İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam bir Müslümanın en son aksatması gereken şeyin namaz olduğunu biliyorum. Ama ben sabah namazını kaçırıyorum ve nedenini kendim de anlayamıyorum. Kazasını kılıp tövbe ediyorum ama yine de tekrar ediyor. Allah tövbemi kabul etmiyor mu diye düşünüyorum. Namazın önemini bildiğimi sanıyorum ama bu halimden dolayı çok üzülüyorum. Fani bir dünya işi için erkenden kalkabiliyoruz ama sonsuz bir hayat için yorganı üstümüzden atamıyoruz. Bu gaflet hâli beni çok rahatsız ediyor. Ne yapmalıyım hocam? Bu böyle sürüp gitmemeli. Bir kılıp bir kılmamak, istikrarsızlık, bu İslam’ın kızı olacak birine yakışmıyor. Lütfen bana bir yol gösterin.

Cevap

Yüreğinden dökülen kelimeler, kalbinin Allah’a yönelişini gösteriyor. Üzülmen, utanman, kendine kızman imanın diri olduğunun işaretidir. Senin bu halin bir kayıp değil, tam aksine bir kazanım başlangıcıdır. Bak, önemli bir şeyi netleştirelim: Namazı bilerek terk eden ayrı bir günahtır. Ama elinde olmadığı halde uyanamayıp kaçıran ve ardından kaza edip üzülerek tevbe eden bir mümin, ihmalkâr sayılır. Allah böyle bir kulunu reddetmez. Düzenini Allah’a göre kurmazsan, Allah düzenini seni uyaracak şekilde bozar. Unutma, fani işler için uyanan kalp, ebedi işler için de uyanabilir. Aynı derdi taşıyan bir kardeşinle “sabah grubu” kur. Biri diğerini her sabah arar/mesaj atar/uyandırır. İslam’ın kızı, seccadesiyle evlenen kızdır. Sabah ezanıyla doğrulan, kalbiyle Allah’ı uyandıran, geceleri ağlayarak yastığına değil, secdeye sarılan kızdır. Sen o kıza dönüşüyorsun. Bu mesajın da bunun işaretidir. Sakın üzülme. Sakın kendini kaybedilmiş gibi hissetme. Allah seni sabah namazına çekecek çünkü sen kalben çağırdın. “Allah’ım! Bu kulunu sabah ezanı vaktinde kapına çek. Geceden niyetini sağlamlaştır, sabahından sevabını artır, namazını kalbinin nuru eyle. Ve onu sabah namazını kaçıranlardan değil, sabah namazıyla dirilenlerden eyle.”
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sizin bu şikâyetiniz neredeyse her Müslüman'ın öyle veya böyle şikâyetidir. Çünkü biz, bir kulluk savaşı veriyoruz. Şeytana mağlup olmadan Rabbimize kavuşmayı diliyoruz. Kesinlikle bu bir mücadeledir; temenni ile, umutla elde edilir bir şey değildir. Sizi bu hâlinizle, başkasını da bir başka şey ile oyalayacaktır şeytan. Biz ise, imtihanımız her ne ise onu başarmak için uğraşacağız. Peygamberlerden bir peygamber bile olsak durum bu olacaktı. Siz, 1- İmanınızı tartışma konusu yapmayın, öyle bir ortamda bulunmayın, 2- Asla, Allah'tan ve rahmetinden umut kesmeyin. 3- Fasıklarla beraber bulunmayın, onların gündemlerine katılmayın. 4- Yaptığınız ibadetleri az bile olsa asla küçük ve basit görmeyin. Bir kere 'Sübhanellah' demenin cennet demek olduğunu bilin. 5- Sizden daha iyi olduklarına itimat ettiğiniz bir grubun içinde bulunun. Onlarla programlı bir şekilde işler yapın. 6- Dengeli işler yapın; sadece zikir, sadece siyaset, sadece oruç gibi işler yapmayın. Farzların bütününü, nafilelerin de yapabildikleriniz kadarını yapmaya çalışın. Gerisini de Allah'a bırakın; şeytan, tevazu kılıfı ile sizi tuzağa düşürmesin. İyi haberlerinizi bekleriz. Allah'a emanet olunuz.

Benim bir sıkıntım var hocam. Kalben rabbimle irtibatı bir türlü beceremiyorum.
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bacım, Bu çağa farklı bir isim olarak “nimetler ve imkânlar içinde ama gariplerin çağı” demekte bir sakınca görmüyorum. Sizin derdiniz de bunu yansıtıyor. Nimetler içinde yüzerken yokluktan şikâyet etmek durumundayız. Siz veya biz, hâlimiz şöyle veya böyle benzeşiyor. Allah’a sığınmak ve şeriatına teslim olmaktan başka çaremiz yoktur. Acilen ona dönmeliyiz. Size bu huzursuzluğunuzun azalması için bazı tavsiyelerde bulunabilirim ama kesin bir düzelme için sizin özel nedenleriniz üzerinde de araştırma yapılması gerekiyor olabilir. Bu da bir psikolog nezaretinde yürümek demektir. Bu tarzda sizin yaptığınız gibi bir inceleme kendimize yapmalıyız, gereklidir de bu. Ne durumdayız, nasıl gidiyoruz muhasebesi yapalım. Yalnız bunu “münafıklık” kavramı ile pekiştirecek düzeye getirmeyelim. Aileyi itham edecek sonuçları öne çekmeyelim. Halk dilinde buna, en son söylenecek sözü en başta söylemek denir. O da şeytanın bize nüfuz etmesi ve bizi sömürmesi bakımından aleyhimize bir tutumdur. Abartmadan ama titiz davranmak ilkemiz olsun. İnsan olduğumuzu, etten ve kemikten yaratıldığımızı unutmayalım. Yorulmamız, usanmamız, ağlamamız/gülmemiz, mutlu olmamız sinirlenmemiz normaldir. Normal olmayan ise bir yere kilitlenip kalmaktır. Mesela sizdeki bu durum, insan hayatı akışında normal bir durumdur. Evlenmenizin gecikmesinden, bedeninizdeki keşfedemediğiniz bir arızadan, çevrenizin sizi bunaltmasından, kapasitenizi zorlayan bir işte olmanızdan, fıtratınızın tersine işler yapmanızdan kaynaklanıyor olabilir. Hangisi olursa olsun, hepsinin çözümü vardır biiznillah. Çözümü olmayan tek şey, çözümsüzlüğe takılmaktır. Günlük hayatınızı iyi programlayın. Namaza eksenli bir planlama yapabilirsiniz. Özellikle yemek ve uyku ne kadar kontrolünüzde ise günlük hayatınız için o kadar uygulanabilir bir program yapabilirsiniz demektir. Şu üç şey avcunuzun içindeki gibi kontrol ettiğiniz şeyler olmalıdır: Uyku, yemek ve arkadaş. Uyku sıkıntısı sizin yemek tarzınızdan kaynaklanıyor olabilir. Çok yiyorsunuzdur, zamansız yiyorsunuzdur, ağır gıdalar alıyorsunuzdur, hazım sorununuz vardır… Bunları bir diyetisyenle de değerlendirebilirsiniz. Yemek açısından sıkıntı yoksa bedensel bir sorunu inceleyeceksiniz. Öyle veya böyle acil bir eylem planı olarak şunu yapın: Gündüz uykusunu özellikle de ikindi civarındaki uykuyu iptal edin. Gece aynı saatte yatın, aynı saatte kalkın. Toplam uyuduğunuz da yedi saati geçmesin altı saati düşmesin. Uyku öncesinde yemek yemeyin. Üç saat öncesinde en az yemek işi bitsin ve asla ağır yiyecekler yemeyin. İnternet ve cep telefonu kullanımınızı sınırlayın. Arkadaş çevrenizi kontrol edin. Gündemi sizin gündeminizden farklı olanları elemek zorundasınız. Ebeveyninizle tartışma ortamlarını azaltın. Mesela onlar sizi görmek istiyorlarsa siz, onların bu isteğinden önce gözlerine görünün, ellerini yanaklarını öpün ve odanıza çekilin. Bu sizi merak etmelerini azaltır. Odanıza çekilirken de “Ben gelmeden yemeğe başlamayın ha!” diyerek alakanızı gösterin. Bunlar basit ama sizi rahatlatır şeylerdir. Bilhassa namazın rahatlatıcı yönünü bilmelisiniz. Kur'an okumanın huzur verdiğini bilmelisiniz. Zikir yapmayı becerin. Ve unutmayın: Hayat, sabretmesini bilenlerin kazandığı bir cihat imtihanıdır. Sabır da her an ve her iş için geçerlidir. Size dua ederim, kalbinize huzur akıtmasını Allah’tan dilerim.

Sevgili hocam ben bir kursta hocalık yapıyorum. Okumam gereken kitaplar, kılmam
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kızım, bir de şöyle baksan olmaz mı? Allah Teâlâ seni oturduğun yerde sevap kazanan kulu yapmak istiyor olmasın? Zannedersem öyledir, çektiğin sıkıntı senin için sevaptır. Namaza ağırlık ver, namazlarını daha huzurlu kıl, rahatlığı içinde hissedersin. Babanın tavırlarını duymazdan gel, görmez gibi yap. Bu sabrının boşa gitmeyeceğine de iman etmelisin. Kimseni seni anlamasını bekleme, seni Rabbin anlasın yeter, değil mi? Bir de sana amca tavsiyesi: Sakın bu gelişmeler seni, sana uygun olmayan bir evliliğe evet dedirtmesin, sakın ha! Yağmurdan kaçarken doluya tutulursun maazallah. Senin için hususi dualar ediyorum kızım.

Hocam ben artık yoruldum bu evlatlarını kendi malı gibi gören anne babadan. Üniv
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu düşüncenin kalbinizde oluşmasına kocanız mı, çevreniz mi sebep oldu bilmiyorum ama arka planda şeytanın kalbe nüfuz ederek yaptığı bir oyun var. Kalbinize siz farkında ve isteğiniz olmadan cahiliye mikrobu bulaşmış. Siz tevbe etmeye devam edin. Allah'ın el-Hakîm olduğunu yüreğinize hatırlatın. Gerekirse her sabah tesbih çeker gibi yüz defa el-Hakîm deyin. Kalbinizden "Rabbim ne yaparsa, neyi yaparsa, niçin yaparsa ne zaman yaparsa en iyisini yapar" deyin. Sonunda Allah'ım bu hastalıktan beni kurtar deyin. İnşallah hiçbir rahatsızlığınız kalmayacak. Allah şimdiden doğacak kızımıza sağlık, âfiyet ve iman selameti lütfetsin.

Hocam nefsime yenik düştüğüm şu günlerde nasihatlere ihtiyacım var. Benim bir kı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Anladım bacı, eşinizi anladım. Evet, sıkıntılı bir eş ama atılacak ve yok kabul edilecek biri değil anlaşılan. Bir kere de olsa seccadenin başına geçmesi bile büyük bir nimet. Siz eşinizi düzeltemezsiniz. Yapacağınız şey şudur: Onun bu yönlerini görmeyin, duymayın, ilgilenmeyin. Siz ondan sorumlu değilsiniz zaten. Aile içi huzurunuza bakın. Biraz daha yaşlanınca inşaallah daha iyi ve daha faydalı olur. Allah yardımcınız olsun.

Hocam benim eşim çok boş bir hayat yaşıyor ve ben bu durumdan gerçekten çok yoru
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah, kalbinize huzur versin ve her türlü vesveseyi sizden uzak eylesin. Tesettür, Allah’a yakınlaşma ve O'nun rızasını kazanma niyetiyle yapılan önemli bir ibadettir. Kocanızın davranışları sizi kırmış ve içsel bir çatışmaya sürüklemiş gibi görünüyor. Şunu unutmayın ki, tesettürünüz bir başkasına mesaj vermek için değil, sadece Allah'ın rızası için olmalıdır. Kocanızın hataları sizi Allah'a yakınlaştıran ibadetten uzaklaştırmamalıdır. İslam, eşlerin birbirlerine destek olmasını ve güven sağlamasını emreder. Bu konuda eşinizle sakince konuşmayı ve duygularınızı, incinmiş olduğunuzu ona ifade etmeyi yeniden deneyebilirsiniz. Tesettürünüzü sorguladığınızda şunu hatırlayın: Bu, sizin kimliğinizin bir parçası ve Allah’la olan bağınızın göstergesidir. Eğer eşiniz bu bağlamda yanlış davranışlar sergiliyorsa onun hatasını kendinizi cezalandırarak çözmeye çalışmak yerine, sabır ve dua ile Allah’a sığınabilirsiniz. Kadınlık onurunuz, tesettürün size kazandırdığı zarafet ve özgüvenle korunur. Sehiv secdesi, namazda yanılma veya unutma durumlarında eksik veya fazla yapılan bir şeyin telafisi için kılınır. Sehiv secdesini gerektiren bir durum söz konusu olduğunda emin olmak daha iyi bir tercihtir. Kelimenin aslı عظيم (ʿAẓīm) olup ظ harfi içerir. Arapçada ظ harfi peltek okunur (dil ucu üst dişlerin biraz arasına getirilerek). Dolayısıyla سُبْحَانَ رَبِّيَ الْعَظِيمِ ve سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ، سُبْحَانَ اللَّهِ الْعَظِيمِ ifadelerinde geçen "عَظِيم" kelimesindeki "ظ" harfi peltek okunmalıdır. Bazı hocaların normal (z) sesiyle okuması Türkçeye uyarlanmış bir telaffuz hatasıdır. Doğru ve aslına uygun olan peltek "ẓ" ile okumaktır.

Hocam ben vakti zamanında Allah nasip etti ve kapandım. Evlenirken de kapalıydım

kaza konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir namazın geçerli (sahih) olması için tadil-i erkân farz değil, vaciptir. Vaciplere dikkat etmemek, namazın sevabını azaltır, iadesini değil. Bu sebeple senin hızlı kıldığın o namazlar, geçerlidir. Tadil-i erkâna dikkat etmediğin için istiğfar etmen yeterlidir. Vesvese değildir, öğrenmen gereken bilgiymiş. Ama artık “iade etmen gerekir” düşüncesi, vesveseye dönmesin. Güzel kardeşim, sen namazını kıldın, tevbeni ettin, şimdi sabit olma vaktidir. Namaz gibi, hayatın da kıymetlidir. İnşallah, ilimle kulluğa yürüyen güzel bir Müslüman olacaksın.

Hocam benim bir yıllık kaza namazı borcum vardı. Öğrendiğim anda kaza etmeye baş
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir kazanın tazminatını karşı taraf adına sigorta şirketinin ödemesi; bizim o sigortayı, bize ödenecek bir tazminat olarak almamıza engel değildir. Kaza sonucu ortaya çıkan zarar-ziyanı kaza yapanın adına sigorta şirketi ödüyor diye biz bunu iptal ettirmeyiz. Aracın gördüğü zarar ödettirilebilir, sigortadan alınabilir.

Hocam, trafik kazası yaptım ve %100 oranında kusursuz olduğum tespit edildi. Sig
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Namaz, her Müslüman’ın buluğ çağıyla birlikte kılması farz olan bir ibadettir. Bu sekiz yıl buluğ çağı sonrasına denk geliyorsa tüm farz ve vitir namazlarının kaza edilmesi gerekir, sünnet namazların ise kazası yoktur. Hanefi mezhebi ile amel eden uygulamada kaza namazlarını kılarken esas olan sünnetleri de ihmal etmemektir. Ancak kaza namazlarının gecikmesinden korkan biri için sünnetlerin yerine kaza kılmasında herhangi bir vebal yoktur. Bir mü’min olarak ise sünnetleri ihmal üzere bir hayat yaşamamak gerek, bu sebeple bu durumu süreklilik hâline getirmemekte fayda olacaktır. Sünnet namazların kılınmasıyla ilgili linkler üzerinde incelemede bulunabilirsiniz: https://fetvameclisi.com/fetva/onceligimiz-kaza-mi-yoksa-sunnet-namazlari-mi https://fetvameclisi.com/fetva/sunnet-namazlari-kilmayan-farz-namazlari-bosuna-mi-kiliyordur

Hocam, yaklaşık sekiz yıl boyunca namaz kılmadım. Bu süre zarfındaki namazları k
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yaptığınız günah veya yanlış değildir. Daha doğru olan vardır. O da önce ellerin salınması sonra rükûya gidilmesidir. Namazı kazayı da gerektirmez.

Hocam namazda rükûya gitmeden önce kolları birkaç saniye iki yana bırakmak farz
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Normal şartlarda tırnak yemek kerih/hoş karşılanmayan rahatsız edici çirkin bir iştir. Gerekiyorsa psikolojik tedavi görerek de olsa ondan kurtulmak gerekir. Oruçlu bir durumda ise çok az da olsa tırnağı koparıp onu oruçlu iken ağzına koyup yutanın orucu bozulur. O günü kaza eder.

Hocam tırnak yemek orucu bozar mı?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Böyle bir özür yoktur. Oruca niyet edin. Gün ortasında dayanamayacak durumda olursanız bozabilir ve sonrasında kaza edersiniz.

Hocam ablam ameliyat oldu, hastanede ona ben bakıyorum ve dayanamıyorum orucu de

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.