Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben yabancı uyruklu biriyle evlendim. Yabancı bir erkekle müslüman bir bayanın evlenmesinin günah olduğunu okudum. Ben çok gençtim ve o an ne yaptığımı bilmiyordum. Eşim trafik kazasında öldü, bir tane oğlum var. Onu müslüman olarak yetiştiriyorum. Ben bu günahımı Allah'ıma nasıl affettiririm, ne yapmam gerek?
Cevap
Benzer fetvalar
Anne babanız başta olmak üzere üzdüğünüz insanların gönüllerini alıp Allah'a tevbe ederek telafi edebilirsiniz. Allah'a emanet olun.
Dipdiri bir tevbe etmen ve o tevbeyi ölünceye kadar koruman yeterlidir. İbadetlerini yap ve Allah’a yakın olmaya bak. Bugün için senin yapacağın budur. Allah seni muhafaza buyursun.
Aleykümselam. Önce tevbe edeceksiniz; zina gibi ağır bir günahın tövbesine yaraşır büyük ve samimi bir tevbe edeceksiniz. Doğan çocuğu da siz, vicdanınıza havale edeceksiniz.
Allah Teâlâ dönüşünü sana mübarek kılsın, tevben kutlu olsun. Bir de şuna tevbe et: Sen Allah'ın kulusun. O seni yalnız bırakmaz. Yarını çok düşünmen ve ürkmen tevbe gerektirir bir hatadır Rabbine karşı. Bundan tevbe et. Okulu bitirmeni tavsiye ederim sana. Kitap tercüme edersin, pek güzel olur para da kazanırsın. Müslüman bir şirketin yazışmalarını tercüme edersin. Ve senin aklına gelmeyen pek çok yolu sana Rabbinin açacağını asla unutma. Acele etme, oturta oturta git. Sana dualar ederiz.
Selamünaleyküm. Bu ve benzeri bütün günahlardan Allah'a dönüp istiğfar etmek gerekir.
Boşanmayı düşünerek evlenmek caizdir. Zira hiçbir evlilik ölesiye değildir. Evlenme/boşanma konusunda insanın hürriyeti kalkmış olmaz. Bu bir ahlak eksikliği, şahsiyet bozukluğudur. Müslüman’a yakışmaz. Asla insani bir tutum olmaz bu. Buna rağmen çağdaş ifadesiyle hukuken geçerli bir evliliktir bu evlilik. Yapılan iş ise haramdır. Çünkü ortada bir aldatma, gizli hesap çevirme vardır. Sizin yapmanız gereken şey şudur: Tevbe edin, istiğfar edin. Şahsiyeti güçlü ve açık yürekli bir Müslüman olmaya çalışın. Evliliğinizde bir sakınca yoktur biiznillah. Kıymetini bilin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Size birkaç hususu belirtmekte yarar buluyorum: a- Temiz duygularla hacc hasreti çekip haccetmeden ölüp gitmek, hacca milli takım uğurlanır gibi uğurlanarak gitmekten, riyaya bulaşmış bir hacc yapmaktan çok daha iyidir. Merak etmeyin, gidemeseniz de Allah Teâlâ'nın size gitmiş muamelesi yapması mümkündür. En azından bunu değerlendirin. b- Gidebilecek birinin hakkını gasbedip gitmenin dışında 'kaçak' yollarla hacca gitmek caizdir. Yeter ki bir mü'minin hakkını gasbetmek olmasın. c- Bu işin aksamasında Suudi Devleti'nin sorumluluğunu kimse yok sayamaz. Ama o sorumlulukta TC'nin de büyük payı vardır. Mesele, hacc ibadeti üzerinden değil hacc ibadetindeki para üzerinden değerlendirilmektedir. d- Sizin başvurmayı planladığınız yollarla haccın bir risk taşıdığını da dikkate almayı unutmayın; hayal kırıklığına uğrarsınız. Allah umduğunuza erdirsin.
Doğru bir iş yapmışsınız. Allah'a emanet olun.
Ömrünüzün sonuna kadar tevbe istiğfar etmeye devam etmelisiniz. Çok tevbe edin. Ahiretinizi kurtarmaya çalışın.
O çirkin sözleri ancak suçüstü gördüğümüz biri için kullanabiliriz. Ulu orta kullanılması ve genelleme yapılması caiz değildir.
Bizzat hatırlanan yeminlerin her biri için ayrı kefaret ödenmesi esas olandır. Hatırlanmayanlar için ise tek bir kefaret verilebilir.
Eşiniz bir Hıristiyan ise dinen ayrılmanız gerekmez. Hiçbir dini yoksa nikâhınızın devam etmesinden önce varlığında sıkıntı var zaten. Hıristiyan olduğunu söylüyorsa biraz daha sabredin.