Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm, hocam çalışmalrınızı Allah bereketli kılsın, geçen gün izlediğim vahabilikle alakalı sohbetinizde vahabaliğin ingilizlerin eliyle kurulduğunu söylemiştiniz, bunu neye dayanarak söylediniz, vahabilerin İslam dışı yaptıkları bir şeyler var mı? Eğer halifeye isyanı sorun olarak düşünüyorsanız vahabilerin müdahale ettiği şeylere halifenin müdahale etmesi gerekmez miydi? Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu ve benzeri hususlarda kimsenin kimseyi tatmin etmesi mümkün değildir. Tatmin olmak için sizden cevap isteyen yoktur zaten. Herkes kendi görüşünün en doğrusu olduğuna inanıyor. Siz, kalbinizin tatmin olduğu tarafa dikkat edin, başkalarının kanaatlerini önemsemeniz gerekmez. Allah'ın hükümleri ile hükmetmeyen hatta o hükümleri yok sayan bir sistemi, Müslüman'ın kendisine ait görmesi elbette kabul edilemez bir hatadır. Hatta bu kabullenmede samimiyet varsa bunu imandan kayma olarak da görebiliriz. Yalnız tevil ederek yani esasen o sistemi benimsemediği hâlde, bazı tevillerle içinde bulunanlar için aynı şeyleri söylemek gayet tehlikelidir. Bundan Allah'a sığınırız. Olsa olsa bir hatadan söz edebiliriz. Bir başka husus da biz Müslümanlar olarak, vazifemizi yanlışları bulma ve ikaz etme ile sınırlandıramayız. Asıl vazifemiz bize ait olanı ihya etmektir. Bunun için herkes çalışmalıdır.
Selamünaleyküm. Bize dışarıdan gelen kültürün süzülmeden olduğu gibi alınmasını kabul edemeyiz. Mü'min kimliğimizin sadece camide iken bizimle beraber olmasını isteyecek hâlimiz yok her hâlde. Camide de sokakta da mü'min olarak yaşamalıyız. Sokakta bir mü'minin eşinin omzuna elini koyması haram değildir. Buna haram diyecek kimse de yoktur. Fakat, kâfirlere ait bir görüntünün bizim üzerimizde çirkin göründüğünü de unutmayalım. Evet, o görüntü haram değil ama haramlara açılan yollar hep öyle başlıyor. Erimemek için dikkat etmemiz gerekir.
Aleykümselam. Habeşistan veya Yusuf aleyhisselam örnekleri yersiz ve açısı farklı örneklerdir. O örnekler üzerinden yola çıkmamızın, nefislerimizi tatminden başka bir anlamı olmaz. Sözünü ettiğiniz kurumlara, HALKINDA Müslüman BULUNAN ülkelerin katılmasını söz ediyorsanız, Müslümanların katılıp katılmaması veya başka bir yönünü soran da yoktur zaten. Müslümanların bizzat bu konu hakkında fikirlerinin ne olması gerektiğini soruyorsanız, onu soran bir yetkili de yoktur. Biz kendi kendimize başkasının parasını sayar gibi bir iş yapıyoruz adeta. Mevcut durumu asla kabul edemeyiz. Bize ait olmayan yerlerde bulunuruz ama bize ait olmadığını bildiğimiz şartlarda bulunuruz. Bizimmiş gibi davranamayız. Allah yardımcımız olsun. Birbirimize dua edelim, aslımızı korumayı unutmayalım.
Selamünaleyküm. Mesele şudur: Müslüman başı boş olamaz, bir lideri olmalıdır. O lider de cemaatleri, tarikatları, ulemayı bütün Müslümanları temsil etme gücüne haiz olmalıdır. Böyle bir lidere Müslümanların biat etmesi şarttır. Böyle bir lideri bulamayanların da öyle bir lider için çalışmaları şarttır. Yok olanı var etmek görevimizdir. Bunu hangi yolla yapabileceksek işimiz de o sayılacaktır.
Selamünaleyküm. Güzel kardeşim, MÜSLÜMAN ismi dışında bütün isimler ithaldir, sahtedir. Biz sadece Müslüman olabiliriz. VAHHABİLİK bu ümmete ait bir kavram değildir. Dikkat ederseniz ‘Vahhabî’ bir insana mal edilmiş bir hareketi ortaya koymak demektir. Benim bildiğim, hiçbir Müslüman ‘ben vahhabiyim’ demez, diyemez. Sizin vahhabî dedikleriniz de ‘biz vahhabiyiz’ demiyorlar. Vahhabilik diye bir şey yoktur. Müslümanların arasında lanetlenmiş fırkalar olsun diye çırpınan birileri fırkalar hiç yokmuş gibi bir vahhabilik peyda ettiler. Yok öyle bir şey, varsa da onu yok kabul ediyoruz. Bu ümmetin içinde Müslüman olmanın dışında bir isimle anılmaktan elbette Allah’a sığınacağım, ne yapacaktım başka? Siz de hâl ve hareketlerini beğendiğiniz kardeşlerinize ne hakla Vahhabî diyorsunuz? Asla demeyin, ‘mü'min kardeşlerim’ deyin. Onlar, siz, biz mü'min kardeşleriz elhamdülillah. İthal kavramlarla değil, Allah’ın bizim için takdir buyurduğu bir isimle anılalım. Böylesi daha iyi değil mi sizce de?
Allah Teala bize 'Müslüman' demiştir. Bunun dışında hiçbir ismin kıymeti yoktur. Müslümanlar kendi aralarında hangi ismi kullanıyorlarsa onun dini bir değeri yoktur. Mesela VAHHABİ kelimesi, bir grup Müslüman'ı yermek için yabancıların uydurup Müslümanların arasında yaydığı bir isimdir. Vahhabi olarak nitelendirilenler kendileri için bu ismi kullanmıyorlar. Biz, o insanlarla iman kardeşiyiz. Aramızda belli bir görüş farklılığı vardır elbette. Fakat bu farklılıklar, birimizin öbürünü kâfir saymasını gerektirecek düzeyde asla değildir. Ancak ilim adamlarının anlayabileceği derinlikte meselelerde farklı düşünüyorsak neden birbirimizi yok sayalım? Namazımız aynı, haccımız aynı! Sadece bizi sömürenler, bize 'sen' ve 'onlar' anlayışını dikta etmektedirler. Basiretli mü'min aradaki farkı anlamalıdır.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Her halükârda küslük üç günü aşmamalıdır. Konuşmayın ama mesafeli bir ilgiyi kesmeyin. Sılayı rahim konusundan önce sizinle aynı yatağı paylaşan eşinizle olan ilişkiniz açısından bakın meseleye. Mesafeli de olsa girme çıkmadan yana olun, nefsinizi ezin, ona ezilmeyin.
Selamünaleyküm. Bazı insanlar irdelemekten haz alırlar. Siz arkadaşınıza bir süre hiçbir şeyi iki kere tekrar etmeyin. Sadece bir kere söyleyin, itirazına cevap vermeyin. Bir ay böyle yapın yeter, rahat edersiniz, ona da iyilik yapmış olursunuz.
Selamünaleyküm. Evli veya bekâr bir bayan, mahremi olmayan birinin fotoğrafını bulunduramaz.
Selamünaleyküm. Koku koklamak namazı bozmaz.
Selamünaleyküm. İnsan zihninden geçenlerden sorumlu değildir. Ancak ilim tahsil edenlerin bilebileceği derin meseleleri bilmediği için de mesul değildir. Mesuliyet, ikaza rağmen yapmakta vardır.
Selamünaleyküm. Bu hususta ailenizden izin almanız gerekmez. Durumu onlara anlatın, size yardımcı olmalarını isteyin. Dostlarınıza evlenmeyi düşündüğünüzü söyleyin size yardımcı olsunlar. Ama siz ev bakar gibi eş bakmayın, yanılırsınız. Çok dua edin, Allah size yardım etsin.