Fetva Meclisi
Soru
Hocam gücüm yettiği kadar zamanımı değerlendirmeye çalışıyorum. Zamanımın boşa geçmesi bana ızdırap veriyor. Şöyle bir hesap yaptım ki tuvalette ihtiyaç görmek ve banyoda yıkanmak bayağı zaman alıyor. Bu yüzden muteber hoca efendilerin sohbetlerini kulaklığı takarak tuvalette ve banyoda dinliyorum. Acaba buaptığım doğru mu yoksa şeytan beni aldatıyor mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Temiz olmayan mekânlarda ayet okunması ve dinlenmesi caiz olmaz. Normal bir konuşma da tuvalet gibi bir mahal için en azından kerih bir iştir. Bugünkü banyoların da tuvalet sayılabileceğini söylemek mümkündür. Mekânın farkı, özellikle pis görünmemesine dayanarak din muhtevalı konuşma dinlenebileceği görüşü dışlanabilir bir görüş değildir. Bizim tavsiyemiz ise bu dikkatli bakışı gevşetmeme yönündedir.
Batıda veya mü'mince yaşamadığın bir yerde yaşamak zorunda olmanızı gerektirecek zarureti tekrar düşünmelisiniz. Tıp gibi zaruret denebilecek bir bölüm değilse bu kahrı çekmenizin ne anlamı olacak? Çorap mest giyerek ayaklarınızı yıkamayacağınız bir sistem uygulayabilirsiniz. Bunun dışında sizin için tavsiye edebileceğim bir kolaylık bilmiyorum; namaz bizim dinimizdir. Dinimiz hayatımızdır.
Dua edin, Rabbim hepimizi muvaffak etsin. Allah'a emanet olun.
Şehvetli olduğunuz zaman olarak zihninizin meşguliyetini kastediyorsanız, zaten kurtuluşunuzun önemli bir bölümü de o ibadetleri yapmanız veya Kur'an okumanızdadır. Neden onu terk edesiniz ki? Hayır, müstehcen bir görüntü denebilecek şekilde iseniz zaten o görüntünüz uzun zaman devam edebilecek bir durum değildir. Buna göre de abartmanıza gerek yoktur.
Doğru bir yoldasınız. Bunun için de şeytan sizi rahat bırakmıyor. Bu şu demektir; sizde taşlanacak meyveli ağaç var, bu nedenle de taşlara hedef oluyorsunuz. Yılmadan devam edeceksiniz ve sonunda biiznillah kazanacaksınız. Allah'a emanet olun.
Bir hastalık yaşayınca hayatı terk ediyor muyuz? Elbette hayır. O hastalıktan iyileşmeye çalışıyor, yaşama gayretimizi de sürdürüyoruz. Şeytanın bir dönemi kazanması hayatın tamamını ona vermemizi gerektirmez. Yaşadığımız sıkıntıyı düzeltmeye çalışırken yeni bilgiler, ibadetler, heyecanlar elde etmeye de çalışacağız. Doğrusu böyledir. Yılıp yıkılan mü'min şeytana teslim olan mü'min sayılır. Şeytanı sevindirmek hiçbir zaman doğru değildir. Bin kere yıkılsak bile bin birinci kalkışımız ve Rabbimize doğru yürüyüşümüz zorunludur. İbadet de böyledir. İlim de böyledir. Ahlâk da böyledir. Sosyal ilişkiler de böyledir. Hayata bakışımız böyledir.
ayet konusundaki diğer fetvalar
Manevi bir anlam yüklenmemiş ise bu söze, gözün maddi bakışta yani normal bakışta daha iyi görmesi için okunacak bir dua yoktur.
Bu sözde samimiyet yoktur. Kitabımızda elbette kapalı-şifreli bölümler yoktur ama dilinden üslubuna kadar onun kendine has bir tarzı vardır. O tarz için de tefsir gerekmektedir. Kimilerine açık kimilerine kapalı ayetleri olsa idi bir sıkıntı olurdu. Dilini ve tarzını öğrenen herkese açık bir kitaptır o. Ayetin verdiği mesaj budur.
Din, Allah’ındır. Kur'an ve sünnet neleri din olarak getirdi ise din o kadardır. Azaltılamaz veya çoğaltılamaz. Dinin uygulama alanlarında yaşanan çağa göre pratikle alakalı gelişmelerde pratik farklılıklarından söz edilebilir. Namazdan cihada kadar dinin emirlerinde ve yasaklarında ilaveden söz edemeyiz. İlave olmaması bu anlamda kullanılmaktadır.
Şiir çizgisinde kalmış ifadelerle beyan edilmiş, dinimizin genel terbiyesine dair ifadeler dememiz mümkündür. Özellikle bir âyet veya hadisin tercümesi gibi görülmesi mümkün değildir.
Allah sana da bana da muradımızı nasip etsin. Sana hususi dualar ederim güzel kardeşim benim. Önce şunu tavsiye edeyim: Değerli olduğuna inandığın kitapları; - Altını çizerek en az iki kere okumayı ilke edin. Bir kere oku, okuduktan bir yıl sonra mesela tekrar oku. O zaman kitabın seninle konuştuğunu göreceksin. - Mümkün olduğunca okuduğun kitabı ya yazarı ile ya da onu anlayan biri ile tartış ya da konuş en azından. İkinci olarak da şunları söylemeliyim: - İlmihal kitabı farz bir kitaptır. Onu muhakkak oku. - Riyâzu’s Salihîn’i şerhi ile beraber okumadan ve içindeki hadislerden şöyle yüz tanesini ezberlemeden Rabbine gitmemeyi ahdet. - Bir bileninden şöyle yüz ayetin tefsirini öğren. - Ve unutma: İKRA’ ümmetiyiz. Bizim için okumak Kur'an demektir. Kur'an oku ve oku. Seni misafirim olman için İstanbul’a davet ediyorum. Gel seninle kitap muhabbetleri yapalım. Gelemezsen, kargo adresini bildir sana kitaplar göndereyim. Seni Allah’a emanet ederim.
Tenasüh tuzağı İblis'in en çirkin icatlarından biridir. Özünde de Kur'an ve akidemizin en temel esaslarını çürütme vardır. Hiçbir şekilde böyle bir sapıklığı mümin akide ile bağdaştıramayız. Bu bir İblis tuzağıdır.