Fetva Meclisi
Soru
Hocam, mahalle içi canlı tavuk kesimi yapan bir kasap bazen arefe günü gibi yoğun günlerde gün içerisinde 100'den fazla tavuk kesebiliyor. Her bir tavuğu tek tek keserken besmele getirmeli mi yoksa sabahtan işe başlarken veya molalardan sonra ilk kestiği tavuk için besmele getirmesi yeterli midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Deniz hayvanlarının, kara hayvanları gibi besmele ile avlanılmaları şart değildir. Tavuk alırken firma seçmeye dikkat edeceğiz. Bıçağa besmele yazılması besmele şartını karşılamaz.
Her hayvan için müstakil bir besmele gerekir.
Selamünaleyküm. İnsan eliyle ve besmeleyle kesilmeyen hayvanların 'şer'an kesilmiş olduklarını söylememiz zordur.
Takdir edersiniz ki bir marka ismi zikretmemiz yakışık almaz. Bunu sizin daha değişik yollardan öğrenmeniz gerekir. Tavuk etinde iki sorun yaşıyoruz. Birincisi tavuğun besmele ile kesilmesi meselesidir. Bunu yerine getiren firmaların bulunduğunu biliyoruz. Helal patenti almış firmaları bulabilirsiniz. Bu besmele ile kesilme ile yakından alakalı bir konu da tavuğun yolunması meselesidir. Tavuğun “kuru yolma” adı verilen bir yöntemle temizlenmesi de gerekmektedir. Helal gıda başlığında bu da bulunuyor. İkinci mesele ise tavukların beslenmesi meselesidir. Bu da ciddi bir sağlık sorunu olarak karşımızda durmaktadır. Bunu da devletin bununla ilgilenen biriminden tekit etmek gerekmektedir. Allah Teâlâ yardımcımız olsun.
Hastaneye giderken besmele çekmeniz yeterlidir. Allah kolay etsin.
Selamünaleyküm. Besmele şart değil, bereket sebebidir. Soyunduktan sonra Lafza-ı Celal'i anmamak gerekir.
besmele konusundaki diğer fetvalar
Çocuğun kestiği hayvanın yenmesinde sakınca yoktur. Kesim doğru ise yenebilir. Eğer hayvana eziyet edecek, besmeleyi güzelce zikredemeyecek durumda ise mekruh olma durumu olabilir. Bu da kesimin helal olmasını etkilemez.
Bir kere, gittiğin ve yaptığın bu işlerin hepsinin kesin haram olduğuna karar vermen doğru olmaz. Eşinle motora binmen haramdır şeklinde kesin bir kural konamaz. İkinci olarak da bu duyduğun kuralın aslı ‘o haramı hafif görerek, yok kabul ederek’ besmele çeken içindir. Dil alışkanlığı gibi bir nedenle besmele söylenmesi ile o tehlike oluşmaz. Allah yardımcımız olsun.
Etin eti yenebilir bir hayvanın eti olması gerekir. Hayvanı Müslüman veya gerçek bir Hristiyan ya da Yahudi’nin kesmesi gerekir. Kesimin besmele ile ve helal bir şekilde yapılması gerekir. Elektrik şoku ile kesilmemiş olması gerekir.
Banyo gibi bir yerde besmele içten söylenmelidir. Banyoya girmeden kapı önünde de besmele söylense yeter.
‘Bismillah’ Allah’ın adıyla başlamaktır. Allah’ın yarattığı bir mahlûk olan insan, baştan sona Allah’ın mülkü olan bir âlemde herhangi bir işi yapmaya başlarken, O’nun adının dışında neyi anabilir? O’nun mülkünde, O’nun adından başka bir şifre, hayrı açmak veya şerden kurtulmak için kullanılabilir mi? Elbette, Allah’ın kulu,Allah’ın mülkünde Allah’ın adıyla oturup kalkacak, gezip koşacaktır. Bundan daha tabii ne olabilir? Keşke anlamını ta en kılcal damarlarımıza kadar idrak ederek ‘Bismillah’ diyebilseydik! Keşke! Ne yazık ki, dilimizi söylettiğimiz oranda beynimizi ona odaklayamıyoruz. Fakat o haliyle bile muhteşem bir ufka dalmaktayız. Anlamını müdrik olmasak bile ‘Bismillah’ büyüktür. ‘Bismillah’ ile yatağa girmek, yarı ölüm olan uykuda bir güvendir. ‘Bismillah’ ile yemeği ağza koymak, yiyecekten gıda almaktır. ‘Bismillah’ hayatın teminatıdır. Besmele’nin sırlarına vakıf olmaya çalışmak önemli bir hedef olmalıdır. Bunun için mesela Hamdi Yazır’ın tefsirinde Fatiha suresinin başındaki besmele izahını dikkatlice okuyup anlamaya çalışabiliriz. Mubah olan her işi yaparken ‘Besmele’li olmak bir ayrıcalıktır. Sadece Allah Teâlâ’nın adının anılması caiz olmayan tuvalet ve benzeri yerlerde besmeleyi, o mekânda telaffuz etmeyiz. Haram ve çirkin olan işleri yaparken ‘Besmele’ telaffuz etmek ise tehlikeli bir günahtır.