Fetva Meclisi
Soru
Vahhabilik hakkında bilgi verir misiniz? Niye sakalı olan ve cilbab giyene 'vahhabi' diyorlar?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bir oluşumda yabancıların parmağı olması o oluşumun İslam dışı olmasını gerektirmez. Vahhabiler olarak adlandırılan kesim kesinlikle Müslümanlardandır; biz onlardan onlar bizdendir. Mevcut bir Hilafetin yıkılmasında bilmeyerek de olsa destek olmuşlardır. Bu da geçmiş gitmiş bir olaydır, hesabı Allah'a kaldı. Şu anda ise o insanlar, bütün dünya Müslümanlarını karşılarına alacak bir siyaset izlemekte, en tehlikeli nokta olan kâfirlikle itham eden bir siyaset izlemektedirler. Bu da onların ittikleri kadar itilmişliklerini getirmiştir. Allah Teâlâ hepimizi rızasına göre yaşamaya muvaffak kılsın.
Aleykümselam. İman ve namaz gibi konuların esasında mü'minlerin farklı olması söz konusu olamaz. İnce ayarlar diyebileceğimiz konularda farklarımız vardır. Bu farklardan ötürü birbirimizi çekiştirmememiz gerekir. Sizin de onlar gibi diyerek kendinize farklılık getirmenizin bir anlamı yoktur.
Değerli kardeşim, Suudi Arabistan'da camilerde Hanbelî mezhebine göre namaz kıldırılmaktadır. Orada kılınan namazlarda fıkıh açısından bu ümmetin temel ilkelerine ters bir durum yoktur. Sizin “Vahhabî” olarak isimlendirdiğiniz olgu ise camide namazı etkileyecek bir farklılık değildir. “Vahhabilik” daha çok siyasi bir olgunun adıdır. Zannederim ki, şeytan sizi cemaatle namaz gibi büyük bir sevap kaynağından mahrum bırakıyor. Acilen camiye dönün. Caminin aramızdaki açığı kapatmadığı bir dünyada bizim Ümmet-i Muhammed olma iddiamız ispat edilemez bir iddia olarak bu gök kubbenin altında sönüp gidecektir. Ezanların ve camilerin bizi birleştirmediği bir dünyada biz aramızdaki fitneleri Siyonizm'e yükleyerek sadece kendimizi kandırırız. Hemen camiye dönün. Hak mezheplerden biri olan bir mezhebin bağlılarının arkasında namazınız olur. Büyük bir ecri kaybediyorsunuz. Bir de gereksiz bir fitne içinde kendinize bataklık ayırıyorsunuz. “Vahhabilik” siyasi bir akımdır, akide konularını kurcalayarak bu ümmeti parçalama yoluna giden taraftar ve karşıtlarının kullandığı bir ismi sevap kaybı nedeniniz yapmayın. Zaten siz camide konuşulanları yani vaazları anlamıyorsunuz. Kıldığınız bir namazdır. O namaz da “vahhabiliğe” göre değildir. Hanbelî fıkhına göre kılacaksınız biiznillah.
Vahhabilik, vahhabi olmayanların büyüttüğü küçük bir ekoldür. Osmanlı hilafetinin gerileme dönemindeki boşluktan kaynaklanan zafiyette ortaya çıkmış ve planlı bir şekilde, Suudi Arabistan’ın zenginliklerinden yararlandırılmıştır. Vahhabiliğin kökü iki asırdan öteye gitmediği halde, İbni Teymiye’ye bağlı görünmeyi kendileri için uygun görmüşlerdir. Vahhabilik, üç beş kısır konu etrafında dönen bir düşünce akımıdır. Ekolün geliştiği bölgenin Mekke ve Medine’ye yakın olması, bütün dünya Müslümanları açısından gündem olmalarını ve etkin görünmelerini sağladı. Vahhabilik itikatla ilgili meseleler etrafındadır. Ameli konularda, genelde Hanbeli mezhebini izlemektedirler. Vahhabilerin ortaya çıkışını ve belirli fikirleri savunmalarını doğru gibi gösterecek ipuçlarının olmadığını da iddia edemeyiz. Ama biz vasat olmak zorundayız. Vahhabilik her şeyden önce vasat olma özelliğini kaybetmiş bir ekoldür. Bizim onları tartışırken vasatlığımızı kaybetmemiz halinde, onlara benzer bir yolu izlemiş oluruz. Yol Allah’a gidiyorsa, dileyen dilediği gibi gitsin! Yeter ki kılavuz Kur’an ve sünnet olsun!
Dünya müstekbirlerinin şamaroğlanına dönmüş, tabii afetlerle eriyip giden bir Müslüman Dünya'nın mensubu olarak, Müslümanlar arasındaki ayrıntılarla uğraşmanın ne yararı vardır? Böyle bir araştırmaya nasıl vakit bulunabiliyor anlayamıyorum. Kendi işimize baksak daha iyi olmaz mı? Allah Teala, bize önce bizi soracaktır. Kimse İbni Teymiye'nin hesabını vermeyecektir. Size bir ipucu vereyim: Şimdi siz nasıl Vahhabileri merak edip koğuşturuyorsanız onlar da sizi merak edip koğuşturuyorlar. Ama iki taraf da sömürülüyor, toprakları ve şerefleri çiğneniyor. Daha dikkatli olalım.
Selamünaleyküm. Bir kere tenkit, ya siyasi veya idari konumu olan birinin üzerinden yapılır ya da ferden zarar gördüğümüz bir kişi üzerinden yapılır. Bu ikisi de bir hak aramadır ve gıybet hükmünde değildir. Birincisinde toplumun hukuku savunulmaktadır, ikincisinde de şahıs kendi hakkını savunmaktadır. Gıybet ise bir mü'minin arkasından onu rencide edecek şekilde konuşmaktır. Konuşulan şeyin doğru veya yanlış olması bildiğiniz gibi sonucu değiştirmemektedir. Allah hepimizi hayra yönlendirsin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Namaz için otobüs değil dünyayı bile kaçırmaya hazır olmalıyız. Namaz için değer mi değer! Ama teyemmüm için şartlar oluşmuyor. Bilet satın alırken, Müslüman olduğumuzu ve namaz için imkân istediğimizi belirtelim. Şoföre kalmadan namazı daha üst konumlarda konuşalım. Nihayetinde onlar da ticaret yapıyorlar. Müşteri kazanacağını bildikten sonra teravih namazı için bile dururlar. Hatta kılmayanı otobüse bile almayabilirler. Para değil mi gaye? Biz çığırtkanlık değil ama seviyeli bir taleple namazımızı dillendirmeliyiz.
- Kaş aldırmak gibi yaratılışınızı değiştirme olan bir iş yapamazsınız. - Yabancıların görüp etkileneceği işleri yapamazsınız. - Domuz mamulü gibi haram nesneler kullanamazsınız. - Gusle ve abdeste mani olacak bir malzeme kullanamazsınız. Bunun dışında: - Güzelliğinizi korumalısınız. - Eşinize karşı cazibenizi korumalı hatta artırmalısınız. Bu sizin görevinizdir. Allah'a emanet olun.
Hayvan ve insan heykelini evinizde bulundurmayın. Melek de girmez, bereket de kaybolur.
Ölümden döner gibi olmuşsunuz. Allah sizi kurtarmış. Şükredin. Büyük ve samimi bir tevbe yapın. Bir daha öyle işlere dönmemeye Uhud dağı gibi büyük bir azminiz olsun. Dönün Rabbinize. Yapacak başka bir şey yok. Ama bataklığa dönmeyin. Şeytan bir kere daha sizi yakalarsa salmaz bilesiniz. Allah'a dönün ve O'nun kapısında sadık kalın.
Peygamber aleyhisselam ve önceki zamanlarda ustura vardı. Bütün dünya bir kenara olsa da Peygamber aleyhisselam bir kenara olsa bizim tercihimiz belli değil mi? Bu kural bir zaruret olmadan keyfi tutumdan dolayı kesildiği durumlar için geçerlidir. Zora sürmeden anlamaya çalışmalısınız. Allah'a emanet olun.
Bıraktın bıraktın, karıştırma hiçbir şeyi. Şükret kurtuldun, inşaallah tekrarı olmaz. Söylediklerinden hiçbiri ile bir sıkıntın olmaz. Mübarek yoluna devam et. Allah yardımcın olsun.