Fetva Meclisi
Soru
Hocam şehirlerarası yolculuk yaparken sabah namazı için otobüs şoföründen durmasını istediğimizde olumsuz cevap alıyoruz. Bu durumda sabah namazının farzını kılabilmek için iki seçenek oluyor: a) Otobüste teyemmüm abdesti alıp namazı kılmak b) Otobüsten inip herhangi bir yerde namazı eda etmek. Bu durumda da şoför bizi beklemediği için otobüsü kaçırmış oluyoruz. Ne yapmalıyız?
Cevap
Benzer fetvalar
Namazı hayatımızın direği olarak görmeye mecburuz. Yolculuğumuz, evimiz, işimiz ona göre tanzim görmelidir. Otobüslerden bilet alırken namazı konuşmalıyız. Namaz saatini önemsememek onlar için de zor olmalıdır. Otobüslerde farz namazların kılınması caiz değildir. Nafileler ise otobüste kılınabilir. Hiçbir şekilde otobüsü durdurmak mümkün değilse ya da namaz kılmamız durumunda otobüsü kaçıracaksak o zaman otururken namazı kılar, sonra da o namazı yeniden kılarız. Bu şekilde caiz olur. Çünkü otobüste namazın en önemli şartlarından olan kıble ve kıyam gerçekleşmemektedir. Allah'a emanet olun.
Yolculuk esnasında gusletmeye müsait bir yer bulamazsa ilk fırsatta teyemmüm ederek evine kadar ulaşır. Teyemmümle de gerekeni yapar.
Cuma namazı taviz veremeyeceğimiz bir ibadettir. Müslüman olduğu söylenen bir ülkede, bir Müslüman'ın cuma namazı sıkıntısı çekmesini kabul edemeyiz. Bir otobüs hattında zaten cuma derdi olmayan bir sürücü bulunabilir. Bu nedenle de derdimiz olmamalıdır. Babanız, cuma namazını ihmal edemeyeceğini söyleyerek işe girmelidir. Cuma şartı ile işe girdikten sonra ise onun cumayı terk etmesi nedeniyle bir kul hakkı oluşmaz. Rızkımızı bir otobüse bağlayacak kadar da zafiyet gösteremeyiz. Eğer cuma namazı pahasına bir iş bulacaksak ancak aç kalma tehlikesi olursa o işe gireriz. Bugün bu ülkede elhamdülillah adım başı denecek sayıda cami vardır. Cuma namazı için toplam en uzun süre bir saat olabilir. Bunu da taviz konusu yapamayız.
Evinizden doksan km. uzakta iken seferi olarak kılmanız gerekir. Tam kılsanız da namazınız tamamdır ama seferi olarak kılın. Sadece evinize döndüğünüzde tam kılarsınız. Ömrünüzün sonuna kadar o şekilde kılmanız ne namazınızı ne de sevabınız açısından bir eksiklik oluşturmaz. Allah yardımcınız olsun.
Durum şöyledir: Cuma namazı, cuma namazı kılınan bir şehirde yaşayan herkese farzdır. Şehrin neresinden olursa olsun oraya gitmelidir. Şehir dışında bulunan ise beş km mesafede ise cuma namazı kılınan camiye gitmek zorundadır. Sizin durumunuzdaki biri ise bu kuralın dışında kalmaktadır. Siz böyle bir durumda öğlen namazını kılarsınız. Allah Teâlâ yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Su varken ve suyu kullanma imkânı bulunmuşken teyemmüm caiz değildir. Hızlı bir şekilde gusledip namaz kılacaksınız. Vakti kaçırırsanız kaza edersiniz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Allah Teala bize 'Müslüman' demiştir. Bunun dışında hiçbir ismin kıymeti yoktur. Müslümanlar kendi aralarında hangi ismi kullanıyorlarsa onun dini bir değeri yoktur. Mesela VAHHABİ kelimesi, bir grup Müslüman'ı yermek için yabancıların uydurup Müslümanların arasında yaydığı bir isimdir. Vahhabi olarak nitelendirilenler kendileri için bu ismi kullanmıyorlar. Biz, o insanlarla iman kardeşiyiz. Aramızda belli bir görüş farklılığı vardır elbette. Fakat bu farklılıklar, birimizin öbürünü kâfir saymasını gerektirecek düzeyde asla değildir. Ancak ilim adamlarının anlayabileceği derinlikte meselelerde farklı düşünüyorsak neden birbirimizi yok sayalım? Namazımız aynı, haccımız aynı! Sadece bizi sömürenler, bize 'sen' ve 'onlar' anlayışını dikta etmektedirler. Basiretli mü'min aradaki farkı anlamalıdır.
- Kaş aldırmak gibi yaratılışınızı değiştirme olan bir iş yapamazsınız. - Yabancıların görüp etkileneceği işleri yapamazsınız. - Domuz mamulü gibi haram nesneler kullanamazsınız. - Gusle ve abdeste mani olacak bir malzeme kullanamazsınız. Bunun dışında: - Güzelliğinizi korumalısınız. - Eşinize karşı cazibenizi korumalı hatta artırmalısınız. Bu sizin görevinizdir. Allah'a emanet olun.
Hayvan ve insan heykelini evinizde bulundurmayın. Melek de girmez, bereket de kaybolur.
Peygamber aleyhisselam ve önceki zamanlarda ustura vardı. Bütün dünya bir kenara olsa da Peygamber aleyhisselam bir kenara olsa bizim tercihimiz belli değil mi? Bu kural bir zaruret olmadan keyfi tutumdan dolayı kesildiği durumlar için geçerlidir. Zora sürmeden anlamaya çalışmalısınız. Allah'a emanet olun.
Ölümden döner gibi olmuşsunuz. Allah sizi kurtarmış. Şükredin. Büyük ve samimi bir tevbe yapın. Bir daha öyle işlere dönmemeye Uhud dağı gibi büyük bir azminiz olsun. Dönün Rabbinize. Yapacak başka bir şey yok. Ama bataklığa dönmeyin. Şeytan bir kere daha sizi yakalarsa salmaz bilesiniz. Allah'a dönün ve O'nun kapısında sadık kalın.
Bıraktın bıraktın, karıştırma hiçbir şeyi. Şükret kurtuldun, inşaallah tekrarı olmaz. Söylediklerinden hiçbiri ile bir sıkıntın olmaz. Mübarek yoluna devam et. Allah yardımcın olsun.