Fetva Meclisi
Soru
Hocam Ahzab Suresi elli üçüncü ayet sadece Peygamberimizin hanımlarına mı ait yoksa bütün mümin kadınlara mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu dünyada 'Ey peygamber hanımları!' hitap edilebilecek insan sayısı mahduttur ve sadece o zamana mahsustur. Bu sebeple ayetin muhtevasının direkt hitap edilen kesim olarak onlara ait olması da normal olmalıdır. Aynı muhtevadan bütün dünya mümin kadınlarının kendilerine ders çıkaracak şeyler bulmaları ise zaten olması gerekendir. Neler çıkarabilecekleri ve çıkarımların uygunluğu ise fıkıh ve tefsir erbabının işi olmalıdır. Allah'a emanet olunuz.
Ashab-ı Kiramdan itibaren bugüne kadar gelen bütün âlimlerimizin bize öğrettiği dinde kadının özel günleri nedeniyle kılamadığı namazlarını KAZA ETMEYECEKLERİ hükmü vardır.
Melekler herkesin ne yaptığını izliyor ve kaydediyor. Kimse yaptığını yanına kâr bırakamayacak. Siz iyi bir mümin olarak yaşamaya bakın. Allah size de yeter herkese de.
Günümüzde ve kıyamete kadar mü'min kadınların mirası erkek kardeşlerinin yarısı kadar olacaktır. Kur'an’ımızın açık beyanı olan bir emri zaman ve mekân farklılığına göre değiştirmeyi düşünmek bile bizi bitirir maazallah. Küfür ehlinin harap ettiği bu dünyada kala kala Kur'an’ımızın bir hükmü mü kaldı sorun diye anılabilecek? Bunu konuşmak bile abestir. Bunu konuşanın da imanı tehlikeye girer.
Aleykümselam. Her iki durum da kadınların yapması mubah olan işlerdir. Erkeklerle bir alakası yoktur.
Aleykümselam. Her iki durum da kadınların yapması mubah olan işlerdir. Erkeklerle bir alakası yoktur.
ahzâb suresi konusundaki diğer fetvalar
Erkekler ve kadınlar hepimiz Allah’ın kullarıyız. Allah bir hususta erkek/kadın ayrımı yapmadıkça bizim öyle bir ayrım yapmamız asla doğru olmaz. Allah erkeği ve kadını kulu olarak görüyor. Biz de birbirimizi “Allah’ın kulları” olarak görmeliyiz. Bu bir denge çizgisidir. Bu çizgide Allah’ın rızası vardır. Çizgi dışında da şeytanın rızası vardır. Kur'an’da emredilen ve yasaklanan ne varsa erkekler kadar kadınlar da ona muhatap olurlar. Ancak Allah Teâlâ ve elçisi, “kadın hariç” gibi bir ayrıntı getirirse o zaman o konu erkeğe mahsus sayılır. Âl-i İmran suresinin 159. âyeti Peygamber aleyhisselama “onlarla istişare et” diye emretmektedir. Âyette geçen “onlar” mü'minlerdir. Mü'minler ise erkekler ve kadınlardan oluşmaktadır. Allah kullarını farklı görmedikçe kullar kendileri farklılıklar oluşturamazlar. Kadınlarla istişare etmeyi yasaklayan açık bir nas/bilgi yoktur. Başta Ashab-ı Kiram olmak üzere tarihimiz, aklı ve görüşü ile ufuk açmış kadınların örnekleriyle doludur. Müslüman kadınların Müslüman topluma katkısını ne toplum olarak ne de en küçük birim olan aile olarak ihmal edemeyiz. Bunun sakıncası bütün topluma mal olur. Ahzab suresinin otuz beşinci âyeti adeta dinin bir erkek dini olmadığını bir defadan daha fazla kere tekrar etmektedir. Hadis kitaplarını incelediğimizde Peygamber aleyhisselamın kadınlarla istişare ettiğini ve görüşlerine değer verdiğini görürüz. Sıradan bir kadın bile onu bir kenara çekip derdini anlatabiliyor ve o da ona itibar ediyordu. Ondan sonraki Raşid halifeleri de onun bu sünnetini ihya ettiler. Ashab-ı Kiram, Peygamber aleyhisselamdan sonraki dönemde tıkandıkları konularda Aişe radıyallahu anhaya gidiyorlardı. Tabiin büyüklerinden İbn-i Sirin, Ömer radıyallahu anhın kadınlarla istişare ettiğini ve hoşuna giden görüşlerini aldığını haber vermektedir. Sahabe kadınlarının görüş belirtmekten sakındıklarına dair bir bilgi kitaplarımızda mevcut değildir. Bugüne kadar bu ümmetin içinde bir âlim, sadece kadın olduğu için aktardığı bilginin reddedildiğine dair bir dedikodu dahi olmamıştır. Binlerce hadis kadınların dilinden bize ulaşmıştır. Peygamber aleyhisselamın sözlerini aktarma hakkı olan kadınların diğer bilgilerde istişare edilemez olmasını söylemek mümkün değildir. Ümmü Seleme annemizin Hudeybiye Sulhu esnasındaki istişaresinin ne kadar mübarek olduğu da ayrı bir örnektir. Biz mü'minler olarak yaşam tarzımızı Allah’ın razı olacağı şeyler üzerine belirledikten sonra onu söyleyenin ne erkek olmasını ne de kadın olmasını önemsemeyiz. Allah’ın rızası esastır, onun şeriatı çizgimizdir. Kadın da söylese o bizimdir. Çizgi dışındakini erkek bile söylese değeri yoktur. Özellikle aile içi meselelerde kadınların görüşlerine itibar edilmesi hadislerdeki uygulamanın gereğidir. Peygamber aleyhisselam efendimiz, kız çocukları konusunda kadınlara danışılmasını emretmiştir. (Ebu Davud, 2095) Bazı kaynaklarda kullanılan “onlara danışın ama dediklerini yapmayın” şeklindeki ifade hadis olarak batıldır, aslı yoktur.
Ahzab Suresi 32/33 ayetlerinde bu kelimeyi bulabilirsiniz. TEBERRÜC, ziynet ve kıyafetlerin dikkat çekecek şekilde ortaya dökülmesidir.
Aleykümselam. Bu âyetin öncesinde Allah Teâlâ, Peygamber aleyhisselamın hanımlarına emir ve yasaklarda bulunduktan sonra, o emir ve yasakların gerekçesini bu ifadeyle izah etmektedir. Bu da âyetten şu anlamı çıkarmaktadır: ‘Allah, size emirler ve yasaklar vererek sizi tertemiz yapmak istiyor, sizden pisliği yani günahı uzak tutmak istiyor
Selamünaleyküm. Haramdan çekinmeyene verilebilecek bir cevap yoktur. İkna etmek için değil tebliğ etmek için uğraşırız.