Fetva Meclisi
Soru
Umre de İhramdan çıkarken olunan traşta (erkekler için) Hanefi mezhebine göre en az 1/4 ü traş olacak ile ilgili bilgide saç boyu belli midir? Yoksa muhakkak dipten kesmek zorunda mıdır? Teşekkürler. Allah yâr ve yardımcınız olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Saçın tamamının parmak ucu kadar azaltılması kadının ihramdan çıkmada sünnet olan şekildir. Yalnız saçın yani başın dörtte biri kadarının parmak ucu kadarı ile kısaltılması ihramdan çıkmak için yeterlidir. Bir ceza da gerekmez. Allah kabul etsin.
İhramlı bir kadının ihramdan çıkmak için saçının en az dörtte birinin uçlarından parmak boğumu kadar kesmesi yeterlidir. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/141) Şâfiî mezhebine göre bir kadın, üç telden az olmayacak şekilde saçlarından bir kısmını kesmekle ihramdan çıkmış olur.
Saçın kenarlarını tamamen kesip üstte saç kalacak şekilde tıraş hadislerde yasaklanmıştır.
Hanefî mezhebine göre umre yapmak üzere niyet edip ihrama giren bir kadın, umre tavafını tamamladıktan sonra sa‘y yapmadan ihramdan çıkmak amacıyla saçını kısaltırsa ihramdan çıkmış olur. Bu kişinin yine de umrenin sa‘yini yapması gerekir. Ancak vacip olan sa‘yi saç tıraşından sonraya bıraktığı için kendisine dem (koyun veya keçi kesmek) gerekir. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/163; Haddâd, el-Cevhera, 1/172; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/473, 553) Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerine göre ise sa‘y, umrenin rükünlerindendir. Dolayısıyla sa‘y yapmadan saç kısaltmakla ihramdan çıkılmış olmaz; ihram yasağı işlenmiş olur. Bu kişi, umre sa‘yini yapar ve saçını kısaltarak ihramdan çıkar. Ayrıca ihramdan çıkma vakti gelmeden önce saçını kısalttığı için kendisine ceza gerekir. Ceza konusunda ise dem, üç gün oruç veya altı fakire sadaka verme seçeneklerinden birini tercih eder. (bk. Mâverdî, el-Hâvî, 4/156; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/297, 312 İbn Rüşd, Bidâyetü’l-müctehid, 2/110, 129-130)
Selamünaleyküm. Umresi biten bayanın veya erkeğin kendi saçını traş etmesinde sakınca yoktur. Aynı şekilde fitneden emin olmak isteyen bayanın yüzüne peçe takmasında da sakınca yoktur. Genç bayanların takmasını özellikle tavsiye eden görüşe uymak daha doğrudur. Allah ibadetinizi kabul buyursun.
Eğer Hanefi mezhebi üzere iseniz ne kendinizi ne de başkasını -ihramdan çıkmanız caiz duruma gelmiş olsanız bile- ihramdan çıkmak için tıraş edemezsiniz. Ederseniz kurban kesmeniz gerekir. Diğer mezheplerin içtihatlarında ise umreden çıkacak olan kişi yani ihram gerektiren vazifeleri biten biri kendi başını tıraş edebilir. Kendi başını tıraş edebileceğine göre de başka bir ihramlının da başını tıraş edebilir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu meseleyi çözmeniz için dini, elbise giymenin ötesinde itikat ve amel olarak görmeye sevk edin kendinizi. Mesela sizin yaşamanız için kalbinizin, beyninizin değeri ne kadar elbisenizin değeri ne kadardır? Böyle bir yolla düşünmeye çalışın.
Selamünaleyküm. O dereceyi geçen birisi okuyacağı kitabı da az çok tespit eder. Edemiyorsa geçememiş demektir. İhyaıulumuddin okuyabilir. Normal bir tefsir okuyabilir.
Selamünaleyküm. Said Nursi rahmetullahi aleyhin yaşadığı hayatın, Kur'an'a hizmet yoğunluklu olduğu herkesçe bilinen bir gerçektir. Hayatını Kur'an'a hizmete adamış ve bu uğurda sonrakilerin izini süremeyecekleri kadar fedakârane yaşamış, mala tenezzül etmeyen, hediye bile almayan bir insanın çalışmaları elbette bir tür tefsirdir. Buna itiraz, olsa olsa hasetten dolayı olur. Şu kadar ki, o eserleri, Kur'an'ın tek tefsiri ve sonrasında bir daha yapılamayacak düzeyde görmek bir abartıdır. Zamanının iyisi onlardı, demek gerekir o kadar. Kur'an'dan başka ebedîlik vasfı olan yoktur. Her şeyi yerli yerine oturtunca sorun olmaz.
Selamünaleyküm. Sizin genellemeniz de yerinde değildir patronunuzun ilkesi de. Pos cihazının tüm kullanımı için faizli demek doğru değildir. Faize bulaşmadan da kullanılması mümkündür. Mü'min, böyle durumlarda imanını ve kalbini koruyacağı usullerle hareket eder. Evet, ticaretin önemli bir bölümü faizle yürümektedir ama dikkat eden için çareler vardır.
Selamünaleyküm. Bir insana miras yoluyla intikal eden maldaki haramlar, intikal yoluyla haramdan arınmış olmaz; o malı haram olarak oluşturan açısından vebal devam etmektedir. Malın kendisine intikal ettiği kişi açısından ise durum şöyledir: - Eğer gasp, hırsızlık gibi yollarla edinilmiş bir mal söz konusu ise o malı sahiplerine iade etmesi gerekir. Miras yoluyla intikal nedeniyle ona helal olmaz. - İntikal eden mal, faiz ve benzeri bir haram yoluyla elde edilmiş ise bu durumda, malın tamamının haramdan olması durumunda mü'min bir mirasçının o mala tenezzül etmemesi gerekir. İman ehli olmak budur. Eğer örneğinizde olduğu gibi, bankaya da giderek malını geliştiren biri ise miras bırakan, bu durumda elimizdeki intikal etmiş malın ne kadarının haramdan olduğunu bilmemiz mümkün olmayacaktır. Sadece 'çalışmasında haram da vardı' zannı ile bir insanın mirası reddedilmesi gerekmez. Belli bir miktarı, 'bu kadarı faizdendi' şeklinde bilebilecekseniz onu ayırıp sadaka olarak verebilirsiniz.
Selamünaleyküm. Bildiğiniz doğrudur. Ancak namaza uzun bir vakit varsa kılmak daha güzeldir.