Fetva Meclisi
Soru
Hocam Yunus Emre'nin şiirlerinde geçen “Yunus Emre der hoca gerekse var bin hacca, hepsinden iyice bir gönle girmektir.” “Bir kez gönül yıktın ise bu kıldığın namaz değil, yetmiş iki millet dahi elin yüzün yumaz değil.” Bu sözleri nasıl değerlendirmeliyiz? Yunus Emre bu sözlerini ayetlere veya hadislere dayandırmış mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Mümin olarak biz, bize emredilen veya yasaklanan bir hususu: A- Kitabımızda bir kere veya kırk kere görmemiz arasında fark bulmayız. Yoğun tekrarını sadece önemini kavramaya destek görürüz. Mesela namaz emri bir kere geçse idi yine bugünkü ciddiyetle onu anlayacaktık. Şu andaki onlarca kere geçmesi bizim için sadece bir tekit niteliğinde olmuş olur. B- Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizden bize geldiği sabit olan bir emir veya yasağın bizi bağlaması ve itaatimiz açısından Kitabımızdaki emirlerden farkı olmaz. Bize Kur’an getirenle başka emirleri getiren aynı makam olduktan sonra diyebileceğimiz yoktur/olamaz.
Ve aleykümselam ve rahmetullah Şeytan sizi paçanızdan yakalamak istiyor. Tam olarak bir kapanın ağzındasınız. İstiğfar edin, kendinizi kurtarın. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz dahi, en yakınlarının bile ‘günahlarını üzerine almadı.’ Böyle bir söz söyleyenin ya aklı yoktur, aklı varsa da bilinçli bir sapıktır. Aklınızı kullanın ve kendinizi kurtarın. Yarın kıyamet günü hiçbir özrünüz olmayacak. Gördüğünüz rüyaları ise, şeytanın ne kadar güçlü tuzak kurabildiğinin bir belgesi olarak anlayın. Böylelerinin Yunus Emre veya başka bir mü'min ile de alakaları yoktur. En kolay sömürülebilir isimler olarak gördükleri için onları kullanırlar. Uzak durun, bile bile ahiretinizi yakmayın..
Sizin kıldığınız namazlarda yaptığınız hareketler tesadüfen keşfedilmiş hareketler değildir. Neticede bir İslam toprağındaki ulemadan öğrenilmiş işleri yapıyorsunuz. Siz sonradan konuşmaya başlamış bir zatın anlattıkları ile zihninizi karıştırırsanız her gelen sizi sürükler durur. Bu da sizin zararda olmanız demektir. Belirttiğiniz kardeşimiz, İslam’ı genellikle yeni öğrenme durumunda olan insanlara anlatmaktadır. Anlattıkları yanlış şeyler olmadığı kadar tek doğru şeyler de değildir. Daha dengeli bakmaya çalışın; şeytanın size şüphe uyandıracağı alanlardan uzak durun.
Böyledir hayat. Böyledir iman. Bütün günleri birbirine denk olan ya da sürekli ilerleyen yok gibidir. Varsa da onlar pe azdırlar. Sizin önce bu gerçeği kavramanız gerekiyor. Hayat budur, iman davası böyle yaşanır. Bir gün eksik yaparsın, ertesi gün o eksiği kapatacak ilave bir iş yaparsın. Büyük bir heyecanla ve sabırla yoluna devam edersin. Yılmaz, yıkılmaz, dökülmezsin. Rabbin de seni, niyetine ve büyük gayene göre kabul buyurur. Akıbetin de hayır olur. Böyledir bu. Hayale kapılmayalım, heyecanımızı şeytana kaptırmayalım.
Bakın, “içermiş” ifadesi gayet yersiz bir ifadedir. “Bir kere fark etmeden içmişi” o şekilde anlayabilir miyiz? Ortada bilmeden yapılan bir iş var, onun da onlarca kere tekrarı yoktur. Bu pencereden bakmaya çalışınız.
Selamünaleyküm. Eşiniz haklı ve akıllı, Allah ondan razı olsun. Bir gün beş on arkadaşınızı memnun edeceksiniz diye neden eşinizle yıllarca sürecek bir gerginliğe neden oluyorsunuz?
ayet konusundaki diğer fetvalar
Din, Allah’ındır. Kur'an ve sünnet neleri din olarak getirdi ise din o kadardır. Azaltılamaz veya çoğaltılamaz. Dinin uygulama alanlarında yaşanan çağa göre pratikle alakalı gelişmelerde pratik farklılıklarından söz edilebilir. Namazdan cihada kadar dinin emirlerinde ve yasaklarında ilaveden söz edemeyiz. İlave olmaması bu anlamda kullanılmaktadır.
Manevi bir anlam yüklenmemiş ise bu söze, gözün maddi bakışta yani normal bakışta daha iyi görmesi için okunacak bir dua yoktur.
Tenasüh tuzağı İblis'in en çirkin icatlarından biridir. Özünde de Kur'an ve akidemizin en temel esaslarını çürütme vardır. Hiçbir şekilde böyle bir sapıklığı mümin akide ile bağdaştıramayız. Bu bir İblis tuzağıdır.
İçinde ayet ve hadislerin, lafzayıcelalin geçtiği sohbetlerin tuvalet gibi bir yerde dinlenmesi uygun olmaz. Bunu yapmanız sadece bir zevk düzeyinde kalır, hayatınızın diğer alanlarını iyi doldurun.
Kur'an’ımızı, Kur'an’dan bir âyeti, itikadımızın hassas ilkelerinden birini kullanırken dikkat etmeliyiz. Kaş yaparken göz çıkarmak türünden olacak bir gaflete düşmemeliyiz.
Bu sözde samimiyet yoktur. Kitabımızda elbette kapalı-şifreli bölümler yoktur ama dilinden üslubuna kadar onun kendine has bir tarzı vardır. O tarz için de tefsir gerekmektedir. Kimilerine açık kimilerine kapalı ayetleri olsa idi bir sıkıntı olurdu. Dilini ve tarzını öğrenen herkese açık bir kitaptır o. Ayetin verdiği mesaj budur.