Fetva Meclisi
Soru
Hocam annemi bir buçuk ay önce kaybettim. Sanırım ölümden sonraki yaşam hakkında yeterince bilgiye sahip değilim. Annemi aşırı merak ediyorum. Şimdi ne yapıyordur, nasıl bir yerdedir? Bizi görebiliyor mu ve işitebiliyor mu? Onunla kavuşabilecek miyiz? Annem vefat ettikten sonra bu hayatı yaşamak zorunda olduğumuz için gibi geliyor. Güldüğümde suç işlemişim gibi hissediyorum. Keşke bir kere olsun bir daha yanıma gelse, bilmiyorum çok zor durumdayım. Rüyalarımda gördüğüm zaman keşke o rüya bitmese, keşke uyanmasaydım diyorum. Bana yardım edin lütfen. Annemin vefatına nasıl dayanabilirim? Ve ölümden sonraki yaşam hakkında öğrenmek istediklerim var. Annem için şu anda ne yapabilirim? Vefat eden bir kişinin ardından ne yapınca mutlu olur ya da edeceğim dualar ona ulaşır mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Esasen herkesin ölümü bu şekilde hatırında tutması gerekiyor. Siz olmayacak bir durumda değilssiniz. Ne var ki kendimizi o kadar dünyaya kaptırdık ki, ölümü hatırlamak bile bizi rahatsız ediyor. Allah Teâlâ annenize rahmet etsin, size ve yakınlarınıza afiyet versin. Şu anda sizin vazifeniz, annenize rahmet olacak işlerle meşgul olmaktır. Sizin bir fatihanıza ne kadar muhtaçtır bir bilseniz. Her namazdan sonra ona dua edin, onun için istiğfar edin. Ölümden de korkmayın; ölüme hazırlıksız yakalanmaktan korkun. Her şey Allah'ın kaderi ile oluyor. Çatlasak da büzülsek de olacak olan değişmeyecek. Sabırlı olun. Her gün en az beş sahife Kur'an okuyun. Kısa bir zaman sonra rahatladığınızı göreceksiniz. Bu ara ölümle ilgili kitap okumayın. Annenizin ölümü ile alakalı muhabbetlere katılmayın. Umutlu olun, yıkılıp şeytanın kucağına düşmeyin. Allah yardımcınız olsun. İyi haberlerinizi bekliyeceğiz.
Bacım, bu dertler sadece sizin dertleriniz değildir. Yaygın ve etkin bir dert olarak hepimizi ezmektedir ne yazık ki. Sabredip kazanacağız.
Kızım Allah babana rahmet etsin. Onu, seni, hepimizi cennetlerine katsın. Evet, dağılıp parçalanmış bir insanlık içindeyiz. Kardeşlerin de bu süreçten etkilenmişlerdir. Annen dert etmeyecek de kim dert edecek? Yalnız yaptığımız iş işe yarıyor olmalıdır. Annenin duası çok makbuldür, dua etsin. Duayı hiç ihmal etmesin. Onu vazifesi dua etmek, zaman zaman nasihat etmek. Kardeşlerini inatlaştırmasın. Sen de öyle yap. Adım adım ilerlemeye hazır olmalıyız. İnşaallah annenin duaları kabul olacak ve sen de kardeşlerin de biiznillah bu ümmetin iyilerinden olacaksınız. Özellikle sana dualar ederim. İstanbul'a gelirsen muhakkak beklerim seni, annen ve kardeşlerin hep beraber gelebilirsiniz. Allah yardımcın olsun.
Allah Teâlâ size sabırlar ihsan etsin. Bu fani dünyanın en ağır imtihanlarından biri insanın anne veya babası ile kavgaya zorlanmasıdır. Allah yardımcınız olsun. Size şunu tavsiye ederim: a- Asla anne babanızın arasında hakem rolüne girmeyin. Size göre “o annem”, “o da babam” siz bu dünyadan göçene kadar devam etsin. Birinin hatırı için diğerini ezmeyeceksiniz. Birinin kızmasını önlemek için öbürünü terk etmeyeceksiniz. Gerekiyorsa mesela, babanızla muhabbetinizi annenizden gizleyeceksiniz ama babanızı asla silmeyeceksiniz. Onların kavgasına alet de olmayacaksınız kürek de. b- Eşinizin öfkesinin geçmesini bekleyin. Eşiniz üstünlüğü terk etmemeli, o düzeye düşmemelidir. Evet, eşiniz haklıdır haklı olmasına ama dünya budur, her ailenin buna benzer bir sıkıntısı olabilir. Biz mü'min olarak olayların altında değil olayların üstünde rol almalıyız. İmanımız bunu gerektiriyor. Eşinizin zamanla kurallarını gevşetmesini bekleyin. O izin vermedikçe de annenizin sizin evinize gelmesi doğru olmaz. Sorun sizin eşinizle aranızda dal budak salmaya başlaması şeklini alır ki asıl afeti o zaman görürsünüz. Annenizle buluşmanızı üçüncü mekânlarda yapmaya çalışın. c- Bütün bunlarda en temel çizginiz, sizin aile huzurunuz olmalıdır. Ailenizin huzurundan verip alabileceğiniz bir şey yoktur. O noktaya gelmeniz anne babanızın macerasını tekrarlamanız olur ki bunu yaparsanız, tarihten ibret almama cahilliği yapmış olursunuz. Allah'a emanet olunuz.
Kızım, Allah sana sabır versin. Hayat bir mücadeledir, sen de bu mücadeleyi seninle ilgili takdir edilen şekliyle yaşıyorsun. Sabredersen ahiretini kazanırsın. Sabretmezsen burada sıkıntı orada ise hesap seni bunaltır. Şöyle bir uygulama yap: Annenle hiç bir konuda tartışma. Hesaplaşma yapma onunla. Allah'ın farz ve haramları dışında da ona aykırı olmamaya çalış. Mesela başını aç derse sakın açma ama şu renk kullan başörtünü derse onu yap. Böyle bir denklem kurmaya çalış. Annene değil kendi iradene güvenerek hayatını planla. Annenden doğacak açığı da amcan, dayın gibi başka bir aile büyüğün olan mahreminle doldur. Anneni doğal bir sevgi ile sevemiyorsan da mesafeli ve seviyeli bir sevgiyi korumak zorundasın. Hürmetini yap ama uzatma mesela. Sakın, evindeki bu durum sebebi ile acele karar verilmiş bir evlilik yapmayasın. Bu günlerini mumla arayacağın bir hata yapmış olursun. Danış, araştır, düşün öyle evlen. Bir de şunu unutmayasın: O kadın, kim olursa olsun senin annendir, annen! Gelme dese de bir zaman sonra gevşeyecektir. Senin tartışmadığını, bilakis seviyeli durduğunu görmesi onu değiştirir. Kızım, sana dualar ederim. Allah'a emanet olasın.
Kızım, Allah yardımcın olsun. Sana kısa ve öz nasihatlerim olacak: Anne babana yaptığın hizmeti, namaz gibi bir ibadet olarak gör. Onlardan bir karşılık bekleme, Allah’tan bekle. Asla onların arasındaki tartışmaya taraf olma. Senin kalbinde haklısın belli olsa da sen bunu dillendirme. Sen onlar tartışırken sağır ol, kör ol. Özelde iken kiminle isen ona alaka göster, onu özel sevdiğini hissettir ama öbürüne laf taşıyabileceği açıklar verme. Öyle veya böyle bir gözün görmesin, bir kulağın duymasın. Bir şey olmuyormuş gibi davranmaya alış. Kaldıramayacağın yükün altına girmiş gibi olmamalısın. Senin özel hayatın, muhtemel sıkıntılarınla anne babandan kaynaklanan sıkıntıları karşılaştırma. Şöyle anla bunu: Başın ağrıyorken miden de acıktı ise yemek ve ağrı önünde birleşik olarak durmasın; sorunu çözmekten ürker ve ezilirsin. Sorunlara tek tek temas et. Bu zor bir şey değildir. Planlarsan yaparsın biiznillah. Ara sıra tek başına kalmayı, balkonda çay içmeyi, bir arkadaşınla telefonla da olsa görüşmeyi ihmal etme. Ciğerlerin ve beynin ara sıra temiz hava alsın. Özel dua vakitleri ayarla. Haftanın belli bir gününde aksatmadan ama aynı saatte özel odanda bir saatlik dua vakti ayarla: Özel abdest al. İki rekât namaz kıl. Bir sayfa Kur'an oku. Güzel bir tevbe/istiğfar yap. Belli bir sayıda salavat getir. Belli bir sayıda zikir yap. Sonra da özel dua yap. Bu duaya geçmişin, geleceğin, hayallerin, sıkıntıların, evlilik arzun… Neyin varsa kat. Aynı andaki dua vaktinde sözlerini tekrar tekrar söyle, tekrardan kaçınma. Bu dua vaktin ilk anda bir saati bulmayabilir, beceremeyebilirsin. Zamanla bir saat bile sana az gelecektir. Senin gibi anne baba sorunu yaşayan arkadaşların varsa onlardan bir süre uzak dur. Yaranı yarası ile birleştireceklerden uzak durmak gibi bir şey olacaktır. Anne babanın gözüne çarpmayacak şekilde özel bir not defterine dengeli notlar yaz. Abartmadan ezmeden yazmaya çalış. Mesela: “Bugün annem delirtti beni” diye bir not tutma. “Bugün annem epeyi gergindi” şeklinde not al. Böylece kendini olayların peşinden gitme düzeyinden olaylara şekil verme düzeyine kaldırmış olursun. Ailenden evde kardeşlerin varsa onlar yoksa diğer aileden sayılacak yakınlarınızdan hiç kimseye bu konularda güvenme, onların sana destek vermesini bekleme. Uzun yıllar tek başına bu sorunla mücadele etmeye hazır ol. İnşaallah huzurun yakın olur ama sen uzuna ve ağırına aday ol, daha rahat edersin. Evliliğini kafana takıyor olabilirsin. Bunda normalde haklısın da. Ama ben sana çok özel bir soru soracağım: Evlenen genç kızlar mı mutlu evlenemeyip evinde bekleyenler mi? Elbette bu sorunun cevabını sen tek başına veremezsin ama ben sana yardım edeyim: Neredeyse biri diğerinden daha kazançlı olmayan bir zamandayız. Dertlenme, yarın evlenmeye de on sene beklemeye de hazır ol. Kader seni senden iyi planlıyordur. Allah’a emanet ederim seni kızım, senin için dualar ederim, senden de dua beklerim.
anne konusundaki diğer fetvalar
Allah size de yavrunuza da afiyet versin. Oruç tutun. Bir zafiyet veya ağrı hissederseniz bozmanızda sakınca olmaz. Bozduğunuzu kaza edersiniz.
İnsanın iniş çıkışları olması normaldir. Bunu hemen bir yıkım gibi görmemelisiniz. Geçici bir grip gibi görebilirisiniz mesela. Özellikle arkadaş çevrenizi derleyin. Yeni arkadaşlar üretin. Camilerle bağlantınızı artırın. Kur'an okuyun. Yeni tür kitaplar okuyun. Bir sohbet izlemeye çalışın. Dua edin. Anne babanızın ekseninde olmayı artırın.
Güzel kardeşim benim, delikanlım, kıyamet vaktine kadar ömrün olsa, sen ve annen o zamana kadar yaşasanız asla ve asla “sen veya annen” türünden bir seçim yapamazsın. Dünyada annen olur başka bir şey olmaz, sen bile yoksun onun önünde. O senin annendir. Sen olduğun gibi onunsun ama o olduğu gibi senin değildir. Eğer cennet istiyorsan durum böyledir. Sabredeceksin ve kazanacaksın. O annendir senin. Annen demek cennetin demektir. Gördüklerinde haksızsın o haklıdır demiyorum sana güzel kardeşim. Meselemiz kim haklı kim haksız meselesi değildir, ne yapmamız gerekir meselesini konuşuyoruz. Alttan al, paspas ol, yol ol annene. Böylesi senin güzel bir dünya ve mutlu bir cennet kazanman demektir. Haydi, güzel genç, göreyim seni; sil eski birikimini ve dön annenin bağrına; dünya güzelliğin oradadır. Cennetin de onun göğsünün tam ortasındadır. Tamam mı?
Evlatlık olarak büyütülmüş biri ile evlenmeye mani bir durum yoktur. Sadece onun anne dediği kişi sizin kaynananız, baba dediği de kayınbabanız olmayacaktır yani o hükümler onlar için geçerli olmayacaktır.
Annenin günahından sana yazılmaz. Şu anda da annen o beladan kurtulmak istiyor ve tevbe etti ise anneni ateşten kurtarman açıktan sadaka vermenden daha iyidir. Annen ateşin etrafında dönüyor.
Allah Teâlâ size sabırlar versin. Yetimle ilgilenmek onu muhakkak eve almak değildir. Siz evinize kaç yetim alabilirsiniz ki? Başkasının doğurduğu asla sizin evladınız olamaz. Bunu unutun. Ancak aldığınız çocuğu iki yaşını bitirmeden emzirirseniz onun sütannesi olursunuz, eşiniz de sütbabası olur. O zaman evinizde evlat olarak kalır ama yine de mirasınızı siz öldükten sonra alamaz. Tek çareniz emzirebileceğiniz bir çocuk almanızdır. Unutmayın, iki yaşını bitirmemiş olacak. Emzirmeniz de sizin memenizden çıkan sütle olsun yeter. Yani bir cihazla memenizden alıp onun ağzına koyabilirsiniz. Bunu beş kere yaptığınızda o sizin evladınızdır artık. Allah Teâlâ size yardım etsin.