Fetva Meclisi
Soru
Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, veda hutbesinde ümmetine yani bize emanet bıraktığını, bunlara sıkı sıkı sarılmamız gerektiğini söylüyor, bunlar nedir acaba? Kimisi Kur’an ve sünnet, kimisi de Kur’an ve ehli beyt olduğunu söylüyor.
Cevap
Benzer fetvalar
Mekke’de Kâ’be’nin varlığı hakkındaki itikadımıza benzer bir itikatla KUTSAL EMANETLERİN Peygamber aleyhisselama ait olduğunu söyleyemeyiz şüphesiz. Ancak o oranda olmasa da delaletler açısından o günlere ait hatıratımızı canlı tutmaya yarar niteliktedirler. Abartmamak kaydıyla hürmete layık bulunduklarını düşünürüz.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimize sihir yapılmıştır. Hikmetini Allah Teala'dan başkasının bilmeyeceği bu olayın sıhhati konusunda Ehli Sünnet ulemasının fikir birliği vardır.
Bu bir fıkıh hükmü değildir. Bir tür incelik ve hacılara benzeşme gayretidir. Terkinde sakınca olmayacağını düşünüyorum. Allah'a emanet olunuz.
Rabbimiz bizim namaz kılan, oruç tutan bir mü'min olmamızı emrettiği gibi her türlü emaneti koruyarak emin olmamızı da emretmektedir. Sır da emanet çeşitlerindendir. Mü'min emin insandır. Rabbimiz güvenli insan olmamızı istemektedir. Bize emanet edilen sırra sahip çıkmak, bir başkasına söylememek imanımızın gereklerindendir. Sır emanet edilen kişiye izin verilmedikçe o sözü başkasına aktarmamalıdır. Sırrı bir başkasına aktarmak kul hakkıdır. Tövbe etmeli, istiğfar etmeli ve helallik istenmelidir. Unutmayalım ki biz "Emin" diye anılan bir Peygamberin ümmetiyiz. Eminlik bizim karakterimizdir. Allah yardımcımız olsun.
Bize Peygamber gönderen Allah’ın, gönderdiği peygamberin bize yaptığı yönlendirmelere hadis denmektedir. Peygamber aleyhisselamı nereye oturtuyorsak, ondan geldiği sabit olan hadisleri de oraya oturmak zorundayız. Hadisleri bir bütün olarak kabul etmeyenin bu ümmetin içinde bir yeri olması mümkün değildir. Şu veya bu hadise, ilim adamlarının itiraz etmesi ise bir ilim mantığı içerisinde mümkün olabilir.
İki türlü de olabilir; birilerinin kayıp gitmesi, birilerinin de kalması için olabilir. Zira hiçbir belge herkes için ortak belge olmaz. Bu tür konularda nihai doğrulamayı sağlamak mümkün değildir. Bu bir imtihandır, ebedi cehennemden kurtuluş veya ebedi kalış noktasında herkes imtihan olacak, başka çaremiz olmaz. Allah Teâlâ akıbetimizi hayretsin, imanımızı muhafaza buyursun. Bizi, ailemizi ve bütün mü’min kardeşlerimizi kalp kaymasından korusun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
İstimna fakihlerin haram ifadesi ile andıkları bir iştir. Yapılması caiz değildir. Doktorun tavsiye ettiği bir iş, haram ise ALTERNATİFİ BULUNAMADIĞINDA TEDAVİ AMACI İLE yapılabilir. Siz de doktorun dediği kadarını yapmanızda vebale girmezsiniz. Ancak size şunu ikaz etmeliyiz: Bu bir alışkanlık oluşturduğunda kurtulmanız zorlaşan bir illete bulaşmış olursunuz. a- Doktorun reçetesi olarak bunu yapabilirsiniz. b- Bu bir tür zehir almaktır, aman dikkat edin. c- Bunu sakın zevke dönüştürmeyin.
Yatsı namazından sonra sabah namazına kadar kılınması gereken namaz olarak VİTİR NAMAZI'nın hükmü VACİPTİR. Bir şeyin vacip olması, kulun ondan hesaba çekileceği demektir. Sabah namazı düzeyinde değilse de serbest olabileceğimiz bir namaz da değildir. Bu nedenle de kılınmadığı zaman kazası yapılması gerekmektedir. Ahiretteki cezanın ne olacağı ise matematiksel rakamlarla izah edilebilecek bir durum değildir.
Oyuncakçılık yapılabilir bir iştir. Nelere karşı hassas olunması gerektiğini de bildiğinize göre mesleğiniz sakıncalı değildir. Allah yardımcınız olsun. Namazların dükkânlarda kılınması Cuma için mümkün değildir. Onun haricinde dükkânda namaz kılınması cemaatle elde edilecek sevabı kaybetmek bakımından zarardır. Namazın kabulü açısından ise sakıncası yoktur.
Ölen birinden ses duymak, işaret almak, haber almak gibi durumların hiçbirinin din adına doğrulanabilecek bir durumu yoktur. Duydu iseniz de muteber değildir, duymadı iseniz de.
Bu yaptığınızın hiçbir anlamı yoktur, şeytan sizi elinin içinde evirip çevirmektedir böyle yaptırmakla. Gereksiz yere sıkıntı çekiyorsunuz. Şunu yapın: 1- Günah ortamları ve sebeplerinden uzak kalın. 2- Günah işleyince istiğfar edin. Yine olursa yine istiğfar edin. Tevbe edin. 3- İşlediğiniz günaha karşılık iyi bir şey yapın. Soğuk su ile duş alacak yerde normal su ile abdest alıp iki rekaat namaz kılın. 4- Kur'an okuyun, ilim meclislerine katılın.
İsteğinizde haklı olabilirsiniz ama isteğinizi nezaket ve şahsiyetlerine uygun bir tarzda belirtmeniz önemlidir. İnsanlara hitap ederken onurlarını kırıcı olmamak gerekiyor. Bir de bazı hususları tek başınıza yaptığınızda gereksiz bir iş yapıyor gibi görülebilirsiniz. Sizden daha iyi durumdaki birine de danışın ki yaparken hatalı gibi yapmayasınız.