Fetva Meclisi
Soru
Annemin öldüğünün ikinci günü sabah kalktığımda üç defa onun bana seslendiğini işittim ve bundan yüzde yüz eminim. Herkes olayın etkisinde kaldığımı ve bu yüzden böyle hissettiğimi ifade etti. Dinimizde ölen kişinin yakınlarına seslenmesi gibi bir durum söz konusu mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Kâfire rahmet dilemek iki durumda olur. Birincisi, onun kâfirliğinde ‘İslam’ı kabul etmemişliğini benimseme’ anlamında bir rahmet dileme olur ki maazallah bu dinden çıkarır. İkincisi ise, sizin annenizde olduğu gibi nedenini ve ayrıntılarını bilmeden gafletle ağızdan böyle bir söz çıkmasıdır. Bu durumda ise dinden çıkma tehlikesi inşaallah yoktur. Yine de bu bir gaflettir şüphesiz. Annenizi ikaz ederek iyi yapmışsınız. Daha beter bir duruma sebep olmayacaksa insan ebeveynini ikaz etmelidir. Allah Teâlâ rızasını kazanmaya hepimizi muvaffak kılsın.
Annenizin ardından yaptığınız ‘Allah rızası için/dünyevi bir beklentinin karışmadığı’ bütün ibadetler sevap olarak ulaşır. Böyle inanıyoruz biz. Allah Teâlâ annenize rahmeti ile muamele buyursun.
Yaşadığımız zaman imanın avuçta kor taşımak kadar zor olduğu bir zamandır. Hepimiz, herkes bu fitneye karşı uyanık olmalıdır. Bugün bir arkadaşa “Neden böyle düşünüyor ki?” diye hayret ederken insan fark etmeden kendisini zehirleyecek bir fitne de kapmış olabilir. Siz kendinizi koruyun. Arkadaşınız samimi sorular sorarsa onları cevaplandırın veya cevap verecek birine yönlendirin. Kurtuluş aramayana çare üretmek zordur. Önce kendi imanınızı ve insanlığınızı korumaya bakın. Allah Teâlâ hepimize hayırlar ihsan etsin.
Bu iddianın tutarlılığı yoktur. O gün hepimiz ortak dil olarak hilkaten o dili konuşacağız zaten. Bu niyetle değil de Kur'an’ımızın dili diye öğrenmemiz daha akıllıca olur.
Size verilen bilgiler doğrultusunda hocaların da size verdiği 'alınabilir' kararı doğru olandı. Yanlış bir iş yapmadınız. Şeytan sizi gereksiz yere meşgul etmesin. Siz annesiniz. Annelik ruhunuz canlı kalsın, o yavrunuzun üzerindeki emellerinizi bir başka yavru üzerinde gerçekleştirirsiniz inşaallah. Geçmiş olsun, Allah Teâlâ size afiyetler versin.
“Olmadan hissetme/önsezi” dini bir bağlayıcılığı olmayan hissiyatımızdandır. Yani bu yaşadığınızın sizin için bağlayıcı olacak bir dini hükmü yoktur.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Sözünü ettiğiniz şekilde bir tıraşın sakıncası yoktur.
Yatsı namazından sonra sabah namazına kadar kılınması gereken namaz olarak VİTİR NAMAZI'nın hükmü VACİPTİR. Bir şeyin vacip olması, kulun ondan hesaba çekileceği demektir. Sabah namazı düzeyinde değilse de serbest olabileceğimiz bir namaz da değildir. Bu nedenle de kılınmadığı zaman kazası yapılması gerekmektedir. Ahiretteki cezanın ne olacağı ise matematiksel rakamlarla izah edilebilecek bir durum değildir.
Ustura ve benzeri bir şeyle müdahale edilmedikçe inşaallah sakal yerini bulmuş olur. Ölçülere yaklaştıkça da ecir artar.
Üçünü de almamızda sakınca yoktur. Bu emanet farklı rivayetlerde zikredilmektedir. Netice olarak Kur'an, Sünnet ve Ehl-i Beyt bu ümmete emanettir.
Belirttiğiniz gibi bizim kanaatimiz olabilirlik/olamaz arasındadır. Bazı hoca efendilerin olurluk kanaati öne geçmektedir. Bu durumda da sizin kalbinizin zorlamasına bakarak ayrılmanızda sakınca olmaz. Bitirip tedbir almanızda da sakınca olmaz inşaallah. Size sorulduğunda da bizim yaptığımız gibi yapın; tavsiye etmeyin, karşı durmayın. İleride farklı bir bilgimiz olursa onu paylaşırız. Ev konusunda muzdarip olacaksanız çıkmamanızı tavsiye ederiz size.
Sakala bir nebze şekil verilebilir. Yeter ki bu şekil, başkalarının sakalına benzemesin, bir yeri sıfıra vurmak şeklinde olmasın.