İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Bir hadisi şerifte, ‘Ümmetimden 33 ebdal racül vardır. Yeryüzü onlar sebebiyle ayakta durur. Yağmur onlar sebebiyle yağar. Yardım olunanlar onlar sebebiyle yardım olunur. (Taberani filkebir) Başka bir hadisi şerifte, ‘Ümmetimin içinde 33 ebdal racül vardır. Kalpleri Halilürrahman kalbi üzerinedir. Ebdal racüllerden biri vefat ettiği zaman yerine başka bir racül getirilir. (Müsned, Ahmed bin Hanbel, Üsametübnü saidden ruviye) Hocam, ebdal racülden maksat nedir? Zikredilen 33 ebdal racül biliniyor mu? Bir kesim bunu müceddid olarak görüyor ve bu makamın son bulduğunu söyleyerek bu 33 zatı belirtiyorlar.

Cevap

Bu konuda kitaplarda hadis olarak bilinen bilgiler vardır ancak bu bilgiler sahih hadis düzeyinde bilgiler değildir. Yani bu bilgilerin Peygamber aleyhisselam efendimize ait olduğuna dair kati bir bilgimiz yoktur. İtikada ve ibadete kaynak olacak nitelikleri yoktur. Gerek bu hadislerde ve diğer yerlerde geçen 'adamlık' ifadelerini 'Kur'an ve Sünnet'e bağlı yaşamak' şeklinde anlamamız gerekmektedir.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evet, hadis kitaplarımızda böyle bir hadis grubu vardır. Birden fazla lafızla rivayet edilmiştir. Size bu hususta şunları özetleyebiliriz: a- Bu konudaki hadisler, hadis âlimlerinin olduğu gibi kabullendiği hadislerden değildir. Bu hadislerin bir kısmı için ‘olabilir’ diye bakanlar bulunduğu gibi bunları kökten yok kabul edenler de vardır. b- Bu tür kulların varlığını bu hadislere binaen kabul ettiğimizde hiç tereddüt etmeden şunu söylememiz gerekir: Bunlar yüzde yüz kuran ve Sünnet üzere yaşayan mü'minlerden oluşmuştur. Zira bizim VELİ olarak bildiklerimiz şu mü'mindir: Takva üzere yaşayan, Allah’ı seven ve kendini onun dinine hizmete adayan, Şeriat’ı yaşama mücadelesi yapan mü'mindir. Farklılığı ve kabiliyeti ne olursa olsan neticede o da Allah’ın bir kuludur. Kulluk sınırlarını zorlama gibi bir meyli yoktur. Veli olma yolu da farzları hakkıyla yerine getirmek ve nafile ibadetlerde yorulmadan koşuşturmaktır. c- Filan şehirde filanlar o kullardır şeklinde bir özelleştirme yapmamız da mümkün değildir. Bu anlama gelecek şekilde filancaların hastaları iyi ettiği veya yapılamaz işleri isteğinde yapabildiği şeklinde bir itikat açısından aşırılığı da kimseye mal edemeyiz. d- Bu konuları, ümmetimizin mevcut haline bakıp dururken gündem yapmayı da en azından uygunsuz bir iş olarak görmek zorundayız.

“Ebdaller kırk kişi olup Şam’da ikamet ederler. Onlar sayesinde yağmur yağar, on
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evvela şunu bilelim: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin 'sen şöyle oldun!' şeklindeki hükmünü verebileceğimiz net bir bilgi bizim için hiçbir zaman geçerli değildir. Dolayısıyla böyle bir hükme varmak da mümkün değildir. Hadi tağutun tağutluğu kesin bilindi diyelim. Müslüman'ın: 'Ben, Allah'ın Şeriatı yerine bu tağutun hükmünü kabul ediyorum.' dediğini veya kalbinden bunu geçirdiğini nasıl bileceğiz? Biz zahire göre hükmetmeye mecburuz. Kalplere yönelik kararlar tehlikelidir. Aman dikkat edelim. Allah ayağımızı sabit kılsın.

Riyazu's Salihin'de geçen bir olay var; Üç sahabe cihada sebepsiz yere çıkmıyorl
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir milyon ya da bin yıl zikir sevabı ile ilgili bir bilgi hadis kitaplarında geçmemektedir. Ancak Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin şu müjdeleri kaynaklarımızda geçmektedir: “Bir kimse günde yüz defa sübhânallâhi ve bi-hamdihî derse, onun günahları deniz köpüğü kadar bile olsa hepsi bağışlanır.” (Buhari, 6405) Namazların akabinde 33 defa sübhanallah, 33 defa elhamdülillah, 33 defa Allahuekber dedikten sonra "لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ، وَلَهُ الْحَمْدُ، وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ" diyenin de deniz köpüğü kadar günahı olsa bağışlanacağı da Müslim’de 597. hadisi şerifte geçmektedir. Yine aynı zikri günde yüz defa yapanın 100 sevap yazılıp 100 günahının silineceği, on köle azat etmiş gibi sevap verileceği hadisi şerifte geçmektedir. (Buhari, 3293) Bu gibi zikirler ve müjdelere dair bilgiler internette doğru olmayan şekillerde çok fazla bulunmaktadır. Bu yüzden İmam Nevevi rahmetullahi aleyhin “Ezkâr” isimli kitabı gibi muteber kaynaklardan bakmak çok daha isabetli olacaktır.

Hocam ezan okunurken "Merhaben bil Kâilîne Adlen" diyen kişiye iki milyon hasene
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Peygamber aleyhisselam efendimiz, dünya ve ahiretimiz için gerekli bütün bilgileri bize aktararak bu dünyadan gitmiştir. Onun bize aktardığı bilgiler arasında kıyamete kadar olacak olağan dışı bazı olaylar da bulunmaktadır. Bu aktardığı bilgilerin bir kısmı herkesin çıplak gözle bile görebileceği kadar açık konular, bazıları da derin bilgi gerektirecek konulardır. Sözünü ettiğimiz bu derin konuları ele alırken şu noktalara dikkat edilmesi gerekmektedir: Peygamber aleyhisselam efendimizden bize ulaşan bilgilerin sahih olanı ve olmayanı vardır. Sahih, ona ait olduğunda şüphe bulunmayan demektir. Bu bilgilerin önce sahih olup olmadığına bakılır. Özellikle sahih olmayan hadislerin sıradan insanlara aktarılıp zihinlerinin karışmasına ve umutsuz kalmalarına neden olmak yanlıştır. Hadisler bize Arapça dili ile taşınmıştır. Hadisleri anlarken iyi bir Arapça bilmeyenin iyi anlaması mümkün değildir. Hadislerde geçen konuları “işte şu olay/işte şu kişi/işte şu mekân” şeklinde muayyen bir noktaya tahsis etmek isabetli olmayabilir. Dünyanın ne kadar daha ömrü varsa bu hadisler o zamanlar için de geçerlidir ve bizim büyük, dehşet diye yorumladığımız nice olay belki de gelecek zamanlar içinde basit kalacaktır. Bu ihtimal unutulmamalıdır. Hadislerde anlatılan ağır olaylar Müslümanların umutsuz kalmalarını ve bir kenara çekilmelerini gerektirmemektedir. Müslüman için kural şudur: Her şeye rağmen Müslümanca hayatı devam ettirmek, kıyamete birkaç dakika bile kalsa elindeki fidanı dikmek. Bu ciddiyet ve önemseme ile bakılmadığında bu hadisler üzerinden Resûlullah sallallahu aleyhi ve selleme söylemediğini veya kastetmediğini söyletmiş oluruz. Allah muhafaza buyursun. Bu da Müslümanları yarın Rablerinin huzurunda mahcup olacakları evhama, vesveselere ve hatalı uygulamalara sevk edebilir. İnsanlara zulmetme, belli yerleri uğursuz görme, zaman ve umut israfına neden olma gibi sonuçlar da muhtemel olur.

Bazı hocaların konuşmalarında kıyametten önce ortaya çıkacak savaşlardan fitnele
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

O hadisi şerif insanlığın bugün en çok muhtaç olduğu yönlendirmelerden biri olarak mucizelerden bir mucizedir. Elhamdülillah, Peygamber aleyhisselam efendimizin bütün sözlerini o makamda görüyoruz ama bugün GIDA ÇILDIRMASI yaşayan nesil olarak bu hadisi temel yaşam kılavuzu gibi almayı kurtuluş biliriz. Hadiste belirtilen düzey YAŞAMAK İÇİN YETERLİ OLAN düzeydir. Bunun bir de ortalaması vardır. O ortalama ise tıbbın tavsiye ettiği düzeydir. Bunun için de bir diyetisyen ile görüşüldüğünde alınacak cevap muteberdir. Zira kişiden kişiye ihtiyaç farklı olabilir. Allah yardımcımız olsun.

Hocam bir hadiste Peygamber Efendimiz “Âdemoğlu midesinden daha şerli bir kap do
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu ve benzeri hadislerde, Ümmetin fırkalara bölünmesi ile ilgili bilgiler Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin geleceğe dair verdiği bilgiler arasında yer almaktadır. Bu bilgilerin muayyen bir asır ve mekân için kullanılması, şahıslara, gruplara mal edilmesi doğru değildir. Eğer hadislerdeki bilgi gün veya yer ismi zikrediyorsa mesele yok; zaten mucize tahakkuk etmiştir. Bunun dışındaki sonuçlar için hadislerdeki anlamı zorlamak gerekir ki bunun yanlış olacağını tahmin edebiliriz. Hadisler, ümmetin geleceğinde bir parçalanmanın olacağını ve bunun da yanlış olduğunu bildirmektedir. Başka bir uyarı da bu parçalanmada sadece bir grubun ilk neslin berrak izinden devam edeceği gerçeğidir. Ama siz de takdir edersiniz ki, her grup kendisinin o tek fırka olduğunu iddia edecektir ve etmektedir de. Bu da imtihanın ayrı bir boyutudur. Bize düşen, namazda, hacda, Kur'an'da, sünnette, ailede, cemaatleşmede ümmet mantığıyla hareket etmeye çalışmak, gerekiyorsa tek başına Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ve ashabının izini sürmeye hazır olmaktır. Bu da ilimle olabilir ancak. Allah azze ve celle rızasını gözeterek yaşamayı hepimize müyesser kılsın. Birbirimize, ümmetimize çok dua edelim. Dünyanın fitne zamanında yaşıyoruz ve fitne de artarak devam edecektir. Cennete kadar yılmadan sabırla devam edelim.

Peygamberimiz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki; nefsi kudret el

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.