Fetva Meclisi
Soru
Hocam saçlarımı bugünün modasına uygun olarak yanları tamamen kesip üst kısmını kısaltmak istiyorum. Bu saç kesimi mekruh mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Saçınızın bir tarafını tıraşlayıp sıfırlayarak diğer tarafı da bırakmadığınız sürece, saçlarınızın bir kısmının diğer kısımlarından biraz daha kısa duracak şekilde tıraş olmanızda esasen bir sakınca yoktur.
Saç kesiminin görüntüsü farklı bir dine ait kültürü veya kişileri hatırlatıyorsa bu caiz değildir. Bu şekilde olursa niyeti önemli olmasıyla birlikte yine mekruhtur. Çevremizdeki insanların bizleri farklı bir dine veya kültüre meyletmiş gibi düşünmelerine de fırsat vermemeliyiz. Allah yardımcımız olsun. https://fetvameclisi.com/fetva/sac-kesmenin-ya-da-sac-uzatmanin-dini-boyutu-nedir-5 https://fetvameclisi.com/fetva/563-yarim-sac-trasi-caiz-midir
Yaptığınız saç tıraşının yabancı bir kültür veya dinle veya Müslüman olmayan kimselere özenti içermiyorsa sorun olmaz. Ama her ilginç tıraşın altında bir kültür, din veya özenti mevcuttur. https://fetvameclisi.com/fetva/548-sac-trasinin-dini-bir-olcusu-var-midir
Aleykümselam. Belli bir küfür itikadını, örfünü yansıtmayan tıraş türünün yapılmasında sakınca yoktur.
Saç meselesi hadislerde ve sahabi uygulamalarında geçmektedir. Buna göre erkek bir Müslüman: a. Saçını uzatmak veya kestirmekte serbesttir. Kestirdiğinde de sünnete uymuş olur uzattığında da. Saç kestirmede sünnet başı en yapılabilecek kadar az saçla tutma şeklindedir. Berber ifadesiyle sıfıra vurdurmak diyebiliriz. Yalnız bu “sadece öyle olabilir” şeklinde bir sünnet değildir. Bilhassa hac ibadeti esnasında ihramdan çıkmak için tıraş yapıldığında Müekked sünnet böyledir. Saçını uzatan da saçını bakımlı tutması sünnettir. Dağınık ve bakımsız saç sahiplerini Peygamber aleyhisselam efendimiz ikaz etmiştir. Aynı şekilde ayna önünde esir durmayı da hoş görmemiştir. b. Saç tıraşının BİR BÖLÜMÜ BIRAKILACAK ŞEKİLDE olması hadislerde yasaklanmıştır. Mesela sadece sağ veya sol tarafın alınıp gerisinin bırakılması ya da kenarların alınıp tepenin bırakılması şeklindeki tıraşlar yasaklanmıştır. Bu tür tıraşlarda o yasak geldiği zamanki yabancıları taklit edip onlara benzeme gerekçesi vardı. Bugünkü nesil tam anlamı ile o gerekçe ile tıraşını o şekilde yapmaktadır ki bunun anlamı Müslüman olmayan kültüre benzeşmektir. Bu da nehyedilmiştir.
Mekruh saatte yasak olan secdedir zaten. Onu mekruh saat sonrasına ertelemek gerekir.
hadis konusundaki diğer fetvalar
SİYASET sözcüğü Kur'an-ı Kerim’de geçmemektedir. Siyaset mefhumunun içini dolduran pek çok kavram ise ayetler arasında geçmektedir. Siyaset ve siyaset kurallarını ihtiva eden kavramlar olarak hüküm, hikmet, hilafet, mülk, vilayet, beyat, ahd gibi ifadeler İslam siyasetini yönlendiren kavramlar olarak vardır. Hadislerde ise toplumun dünya ve ahiret maslahatlarını yönlendiren bir kavram olarak siyaset geçmektedir. Şeriat kavramı ise hemen hemen siyasetin en temel kavramı olarak vardır.
Namaza dair önemli kurallardan biri de namaz kılanın önünden geçilmesinin caiz olmadığıdır. Bu husustaki fıkıh bilgilerini şöyle özetleyebiliriz: 1- Namaz kılan, önünden geçilme ihtimali olan bir yerde kılıyorsa önünden geçilmemesi için tedbir alır. Önüne bir sandalye veya benzeri ya da daha küçük bir cismi, secde edeceği yerin önüne koyar. Buna SÜTRE denir. Önünde o sütre varken önünden geçilse bile geçen açısından ve onun açısından bir sakınca olmaz. Cemaatle namaz kılınırken imamın önünde sütre bulunması yeterlidir. 2- Namaz kılanın önünden geçilmesi, namaz kılanın namazını bozmaz ama geçen için büyük bir günah olur. Geçenin geçmesine karşı tedbir almayarak da kılan vebale girebilir ama namazı bozulmaz. 3- Namaz kılanın, ne kadar bir mesafeden önünden geçilmesi yasaktır? Hanefi fukahası bu mesafeyi, küçük mescitlerde namaz kılan ile kıble duvarı arasındaki mesafenin tamamı için geçerli görmüşlerdir. Büyük camilerde ise namaz kılanın önünden ir iki saf ötesini geçilebilir görmüşlerdir. Tabii bu durum, kılanın önünde bir sütre yoksa böyledir. Sütre varsa sütrenin önünden geçilebilir. Diğer mezheplerin fukahası ise bu durumu bir saf öncesi gibi yani yaklaşık olarak yüz yirmi santim kadar görmüşlerdir. 4- Dikkat edilirse, namaz kılanın önünden geçilmesinin bizzat hadislerde yasaklanıyor olmasından, namazın kılan tarafından ve diğer müminler tarafından ne kadar önemsenen bir ibadet olarak algılanası gerektiğini de göstermektedir.
İSTİHARE için bir rüya görmek şart değildir. Rüyanın da çok önemi yoktur. İki rekât namaz kılıp dua ettikten sonra daha sonraki zaman diliminde kalbinizin meylettiği düşünce sizin istiharenin sonucu demektir. Rüyaya takılmayın.
“Duru/pak olanı al, bulanık olanı bırak.” anlamındaki ifade hadis değil bir şiirin parçası olarak tespit ettim. Kişi kendisini şüphede bırakan işlerden uzak durmalı. Şeffaflığı elden bırakmamalıdır.
Böyle bir hadis bilmiyoruz.
Namazda bunu yapmayın.