Fetva Meclisi
Soru
İslami hizmetler için vakıf hizmetinde çalışan kişinin maaşı ümmetin vakfa verdiği zekât parası ile karşılanabilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
İşveren, işçisinin maaş, ikramiye, prim ve sigorta gibi hak ettiği alacaklarını zekâtına mahsuben veremez. Ücret yükümlülüğü ile zekât yükümlülüğü birbirinden farklı iki yükümlülük olduğundan biri diğerinin yerine ödenemez. Ancak işveren zekât alabilecek durumda olan işçisine ücretinin yanı sıra zekât da verebilir.
Zekât parasını başkasına vermek için emanet alan kişi vekil durumundadır. Vekil, vekâleti veren izin vermedikçe elindeki emaneti kullanamaz. Yerine koyabiliyor olmak bu hükmü değiştirmez. Şahıslar veya vakıf/dernekler için bu kural aynıdır. Dernekler veya vakıfların elindeki emanet zekât paraları da kayıtlı olarak alınmış olsa bile kullanılamaz.
Aleykümselam. Fıkıh olarak zekât kullanmanın farkını bilen ve bildiği ile amel ettiğine inandığınız bir kuruma sizin adınıza kullanılmak üzere zekât gönderebilirsiniz. Allah kabul etsin.
Aleykümselam. Zekât para olarak verileceği gibi para eden, paraya dönüştürülebilen bir eşya olarak da verilebilir. Örneğini verdiğiniz durum buna uygundur.
Selamünaleyküm. Bu, sizin meseleniz değildir. Size özellikle 'bu zekâttır' diye verilmedikçe sizin endişe etmeniz gerekmez. Ancak zekât alamayacak durumda olanlar patronlarını ikaz edebilirler.
Seksen gram altın, o değerde para veya ticari eşyanız yoksa alabilirsiniz. Ama kendinizi zekât almaya alıştırmayın. Allah'a zekât verebilecek duruma sizi ulaştırması için dua edin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Fıkıh açısından bakıldığında yaş değil buluğu çağı itibara alınmaktadır. Buluğ çağı bildiğiniz gibi fiziki gelişmenin adıdır. En son ise on beş yaşını buluğ çağı olarak kabul ediyoruz. Asgari yaş olarak da TEMYİZ YAŞI gösterilebilir. Bu da en az sekiz-on yaşı arası demektir. Temyiz yaşı ise fukaha arasında muteber görüş değildir. Zaruret itibariyle dikkate alınabilir.
Selamünaleyküm. Devletlerin vatandaşları veya ülkelerindeki yabancılar için koydukları sigortalı olma ve emeklilik sisteminin caiz olduğu kanaati yaygındır. Bu konuda derin fıkıh araştırmaları da yoktur. Sadece zaruretler doğrultusunda caiz olduğu tekit edilmektedir. Sözünü ettiğiniz uygulamayı bir bankaya para yatırıp emekli olmaya benzetmek tam yerine oturmuyor. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Hadis olanla olmayan ifadenizde karışmış durumdadır. Sözünü ettiğiniz anlamda hadis vardır ama yüzük kullanmada şart olan bir kural yoktur. Gram açısından da bir kati ölçü yoktur. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin yüzüğü, aynı zamanda mühür için kullanıldığından onun yüzüğüne benzetme şartı aranmamıştır.
Selamünaleyküm. Erkeğin süs olarak altın kullanması caiz değildir. Sözünü ettiğiniz örnekteki gibi altının bütün çeşitleri bu yasağa dâhildir.
Selamünaleyküm. Erkek açısından nikâhın varlığına zarar yoktur. Kız açısından ise Hanefî mezhebi dışındaki mezheplerde öyle bir nikâh yok durumundadır. Bu kuralı bir fıkıh bilgisi olarak kaydettik. Akla ve ahlâka göre ise hiçbir şekilde doğru değildir. İki taraf için de bu bir hatadır.
Selamünaleyküm. 'Anne' ve 'eş' ilişkisinde sözünü ettiğiniz çocuklar, ölen eşin de çocukları olan çocukları kapsıyorsa sorunuz şu şekilde olmalıdır: Anne, çocuklarına babalarından kalan malı, bir tek çocuğa vererek dağıtabilir mi? Sorunuz böyle bir mesele ise kesinlikle yapılan haramdır. Kul hakkıdır. Anne, ölen eşinin sekizde bir mirasçısıdır, o kadar. Malı yönlendirme hakkı yoktur. Çocuklar, annelerini üzmeden onlara düşen malı alabilirler. Tek çocuğun aldığı malda, hissesinden fazlası ona helal değildir.