Fetva Meclisi
Soru
Hocam, dinler arası diyalog insanı itikadi noktada sıkıntıya götürür mü?
Cevap
Benzer fetvalar
İslam herkesin dini değildir ama o Allah’ın dinidir. Diğerleri onunla aynı listede olamazlar. Belirttiğiniz söz bir hadistir. Ve bundan kaynaklanan pek çok hüküm vardır. Size bu hükümlerden örnekler zikredebilirim: Müslüman bir kadının kocası Müslüman olmayan bir erkek olamaz. Çünkü ailede erkek yönetendir, kâfir mü'min bir kadına karşı bu konumda olamaz. Asla dinler arası kardeşlik veya ortaklı olamaz. Muharref bir dinle kıyamete kadar baki bir din aynı masaya oturamaz. Aynı ortamda cami ve kilise ya da başka bir mabet inşa edilemez. Aynı cilt içinde Kur'an ve İncil/Tevrat basılamaz. Bizim dinimize bakışımızla iman etme iddiamız arasında çelişkinin olması tehlikelidir. Böyle konularda ulu orta konuşulmamalıdır.
Aleykümselam. Allah'ın gönderdiği ve şu anda hak olan tek din İslam dinidir. İslam'dan önceki dinlerin bugün din olarak değeri yoktur. Ölü ile dirinin bir arsayı paylaşmak için bir araya gelmeleri ne kadar mümkün ise İslam ile İslam'dan önceki kaldırılmış dinlerin bir araya gelmesi de o kadar mümkündür. Dolayısıyla dinler arasında diyalog, ölü ile diri arasındaki diyaloğa benzer. Yalnız şu olabilir: İslam'a mensup Müslümanlar ile, eski dinlere mensup olduğunu iddia edenler arasında dünya hayatını değerlendirme, iyi bir komşuluk yapma gibi nedenlerle bir araya gelinebilir. Bu da olması gereken şeydir. Bu buluşmada da asla din konuşulmaz. Çünkü onların, konuşulacak dinleri yoktur. Din değil, dindarlar arasında bir bağlantı olabilir. Buna itirazımız olamaz. -Bayanların çalışmasını sadece fitne olarak isimlendirebilirim
Allah Teala, kullarının cennet yolunu bulabilmeleri için din göndermiştir. Bu dinin aslı İslam'dır. Adem aleyhisselamdan bu yana bütün peygamberler İslam dinini yaymışlardır. Peygamberlerin adları ve şeriatları farklı, dinleri aynı olmuştur. Önce Yahudilik, kitabı olan bir din olarak geldi. Yahudilerin elinde Tevrat tahrif görünce Zebur, onu takviye eden bir kitap olarak geldi. Onun da tahrifinden sonra İncil geldi. Hıristiyanlık aslında Yahudiliğin aslına döndürülmüş şekli sayılmalıdır. O da tahrif edilince Allah Teala Muhammed aleyhisselamı Kur'an'la beraber gönderdi. Kur'an'ın gelmesi bir yandan, kendinden öncekilerin aslına daveti oluştururken bir yandan da onları devre dışı bırakmıştır. İslam vardır. İslam'ın dışındakiler muharref dinlerdir. Mü'min elbette muharref bile olsa o dinleri, dinsizliğe karşı kendi cephesinde kabul edecektir. Ama abi kardeş görüntüsü mümkün değildir. Abi kardeş görüntüsü, onların kaldırılıp yerlerine İslam'ın gelmesi anlayışına terstir zaten. İslam tebliği eden durumunda olmalıdır. Bir sizden bir bizden gibi bir mantıkla oturulan masada hayır yoktur. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. İkisine de uyacağız. Sahih hadis, Kur'an'ımızın izahı durumundadır. Hadissiz Kur'an anlamak zordur.
Hangi kibrin ve hangi imanın cennet ya da cehennem nedeni olabileceğini beşerden birileri olarak biz kararlaştıramayız. Elimizde kibir ve iman ölçebilecek bir cihaz yoktur. Bu tür kararlar Allah’a kalmıştır. Bize düşen o tür sıkıntılardan uzak durmayı becermek ve onun için gayret etmektir.
Kâfirlere dini anlatmak kapasite ve imkân meselesidir. Bir hoca ile siz aynı olmazsınız sorumlulukta. Bir de sizin yasal olarak nasıl görüleceğinizi de dikkate alarak baktığınız pencereden sorumlu olursunuz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Bin dört yüz senelik İslam tarihinin uzun birikiminde ilmine itibar edilir bir âlimin böyle bir ictihadı bulunduğunu duymadım. Yeni yeni icat edilmiş bu tutumun nedeni, Müslümanların parasını celbetme olsa gerek. Benim bildiğim, Peygamberin peşinden gitmektir. Allah'a emanet olunuz.
Hayır kurumlarının bütün elemanlarını hayır adına çalıştırması şeklinde bir şart yoktur. Hizmetlerini maaşlı kişilere yaptırabilirler. Ancak hangi bütçeden maaş vereceklerine dair ayrıntı, hayır kurumunun kuruluş senedindeki ayrıntılara bağlıdır ki bu durum maaş alanı değil vereni ilgilendirmektedir. Allah'a emanet olunuz.
'Gayri ihtiyari' ve 'vesvese' olduğuna göre, hiçbir mezhepte namazı bozulmaz. Zira namazı bozan şey gülmektir. Gülme hali ise çocuk için geçerli olabilir.
Kur’an ve sünnetten direkt alıntı yapılabilecek bir konu değildir RABITA konusu. Ayrıntılarına girmemek şartıyla söyleyecek olursak, şirktir gibi ağır bir ithamı kullanmak doğru değildir. Ama bugünkü şekli ile sahabe hayatında görmediğimize göre bizim tavrımız bellidir. Yapmak zorunda değiliz. Yapana karışmayız. Allah’a emanet olunuz.
Mevcut finans kurumlarının verdiği paranın diğer bankalar gibi yüzde yüz haram olduğunu söylemekte zorlanıyoruz; sağa sola çekilebilen esnek bir uygulama içindedirler. Ancak takvayı tercih eden biri için o paraya el sürmemek, alıp bir vakfa vermek daha uygun olur diyebiliriz.
Haramların işlenmemesi kadar protesto edilmeleri de bir görevdir. Kesinlikle öyle bir ortama katılmayın. Varsayımla kendimizi tehlikeye atamayız. Dakikalarımızı, nefeslerimizi hesap ederek yaşamazsak Rabbimizi razı edemeyiz. Allah'a emanet olun.