Fetva Meclisi
Soru
Hocam tırnak yemek orucu bozar mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Eğer sahur yemeği yedikten sonra imsak vakti sonrasında ağzınızda kalan kırıntılar fark etmeden yutuldu ise bu kırıntılar da nohut büyüklüğü kadar değilse o halde oruca zarar vermez. Yine aynı şekilde ağzınıza yemiş olduğunuz yemeğin tadının gelmesi de orucunuza zarar vermez. Kasıtlı olmayarak mideden ağza gelen gıdalar ağız geri yutulduğunda oruç bozulmaz.
Selamünaleyküm. Dil ile niyet şart değildir. Sahura kalkmak gibi bir iş yapmak zaten niyettir. Tırnak yemekten kastınız, tırnağı kemirmek ise orucu bozmaz. Tırnağı koparıp yutmak için ise bozmaz diyemeyeceğim.
Selamünaleyküm. Bozacak bir iş yapınca oruç bozulur.
Yemeğin tadını ayarlamak adına dilinizin ucuyla yemeğin tadına bakmak orucu bozmaz. https://www.youtube.com/watch?v=wroYB6XTC9o
Kazayı gerektirir.
Unutarak yemek içmek orucu bozmaz. Hz. Peygamber (s.a.s.), “Bir kimse oruçtu olduğunu unutarak yer, içerse orucunu tamamlasın, bozmasın. Çünkü onu, Allah yedirmiş, içirmiştir.” (Buhârî, Savm, 26 [1933]; Müslim, Sıyâm, 171 [1155]) buyurmuştur. Unutarak yiyip içen kimse, oruçlu olduğunu hatırlarsa hemen ağzındakileri çıkarıp ağzını yıkar ve orucuna devam eder. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/120-121)
kaza konusundaki diğer fetvalar
Böyle bir özür yoktur. Oruca niyet edin. Gün ortasında dayanamayacak durumda olursanız bozabilir ve sonrasında kaza edersiniz.
Yaptığınız günah veya yanlış değildir. Daha doğru olan vardır. O da önce ellerin salınması sonra rükûya gidilmesidir. Namazı kazayı da gerektirmez.
Bir namazın geçerli (sahih) olması için tadil-i erkân farz değil, vaciptir. Vaciplere dikkat etmemek, namazın sevabını azaltır, iadesini değil. Bu sebeple senin hızlı kıldığın o namazlar, geçerlidir. Tadil-i erkâna dikkat etmediğin için istiğfar etmen yeterlidir. Vesvese değildir, öğrenmen gereken bilgiymiş. Ama artık “iade etmen gerekir” düşüncesi, vesveseye dönmesin. Güzel kardeşim, sen namazını kıldın, tevbeni ettin, şimdi sabit olma vaktidir. Namaz gibi, hayatın da kıymetlidir. İnşallah, ilimle kulluğa yürüyen güzel bir Müslüman olacaksın.
Yüreğinden dökülen kelimeler, kalbinin Allah’a yönelişini gösteriyor. Üzülmen, utanman, kendine kızman imanın diri olduğunun işaretidir. Senin bu halin bir kayıp değil, tam aksine bir kazanım başlangıcıdır. Bak, önemli bir şeyi netleştirelim: Namazı bilerek terk eden ayrı bir günahtır. Ama elinde olmadığı halde uyanamayıp kaçıran ve ardından kaza edip üzülerek tevbe eden bir mümin, ihmalkâr sayılır. Allah böyle bir kulunu reddetmez. Düzenini Allah’a göre kurmazsan, Allah düzenini seni uyaracak şekilde bozar. Unutma, fani işler için uyanan kalp, ebedi işler için de uyanabilir. Aynı derdi taşıyan bir kardeşinle “sabah grubu” kur. Biri diğerini her sabah arar/mesaj atar/uyandırır. İslam’ın kızı, seccadesiyle evlenen kızdır. Sabah ezanıyla doğrulan, kalbiyle Allah’ı uyandıran, geceleri ağlayarak yastığına değil, secdeye sarılan kızdır. Sen o kıza dönüşüyorsun. Bu mesajın da bunun işaretidir. Sakın üzülme. Sakın kendini kaybedilmiş gibi hissetme. Allah seni sabah namazına çekecek çünkü sen kalben çağırdın. “Allah’ım! Bu kulunu sabah ezanı vaktinde kapına çek. Geceden niyetini sağlamlaştır, sabahından sevabını artır, namazını kalbinin nuru eyle. Ve onu sabah namazını kaçıranlardan değil, sabah namazıyla dirilenlerden eyle.”
Bir kazanın tazminatını karşı taraf adına sigorta şirketinin ödemesi; bizim o sigortayı, bize ödenecek bir tazminat olarak almamıza engel değildir. Kaza sonucu ortaya çıkan zarar-ziyanı kaza yapanın adına sigorta şirketi ödüyor diye biz bunu iptal ettirmeyiz. Aracın gördüğü zarar ödettirilebilir, sigortadan alınabilir.
Namaz, her Müslüman’ın buluğ çağıyla birlikte kılması farz olan bir ibadettir. Bu sekiz yıl buluğ çağı sonrasına denk geliyorsa tüm farz ve vitir namazlarının kaza edilmesi gerekir, sünnet namazların ise kazası yoktur. Hanefi mezhebi ile amel eden uygulamada kaza namazlarını kılarken esas olan sünnetleri de ihmal etmemektir. Ancak kaza namazlarının gecikmesinden korkan biri için sünnetlerin yerine kaza kılmasında herhangi bir vebal yoktur. Bir mü’min olarak ise sünnetleri ihmal üzere bir hayat yaşamamak gerek, bu sebeple bu durumu süreklilik hâline getirmemekte fayda olacaktır. Sünnet namazların kılınmasıyla ilgili linkler üzerinde incelemede bulunabilirsiniz: https://fetvameclisi.com/fetva/onceligimiz-kaza-mi-yoksa-sunnet-namazlari-mi https://fetvameclisi.com/fetva/sunnet-namazlari-kilmayan-farz-namazlari-bosuna-mi-kiliyordur