Fetva Meclisi
Soru
Top sakal, sakal olarak kabul edilebilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Sakal dinimizin, “din değeri taşıyan sembol” olarak önümüze koyduğu ibadetlerden biridir. Müekked bir sünnettir. Şekli de bellidir. TOP SAKAL denen şekil, bu ümmetin kültürüne ait bir şekil değildir, sakal da değildir. Düzgün sakala dönerek bir ecir fırsatını kaçırmamış olun. Allah’a emanet ederiz sizi.
Selamünaleyküm. Sakal vardır veya yoktur. sakallı olmak Sünnet olduğu gibi, sakalın üzerinden oynanmaması da Sünnet'tir. Farklı isimlerle anılabilecek sakal, sakal değildir.
Sakal, sahih hadislerle sabit bir Sünnet'tir. Bütün Sünnetler gibi makul bir engel bulunmadığı sürece yerine getirilmesi gerekir.
Sakal Hanefilik veya başka bir mezhep konusu değildir. Sakal, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin sünnetidir. Yani dindir. Dinle ilgili bir husus, şundan sonra bundan önce gibi tasnife tabi tutulamaz. Dinimize ve Nebimize ait ne varsa onu hayat ve ruh olarak görmeye mecburuz. Sakalı bırakamamak başka şey, ona listeden sıra ayarlamak başka şeydir. Bırakamayabiliriz. Ama sıradanlaştıramayız.
Öncelikli olarak şunu tespit edelim: Müslüman sakalını temiz ve bakımlı tutmalıdır. Onun sakalı üzerinden kâfirlerin veya kalbinde sıkıntı bulunanların dine hakaretine neden olmamalıdır. İkinci olarak da kural şudur: Bilerek ve kastederek dinin temel umdelerinden biri ile eğlenen, alay eden dinden çıkar. Dileriz sizin gördükleriniz bilmeden, kastetmeden yapmış olsunlar.
Selamünaleyküm. Evet, sakal ile oynama hakkımız yoktur. Biraz sonra kesmek gibi bir niyetiniz varsa bırakmayın. Mecbur kalmadıkça kesmeyecek dirayette iseniz kesmeyin sakalınızı. Bir gün bir gündür, onu kazanın. Allah sizi korusun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Bu gayet ağır bir zandır. Böyle düşünmemeniz gerekir. Buluğ çağından itibaren kendinizi 'hatalı mü'min' olarak görseniz daha iyi yaparsınız. Geçen namazlarınızı da kaza edin. Tevbe edin, istiğfar edin ama geçmişinizi küfür zamanı gibi görmeyin. Allah yardımcımız olsun.
Onu ve bütün günahkârları iyi bir tevbe ve o tevbeyi korumak paklar. Gerisi boş oyalanmadır.
Aldığınız tefsir sizin için hem ağırdır hem de gündemi takip etmenize yardım etmeyecektir. Tıp tahsilinize uygun olarak size ağır gelmeyecek bir tefsir takip etmelisiniz. Mahmut Toptaş'ın Şifa tefsirini edinirseniz daha kolay yararlanırsınız. Tefsirden de namazda okuduğunuz surelerin tefsirini okuyarak başlayabilirsiniz. Onları okuyun öncelikle. Ardından da duyduğunuz bir ayetin tefsirini okursunuz. Özellikle baştan sona bir tefsir okumasının yararı sizin için az olur diyebilirim. Allah yardımcınız olsun.
Namaz, Rabbimizin en büyük emirlerinden biridir. Savaş halinde bile terk edilmesi mümkün değildir. Ayakta duramayacak halde olanın oturarak, oturamayanın yatarak kılması emredilmiştir. Namaz, bizim için imanla küfür arasındaki sınır taşıdır. Namazımızdan asla taviz veremeyiz. Namaza soğuk bakan, onu horlayan birileri yüzünden insani haklarımızdan da vazgeçmemiz gerekmez. Hem namazı hem diğer haklarımızı koruruz. Müslüman bir ülkede yaşıyorsak, namazımızın engellenmesi akılla yorumlanamayacak kadar yanlış bir tutumdur. Biz her hâlükârda namazı da okulu da aynı anda korumak durumundayız. Bunun için şöyle bir yol izleyebiliriz: a-Okul sürecinde önce farzları eda etmeye yönelik bir hedef belirleriz. Sizin kılmakta sıkıntı çekebileceğiniz namaz büyük ihtimalle, öğlen ve ikindi namazlarıdır. Cuma namazını da haftada bir gün devreye alabiliriz. Bu durumda öğlen/cuma ve ikindi namazlarının sadece farzlarını düşünelim. b-Namazın kılınması için cami ve seccade şartı aramaya gerek yoktur. Abdestinizi sürekli muhafaza ettikten sonra dört rekâat farzın kılınması bilemediniz dört dakikadır. Bir koridorda kıbleye yönelerek dört rekâat namaz kılabilirsiniz. Gözle görülen bir pislik olmadıkça da seccade sermeniz şart değildir. Bu yaptığınızı da, ne mücadeleye dönüştürün ne de riya vesilesi yapın. Zamanla göreceksiniz ki, size imrenip pek çok genç namaz kılacaktır. Hem kılmış olacaksınız hem de kıldırmaya vesile. c-Kazaya bırakmayı en son çare olarak düşünebilirsiniz. Bilhassa Cuma namazı için kendi başınıza kılmanız mümkün olmayacağına göre, öğretmenlerin inisiyatifini iyi kullanarak o sorunu da çözmeye çalışın. Teneffüs aralarını, özel muhabbet ve saygınızı iyi kullanın. Baliğ olduktan sonra, üzerinizden üç cuma namazının geçmemesini sağlamanız gerekir. Çok dikkat ediniz. d-Çok özel durumları muhakkak bir fıkıh bilene danışın. Allah yardımcınız olsun.
Köpekle alakalı olarak hadisi şerifler vardır. Bu hadisler köpek üzerinden ticareti de yasaklar niteliktedir. Zorunlu olarak bulundurulması dışında köpek bulundurmak ve köpekle iştigal etmek caiz değildir. Özellikle de Şafii mezhebindeki içtihatlar daha da sıkıdır.
Eşinizin hakkına girdiniz. İnsanlığınızı çiğnediniz. Ahiretinize zarar verdiniz. Şimdi ise büyük ve kesin bir tevbe ile Rabbinize dönün. Aslınıza sarılın. Evinize kapanın. İbadete verin kendinizi. Çocuklarınıza yapışın. İlim meclislerine iştirak edin. Rabbinize yönelin. Bedeninizi ve gözünüzü eşinizin dışındaki herkesten arındırın. Kimseye bu hususu açmayın, açtırmayın. Yıkanıp paklanmaya bakın. Beterin beteri bir akıbete karşı tedbirli olmalısınız. Bir zaman sonra içiniz rahat etmez, kalbiniz seccadede de huzur bulamazsa makul bir yolla ayrılmayı düşünün.