Fetva Meclisi
Soru
İş yerinde ve çevremizdeki insanlar sakalımızla ilgili ‘IŞİD’çi gibi olmuşsun’ veya ‘bu ne biçim sakal’ gibi türlü türlü eleştiriler yapıyor, çoğu zaman bunları söylerken kahkaha dahi atıyorlar. Sakalla dalga geçmenin, sakala gülmenin hükmü nedir hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Mushaf’ı, hakaret kastederek yere atmak dinden çıkmaktır. Maazallah öyle bir şey yapan yeniden iman etmedikçe mü'min sayılmaz. Kastı hakaret olmayan, sizin örneğinizde olduğu gibi sinirlerine hâkim olamadan yaptığı bir eylem olduğunda ise küfür olmayacağı umulur ama yine de istiğfar etmesi gerekir. Kur'an’ımızı her türlü saygıyla ve titizlikle yüce tutmak gerekmektedir. Bu bir iman meselesi olarak görülmelidir.
Müslüman insan dünyada gülmez diye bir kural yoktur. Gülmek haram değildir. Gülerken gülünç duruma düşmek kötüdür. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin elinde en iyi nesil olarak yetişen ashabı kiram o muhteşem imanlarına rağmen gülüyorlardı da. Ancak Müslüman ve gülmek bir araya geldiğinde şu kurallar önümüze gelir: - Gülme TEBESSÜM şeklinde ve düzeyinde olmalıdır. Peygamber aleyhisselamın gülmesi o şekilde idi. Müslüman’ın Müslüman kardeşinin yüzüne tebessüm etmesi sadakadır, tebessüm sıradan bir tavırdan öteye sadaka düzeyinde bir tavır olabilir. - Sebepsiz gülmeler Müslüman için uygun değildir. - Zorlama gülme de olmamalıdır. Ağlamanın veya tefekkürün gerektiği bir yer ve zamanda gülmek de çizgiyi zorlamaktır. - Mübah da olsa gülme, aşırı olmamalıdır. Bu hayat, sürekli gülenlerin sırlarını yakalayabileceği kadar basit değildir. - Gülme, din, mukaddesat ve din önderleri üzerine olmamalıdır. - Dünya olayları, tabii hadiseleri gülme konusu olarak görmek de gaflettir. Dünyada çok gülüp ahirette çok ağlayanlardan olmamak gerekir.
Sakal dinimizin, “din değeri taşıyan sembol” olarak önümüze koyduğu ibadetlerden biridir. Müekked bir sünnettir. Şekli de bellidir. TOP SAKAL denen şekil, bu ümmetin kültürüne ait bir şekil değildir, sakal da değildir. Düzgün sakala dönerek bir ecir fırsatını kaçırmamış olun. Allah’a emanet ederiz sizi.
Değerli kardeşim, dinimizin bir tek örnek kişisi vardır o da Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizdir. Onun dışında hiç kimse “ölçümüz olarak şaşmaz” biri değildir. Hocalarımızın sakallı olmayanları olabilir. Aynı şekilde onlardan biri mesela bugün sabah namazını da kılamamış olabilir. Biz şimdi sabah namazını da mı tartışacağız? Dinimizin Kur'an’ı vardır, sünneti vardır. Bu ikisi bize ne emrederse onu yaparız. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin çok kereler “sakalınızı salın” buyurduğu bilinmektedir. Sakallı olamasak da bu emir bizi bağlar. O bir şey emrettiğinde bizim seçme hakkımız olamaz. Üstelik sakalı emreden hadislerinin bir bölümünde “müşriklere benzememek” gerekçesi üzerine sakalınızı alın buyurmuştur. Demek ki sakal, bir din rengi niteliğindedir. Evet, başka dinlerin mensuplarında da sakal olabilir ama onlardaki sakal mesela papazlık mesleğinin simgesi gibidir bizim dinimizde ise mesleğin değil dinin simgesidir. Özet olarak diyebiliriz ki, sakallı olmak Müslüman erkeklerin dini bir görev olarak yapmaları gereken bir iştir. Şu veya bu sebeple yapamazlar ayrı bir mesele ama din asıllı bir emre karşı imiş gibi duramazlar maazallah.
Sakallı olmak, ümmetin ulemasının yoğun kanaatine göre erkeklere farzdır. Zira terk edilmesi haramdır. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin bu konudaki hadisleri tartışma kabul etmeyecek kadar açıktır. limler sakal kesmeyi bir tür organ imhası gibi görmüşlerdir. Dinimizin bütün emir ve yasaklarında olduğu gibi sakal konusunda da zorda olanlar için bir ruhsat bulunabilir. Sakal emri ile asla aynı düzeyde olmayacak mesela oruç emrinde bile bazı durumlarda terk etmeye ruhsat bulunabilmektedir. Aynı durum sakal için de geçerlidir; belli şartlarda kesilmesine izin verilebilir. Ortadaki tehlike mesela sağlıkla alakalı ise o sorunu yaşayan için kesme ruhsatı olabilir. Asrımızda çokça örneği görüldüğü gibi devletin ağır müeyyideler, hapsetme, zulmetme nedeni oluyorsa kesme ruhsatı olabilir. Ailenizle sorun yaşıyorsanız bu sorunu şu prensiplerle çözün: - Aileniz uzun sakala izin vermiyor, öylesini sakıncalı görüyorsa kısa bir sakalla başlayın. Onların gözleri alışana kadar kısa sakalla idare edin. Zira bazı âlimler, sakaldan alınmasının caiz olabileceğini söylemişlerdir. Sakal konusunda hiçbir müsamahaları yoksa ve siz de onlarla beraber yaşamaya mecbur iseniz rızanız olmadığı halde sakalı kesebilirsiniz. Bu durumu bir zaruret durumu olarak görün ve ilk fırsatta tekrar sakalınızı hürriyetine kavuşturun. Bu süreçte de sakal konusunda ailenizle asla tartışmaya girmeyin. Zamana yaymaya çalışın, şeytana malzeme desteğinde bulunmayın.
Âlimin temsil ettiği dini değeri küçümseme veya reddetme anlamında bir ifade veya söz için o tehlikeden söz edilebilir. Bunun haricindeki durumlarda, sözün muhtevasında bir terslik yoksa sıkıntı yoktur biiznillah.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Ölen insanı doğal hâli ile mezara koymak gerekir. Elle alınabilen dış ilaveler alınmalıdır. Ağızdaki diş gibi ilaveler ise bırakılır.
Herkesin bir kabiliyeti vardır. Bir de önüne çıkan fırsatları vardır. Kabiliyetlerle fırsatların kesiştiği yer, Rabbimizin bizi görmek istediği yerdir. Bunu tespit de sizin gibi genç yaştaki biri için zor olabilir. Allah için destek olan, istişareyi ibadet olarak gören, yaptığının karşılığını Allah’tan almaya razı olan biri ile istişare etmek, ondan danışmanlık hizmeti almak ise bu bulunulması gereken yeri tespit etmek için son çaredir.
Ölüm zamanı değişmez ama ömür bereketlenir ve olduğundan fazla işe yarar.
Allah'ın haramlarından birini işlemek hiçbir zaman caiz olmaz. Akıllık da olmaz zaten.
Bu sizde sürekli oluyorsa doktora gidin ve gelenin ne olabileceğini sorun. Meni derse gusledersiniz. Meni değil derse gusletmeniz gerekmez. Kirlenen yeri temizlemeniz namaz için yeterli olur. Eğer bu sızıntı mesela haftada bir gibi az denebilecek şekilde oluyorsa gusletmeniz sizin için daha iyi olur. Bu sızıntı bir rüyalanma üzerine olduğunda ise gusledin. Geçmiş olsun.
Genze kaçan ve boğazdan aşağı inen su orucu bozar. Böyle bozulan oruç için sadece kaza gerekir. Yalnız burada suyun adeta rutubetinin hissedilmesi değildir kastedilen, bir miktar su olması gerekir kaçanın.