Fetva Meclisi
Soru
Hocam TOKİ’den ev almak için belli bir peşinat ödeniyor ve kalan miktar on yıl taksitle tamamlanıyor ama taksitleri her sene memur maaş farkına göre zam gelecek şekilde. Bu sistemden ev almak faizle ev almış gibi mi olur? Ev alacak kadar nakit parası olmayanlar faize bulaşmadan nasıl ev alır yani var mıdır bunun bir ince ayrıntısı?
Cevap
Benzer fetvalar
Sizin bu anlaşmanızda faizle ilgili bir sorundan çok alışveriş fıkhı açısından bir sorun vardır. O da şudur: Borcunuz kesin bir rakamla belli değildir. Şu anda toplam olarak ne ödeyeceğinizi bilememektesiniz. Bu durum da alışverişte sıkıntı oluşturmaktadır. Ama faiz dediğimiz şey değildir. İnşaallah affedilir bir hata ile satın almış olursunuz. Bazı hocaefendilerin TOKİ'nin bu satışını uygun gördüğünü duyuyoruz; o görüşlerle amel edebilirsiniz. Allah'a emanet olunuz.
Meselemiz TOKİ veya başka bir müteahhit meselesi değildir. Mesele faize bulaşmak veya bulaşmamak meselesidir. Buna bakarak karar verebilirsiniz. Allah'a emanet olunuz.
Bir kere siz, ailenizin yaptığından kendinizi mesul hissetmemelisiniz. İkazınızı yaptınız, göreviniz bitti. Bizim kanaatimize göre o tür ticarette sıkıntı vardır. Bazı âlimler ise caiz görmektedirler.
Anlaşılan TOKİ ile yaptığınız sözleşmeyi iyi okumamışsınız. Sizin imzanız olmadan nasıl sizi bankaya yönlendirebilir ki? Bu tür alışverişlerin caiz olabileceğini söyleyenler de vardır. Ben ağır bir zaruret şartı olmadıkça caiz olmayacağını zannediyorum. Ama herhalükârda borcunuzu bitirip istiğfar etmelisiniz. Allah kolaylık versin.
Direkt TOKİ’den ev almak caiz değildir şeklinde bir cümle kurulamaz, öyle bir fetva yoktur. TOKİ veya başka bir kişi ya da kurum, fıkıhtaki kurallara uygun olmayan bir iş yaparsa ona caiz değil denmesi gerekir. TOKİ devlet kurumudur diye yaptığı her iş için caiz denemez, denmemelidir. Genel olarak gayrimenkul alışverişinde kurallarımız şöyle özetleyebiliriz: Gayrimenkul ticaretinde taksitli iş yapmak caizdir. Caiz olmayan faizli iş yapmaktır. Taksitlerdeki gecikme ihtimaline karşı ödenecek rakamlara ilave yapılması bir faiz işlemidir. Sözleşme anında söz konusu ev veya dükkânın niteliği belli ise ve ödenecek rakam da belli ise ticarette sıkıntı yoktur. Ödemenin bir bölümünün taksitle olması sakınca oluşturmaz. Örneğin satıcı “her altı ayda bir şu kadar fiyat farkı getireceğim” dese ve sonuç olarak kaç para ödeneceği biliniyorsa yine bir sakınca olmaz. Ancak altı ayda veya belli zaman dilimlerinde “filan gelişmeye göre bir artış yapacağım” gibi bir fark sözleşmeye konursa bu durumda alıcının toplamda ne ödeyeceği net olarak bilinmiyor demektir. Fıkıhta buna “alışverişte cehalet” denmektedir. Bu da söz konusu alışverişin caiz olmamasını doğurmaktadır. Sorudaki TOKİ bağlantısı bu noktada tıkanmaktadır. Faiz sıkıntısının aşılabildiği durumlarda bu aşılamıyorsa faiz düzeyinde olmasa da fıkıh açısından caizliği zorlayacak bir sorun bulunduğundan caiz olmayacağı yönünde görüş belirtilmektedir. Allah yardımcımız olsun.
TOKİ'nin satışında ödenecek miktar net olarak belli değildir. Bu açıdan fıkıh gözüyle TOKİ satışında sakınca vardır. Allah'a emanet olunuz.
diyanet konusundaki diğer fetvalar
Bir ilmihal kitabını hazmetmedikçe hiçbir kitap size o beklentinizi vermez. Diyanet ilmihalini hazmedecek şekilde ailece okuduktan sonra başka kitaplara geçin. Tefsir kitap olarak altyapısı olanlar için faydalıdır, gerisi bir ibadet türü olduğu için sevap kazanırlar ama aradıklarını bulamazlar. Şifa Tefsiri başlama tefsiri olarak yeterlidir. Allah yardımcınız olsun.
Bu konuda Diyanet’in fetvası ile hareket edebilirsiniz. Zekâtı verilecek ürün, tarladan ne kadar çıktı ise o kadarı hesap edilir. Ondan sonra verilen ve satılan önemli değildir. Genel kural, topraktan yetişen her üründen zekât verilmesi şeklindedir. Fiyat olarak sizin tarladan satacağınız fiyat ölçü alınır. Yalnız unutmayınız: Bir ürün yaklaşık olarak bir ton (en az 650 kg) olmadıkça zekâtı gerekmez.
Diyanet takvimini tercih edin.
Mevcut Diyanet takvimi Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin emirlerine göre bilimsel yöntemlerle hazırlanmış bir saati göstermektedir. Yanlış olma ihtimali bulunur elbette ama şu anda bilimle gidilen yolda gelinen nokta burasıdır. Bunun dışındaki düşünceler ileri geri konuşmalardan kaynaklanıyor. İbadetlerimizi birilerinin ihtirasına veya heyecanlı sloganlara kurban edemeyiz. Oruç ve siz bir arada iseniz çok dikkat edin. Biz aç kalmıyoruz, ibadet yapıyoruz.
Biiznillah haccınızda vebal yoktur. Bizim kanaatimiz şudur: Diyanet bu husustaki mesuliyetini müdriktir, eğer o kurban kesmeyin diyorsa kesmeyebilirsiniz. Netice olarak biiznillah haccınız tamamdır.
Diyanet Takvimi’ne göre oruç açabilirsiniz. Ezan başlayınca açmak gerekir.