü dille hangi anlamı ifade ediyor?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Güzel olanı sevme ve güzel görünmeye çalışma duygusu da insanın fıtratında olan doğal bir durumdur. Dolayısıyla dinimiz duygularımızı köreltmek değil kontrol altına almamızı ister. Çünkü güzellik ve güzel görünme arzusu kadın için doğal bir durum olduğu gibi aynı zamanda mü’min hanımefendinin imtihan noktasıdır. Süslenmenin fıtrata uygun olanı normaldir ama bunun için belli şartlar gerekmektedir. Kadınların güzellik ve çekiciliklerini uygun olmayan yerlerde sergilemeleri, süs ve eylemleriyle dikkat ve ilgi çekmeleri haram olan bir husustur. Bu da kadının fıtrattan olan şeyi uygun ortamda kullanmaması sebebiyle anormal bir hal almaktadır. Buna Kuranımızın dilinde “teberrüc” denmektedir. Ahzab Suresi 32-33. Ayet kerimede: “…daha önce Cahiliye döneminde olduğu gibi açılıp saçılmayın…” ayetleriyle kadının koruması gereken alanların kapsamının neler olduğu daha net anlaşılmaktadır. O halde bu kapsam sadece makyaj yapmak değildir. Teberrüc: Müslüman kadının kendi bedenini ve Müslümanlık değerlerini yabancı erkeklere karşı teşhir etmesidir. Büyük günahlardandır. Aileyi sarsmak, şehvet ortamını kışkırtmak gibi tehlikeleri de beraberinde getirebilmektedir. Bu yüzden kadının sakınması gereken önemli bir husustur. Yine Nur Suresi 31. Ayeti kerimede: “(Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet (yer)lerini göstermesinler. …kimseye süslerini göstermesinler...” Kadının mahremiyeti ile ilgili hususlar bu ayeti kerimede de uzunca belirtilmektedir. Yani teberrüc kapsamına giren şey; bazen makyaj da olabilir. Bazen yürüyüş, bazen dikkat çekici konuşma, bazen kendisine baktırtan bir çanta, ayakkabı, bazen de takı… Tesettür adı altında bol bir kıyafet dahi dikkat çekici ve kadını daha şık ve bakılır yapıyorsa bu da teberrüc kapsamına dâhil edilebilir. Kadının fıtratında olan doğal süslenme ihtiyacı, “sadece ve nasıl olursa olsun” tatmini arayacak ve süslenip teşhir etmesine sebebiyet verecekse artık helâl sınırı aşılmıştır ve haramın da sınırı yoktur. Bu yüzden eğer dikkat çekici takı, yüzük, bileklik vb. tekrar tekrar bakılmasına sebebiyet verecekse bunlar da haramdır. Dolayısıyla sorduğunuz sorudaki gibi makyaj yapmak gibi takı takmak teberrüc kapsamına giriyorsa arasında bir fark yok demektir. Tedbirli olmak adına eğer kişiyi tehlikeye götürecekse, kendisini fitneye sürükleyecekse tedbirli olmasında fayda vardır. Ayrıca nişan, evlilik yüzüğü gibi takılar dikkat çekici olmadığı takdirde takılabilir elbette. Kadının göstermesi caiz olmayan bölgeye dışarıdan koyduğu ziynet eşyası o bölgenin hükmünü taşır. Mesela parmağı açık olabileceği için yüzüğü de açıkta olabilir. Bilezik bölgesi haram bölge olduğu için bileziği açıkta olmaz. Evet, bilezik bölgesinin haramlığı ile bileziğin açıkta olmasının haramlığı aynı değildir ama bu bir algı ve teslimiyet meselesi olarak kabul edilmelidir.

Hocam, ben dışarı çıkarken makyaj yapmanın günah olduğunu biliyorum. Ancak ele g
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Böyle bir okumayı size tavsiye etmeyiz. Kur'an, sadece kendi alfabesinden okunabilir. Vakit ayırın, bilen birinden öğrenin.

Hocam Yasin, Tebareke gibi sureleri daha iyi ezberleyebilmek için Arapçasından b
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kur'an’ımızı tecvid adını verdiğimiz bir kaideler manzumesi ile okumak zorundayız. Başka türlü okunması asla caiz olmaz. Kur'an’ımız dışındaki hadisler de dahil olmak üzere metinlerin okunmasına yönelik bir tecvid benzeri kurallar yoktur. Asıl maksat olan hadisin bereketini gidermesin, dikkat edin.

Hocam, hadisleri ezberlerken makam yapıyorum. Daha rahat ezberliyorum. Bu doğru
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yasak olan kadının özel günlerinde iken Kur'an-ı Kerim’in kendisini okunmasıdır. Meal veya tefsirin okunmasında bir sakınca yoktur.

Hocam, bir kadın özel günlerinde tefsirli Kuran-ı Kerim meali okuyabilir mi?

ahzâb suresi konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Bu âyetin öncesinde Allah Teâlâ, Peygamber aleyhisselamın hanımlarına emir ve yasaklarda bulunduktan sonra, o emir ve yasakların gerekçesini bu ifadeyle izah etmektedir. Bu da âyetten şu anlamı çıkarmaktadır: ‘Allah, size emirler ve yasaklar vererek sizi tertemiz yapmak istiyor, sizden pisliği yani günahı uzak tutmak istiyor

Selamünaleyküm. Youtube'da sizin "Ashab-ı Kiram Günahsız mıdır?" sohbetinizde "G
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Erkekler ve kadınlar hepimiz Allah’ın kullarıyız. Allah bir hususta erkek/kadın ayrımı yapmadıkça bizim öyle bir ayrım yapmamız asla doğru olmaz. Allah erkeği ve kadını kulu olarak görüyor. Biz de birbirimizi “Allah’ın kulları” olarak görmeliyiz. Bu bir denge çizgisidir. Bu çizgide Allah’ın rızası vardır. Çizgi dışında da şeytanın rızası vardır. Kur'an’da emredilen ve yasaklanan ne varsa erkekler kadar kadınlar da ona muhatap olurlar. Ancak Allah Teâlâ ve elçisi, “kadın hariç” gibi bir ayrıntı getirirse o zaman o konu erkeğe mahsus sayılır. Âl-i İmran suresinin 159. âyeti Peygamber aleyhisselama “onlarla istişare et” diye emretmektedir. Âyette geçen “onlar” mü'minlerdir. Mü'minler ise erkekler ve kadınlardan oluşmaktadır. Allah kullarını farklı görmedikçe kullar kendileri farklılıklar oluşturamazlar. Kadınlarla istişare etmeyi yasaklayan açık bir nas/bilgi yoktur. Başta Ashab-ı Kiram olmak üzere tarihimiz, aklı ve görüşü ile ufuk açmış kadınların örnekleriyle doludur. Müslüman kadınların Müslüman topluma katkısını ne toplum olarak ne de en küçük birim olan aile olarak ihmal edemeyiz. Bunun sakıncası bütün topluma mal olur. Ahzab suresinin otuz beşinci âyeti adeta dinin bir erkek dini olmadığını bir defadan daha fazla kere tekrar etmektedir. Hadis kitaplarını incelediğimizde Peygamber aleyhisselamın kadınlarla istişare ettiğini ve görüşlerine değer verdiğini görürüz. Sıradan bir kadın bile onu bir kenara çekip derdini anlatabiliyor ve o da ona itibar ediyordu. Ondan sonraki Raşid halifeleri de onun bu sünnetini ihya ettiler. Ashab-ı Kiram, Peygamber aleyhisselamdan sonraki dönemde tıkandıkları konularda Aişe radıyallahu anhaya gidiyorlardı. Tabiin büyüklerinden İbn-i Sirin, Ömer radıyallahu anhın kadınlarla istişare ettiğini ve hoşuna giden görüşlerini aldığını haber vermektedir. Sahabe kadınlarının görüş belirtmekten sakındıklarına dair bir bilgi kitaplarımızda mevcut değildir. Bugüne kadar bu ümmetin içinde bir âlim, sadece kadın olduğu için aktardığı bilginin reddedildiğine dair bir dedikodu dahi olmamıştır. Binlerce hadis kadınların dilinden bize ulaşmıştır. Peygamber aleyhisselamın sözlerini aktarma hakkı olan kadınların diğer bilgilerde istişare edilemez olmasını söylemek mümkün değildir. Ümmü Seleme annemizin Hudeybiye Sulhu esnasındaki istişaresinin ne kadar mübarek olduğu da ayrı bir örnektir. Biz mü'minler olarak yaşam tarzımızı Allah’ın razı olacağı şeyler üzerine belirledikten sonra onu söyleyenin ne erkek olmasını ne de kadın olmasını önemsemeyiz. Allah’ın rızası esastır, onun şeriatı çizgimizdir. Kadın da söylese o bizimdir. Çizgi dışındakini erkek bile söylese değeri yoktur. Özellikle aile içi meselelerde kadınların görüşlerine itibar edilmesi hadislerdeki uygulamanın gereğidir. Peygamber aleyhisselam efendimiz, kız çocukları konusunda kadınlara danışılmasını emretmiştir. (Ebu Davud, 2095) Bazı kaynaklarda kullanılan “onlara danışın ama dediklerini yapmayın” şeklindeki ifade hadis olarak batıldır, aslı yoktur.

Hocam, dinimiz kadınlarla fikir alışverişine yani kadınlarla istişare etmeye sıc
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Haramdan çekinmeyene verilebilecek bir cevap yoktur. İkna etmek için değil tebliğ etmek için uğraşırız.

Selamün Aleyküm hocam. Sorum "haremlik-selamlıkla" ilgili. Bazı insanlar Nûr sûr
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ayetin Peygamber aleyhisselamı ve annelerimizi kasteden bölümü vardır ama kıyamete kadar yaşayacak bütün mü'minlere ahlak gösteren örnekliği de vardır.

Hocam Ahzab Suresi elli üçüncü ayet sadece Peygamberimizin hanımlarına mı ait yo

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.