Fetva Meclisi
Soru
Şafii mezhebinde gayri ihtiyari gülme namazı bozmuyor. Diğer mezheplere mensup vesveseli kimseler bu hükmü kullanabilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Namazda aslolan kulun Rabbinin huzurunda olduğu bilinciyle huşû içerisinde kılınmasıdır. Fakat elde olmayan sebeplerle meydana gelen gülmenin namaza etkisi üç şekilde değerlendirilir: a) Namazda iken yanındakilerin duyabileceği şekilde sesli olarak gülmek: Bu şekilde gülmekle Hanefîlere göre hem abdest hem de namaz bozulur. (Serahsî, el-Mebsût, 1/77; Merğînânî, el-Hidâye, 1/18) İbn Üsâme’nin babasından naklettiği bir hadiste şöyle denilmektedir: “Biz Resûlullah’ın peşinde namaz kılarken görme özürlü birisi bir çukura düştü. Biz de adamın hâline güldük. Bunun üzerine Resûlullah yeniden abdest alıp namazı baştan itibareniade etmemizi emretti.” (Dârekutnî, es-Sünen, 1/295-296 [601]; Ebû Dâvûd, Merâsîl, 75 [8]; Beyhakî, es-Sünenü’l-kübrâ, 1/226 [679]) b) Şâfiîlere göre kahkaha namazı bozsa da abdesti bozmaz. Çünkü namazın dışındayken kahkaha abdesti bozmadığına göre namazdayken de bozmaz.(Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 1/140) c) Namaz kılan kimsenin kendisinin duyabileceği kadar gülmesiyle yalnızca namaz bozulur. Kişinin kendisinin ya da yakınındakinin işitmeyeceği şekilde gülümsemesi namazı da abdesti de bozmaz. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/11)
Bu verdiğiniz çapraz örnekler kitaplarda vardır ama pratikte milyonda bir bile görülmez. Bu meselelerle nefes tüketecek kadar vakit bulayacağımız bulanık bir zamanda yaşıyoruz. Allah yardımcımız olsun. Namazın kendisi toptan gidiyor hatta iman eriyor biz o mezhepten bu mezhebe kan nakli yapmaya vakit bulamamalıyız. Netice olarak şunu söyleyebiliriz: Önceden kıldığınız bir namazda böyle bir sorun olduğunu sonradan öğrenirseniz mesele yoktur, Allah kabul buyursun. Namaza başlamadan önce böyle bir durum olduğunu görürseniz herkes mezhebine göre amel etsin. Zira mezhep titizliğimiz namaz ve iman titizliğimizin önünde duruyor. Vesvesenin önünü tıkayalım.
Mezhep din değildir. Dini yaşama tarzıdır. Keyfi olarak ya da reklama bakarak bir mezhebe bağlı kalınılmaz. Sizin yörenizde size din öğreten hocalar size hangi mezhebi öğretiyorlarsa o mezhebe göre dininizi yaşayın.
Şafii mezhebine bağlı kalan bir Müslüman kızın babasından (veya velisinden) habersiz nikâh yapması caiz değildir. O mezhep kuralları içinde yapsalar da nikâhları yok gibidir. Bu sebeple veli rızası ile ne zaman nikâh yaparlarsa nikâh o zaman var olacaktır.
Mezhep değiştirmek, özellikle fıkhi konularda ciddi bir karar gerektirir. Ancak mezhep taklit etmek caizdir ve özellikle ilmi derinliği olmayan kişiler için bir mezhebe bağlı kalmak en güvenli yoldur. Şu an yaşadığın kafa karışıklığı, aslında mezheplerin içtihat farklılıklarından kaynaklanıyor. Mezheplerin her biri kendilerine göre sahih delillere dayanmaktadır. Âlimlerin asırlardır tartışarak tahlil ettiği fıkhî konuları bağlamlarından kopararak hadis/ler üzerinden anlamaya çalışmak kafa karışıklığına sebep verebilir. Şu anki ilmi seviyende bir mezhebe bağlı kalman senin için daha rahat olur. Şafiî mezhebine göre yaşamak seni çok zorluyorsa tekrar Hanefî mezhebine dönebilirsin. Çünkü din, yerine ve şartlarına dikkat etmek kaydıyla kolaylıktır, güçlük değil. Allah hayırlı kararlar vermeni nasip etsin kardeşim. Vesveseye kapılmadan ibadetlerine devam et.
Bizim mezheplerimiz, birbirimizi farklılaştırdığımız değerlerimiz değildir. Dört mezhepten her biri haktır demek birinin arkasında diğerinin namazının sahih olmasını gerektirmektedir. Sizin kıldığınız vitri kılan biri hangi mezhepten olursa olsun arkasında kılarsınız. O sizin kıldığınız vitri kılmıyorsa siz kendiniz kılarsınız.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Haramların işlenmemesi kadar protesto edilmeleri de bir görevdir. Kesinlikle öyle bir ortama katılmayın. Varsayımla kendimizi tehlikeye atamayız. Dakikalarımızı, nefeslerimizi hesap ederek yaşamazsak Rabbimizi razı edemeyiz. Allah'a emanet olun.
Memleketinizde büyüklerinizin olması yeterli değildir. Orada size ait, anahtarlarının sizde bulunduğu hanımınızla kalabileceğiniz bir evin bulunması, o evin sizin mahremiyetinizi örtecek nitelikte olması gibi vasıflar aranır. Bunun dışında siz orada misafir hükmündesiniz. Allah'a emanet olunuz.
Buhari'nin Cenaiz bölümü 79. kısımda rivayet edilen bir hadiste 'İslam üstündür, üstüne kabul etmez.' denmektedir. Genel mantık olarak, İslam'ı diğerleriyle eşit şartlarda gören bir anlayışı şiddetle reddederiz. İslam, kendisinden doğrunun öğrenileceği kaynaktır. İslam'ın hiçbir yerden alabileceği bir şeyi yoktur. Eğer diyalog kelimesi, Müslüman olmayanlarla irtibat kurma, onlara tebliğ yapma anlamında kullanılıyorsa bir sakıncası olmaz. Hayır, 'kimde ne güzellik varsa alalım' şeklinde özetlenebilecek bir uygulamanın parçası ise bir kelimelik beraberliğimiz olamaz. Biz İslam'ı görücüye çıkaramayız.
Bir erkeğin yabancı bir kadınla kapalı bir evde yalnız kalmasına halvet denir. Halvet haramdır. Halveti önleyecek şekilde evde kalmanız caiz olabilir. Ama bunu Avrupa şartlarında ne kadar uygulayabilirsiniz bilemiyorum. Mesela bayanın sizin bulunduğunuz esnada banyoda veya mutfakta bulunmamasını sağlayabilir misiniz bilemem. Yanınızda ikinci bir çırak götürmeniz de halveti engellediği için sorunu kaldırır. Herhalükârda çok dikkat ederek, kadınlarla fazla içli dışlı olmayarak geçici tedbirler alabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.
Bin dört yüz senelik İslam tarihinin uzun birikiminde ilmine itibar edilir bir âlimin böyle bir ictihadı bulunduğunu duymadım. Yeni yeni icat edilmiş bu tutumun nedeni, Müslümanların parasını celbetme olsa gerek. Benim bildiğim, Peygamberin peşinden gitmektir. Allah'a emanet olunuz.
Kur'an harflerini telaffuz etmekte zorlanan veya yeni öğrenen biri için namaz açısından hiçbir sorun yoktur. Özellikle ihmal edilmesi veya önemsenmemesini ise konuşmaya bile gerek yoktur. Allah'a emanet olunuz.