Fetva Meclisi
Soru
Ben beş çocuk annesiyim. Beşinci çocuğuma hamileyken eşimle yaşadığım bazı şeyler daha doğrusu senelerin birikimiyle ve hamileliğim boyunca yaşadığım veya yaşattığı üzücü şeylerden sonra bir daha çocuk doğurmamaya karar verdim ve beşinci çocuğum altı aylıkken dünyaya geldi. Sıkıntılardan, stresten vs. sezeryan doğum oldu ve eşimin de iznini almadan ki zaten yanımda yoktu, doktora rica ettim kordonlarımı bağlattım. Biliyorum, yanlış yaptım. Allah beni affetsin. Ama çok sabır gerektiren bir hayatım var, Mevlam’a karşı mahcubum. Dediğim gibi, zor bir adamla evliyim. Vicdanım sızlıyor Allah’a karşı vereceğim hesabı düşündükçe.
Cevap
Benzer fetvalar
Bu konuyu aile danışmanından ziyade kendiniz bireysel olarak bir psikoloğa giderek kendiniz ve çocuklarınız için en doğrusunun ne olduğunu anlamak niyetli destek almalısınız. Bunun yanı sıra da aile geleceğiniz için de aile büyüklerinizle ve fikir danışabileceğiniz tecrübeli ve yakın büyüklerinizle istişare etmelisiniz. Bu süreçte Allah'tan size yardım etmesini dileyin. Size hidayet etmesini dileyin. Allah bir yol gösterecektir. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Allah Teâlâ size sabırlar versin. Yetimle ilgilenmek onu muhakkak eve almak değildir. Siz evinize kaç yetim alabilirsiniz ki? Başkasının doğurduğu asla sizin evladınız olamaz. Bunu unutun. Ancak aldığınız çocuğu iki yaşını bitirmeden emzirirseniz onun sütannesi olursunuz, eşiniz de sütbabası olur. O zaman evinizde evlat olarak kalır ama yine de mirasınızı siz öldükten sonra alamaz. Tek çareniz emzirebileceğiniz bir çocuk almanızdır. Unutmayın, iki yaşını bitirmemiş olacak. Emzirmeniz de sizin memenizden çıkan sütle olsun yeter. Yani bir cihazla memenizden alıp onun ağzına koyabilirsiniz. Bunu beş kere yaptığınızda o sizin evladınızdır artık. Allah Teâlâ size yardım etsin.
Aleykümselam. Samimi bir tevbe edin. Tevbenize güvenin. Tekrarını yapmamaya azimli olun. Onun yerini dolduracak salih ameller yapmaya gayret edin. Ve tevbenizi koruyun. Gerisini de Allah'a bırakın.
A- Çocuklu veya çocuksuz, hangi ailenin daha iyi olacağını bilemezsiniz, bilemeyiz. Sabırla geçirmemiz gereken bir hayatı böyle bir takıntıya kurban etmeyiniz. B- Toplumdan etkileniyor olmanız, birinin hamilelik haberinin sizi etkilemesi Allah’ın size verdiği enerjiyi tüketmiyor olmanızdandır. Ev işi size az geliyordur, kendinize aktif işler üretin, bir vakıfta sosyal işler yapın. Çok Kur’an okuyun, zikir yapın, ilim meclislerine katılın. Şeytanın sizinle ilgilenmesine fırsat bırakmayın. Duanız eksik olmasın. Dünyayı cennetiniz zannetmeyin. Dertlerden daha büyük bir yürek taşımaya bakın. Allah yardımcınız olsun. Selamünaleyküm.
Bacı, Rabbim sana huzur indirsin, kalbine ferahlık, evine bereket versin. Zannedersem bu durumu bir de psikologla görüşmelisin. Onunla da görüştükten sonra o da tavsiye ederse işi bırakmanı faydalı bulurum. Böylece eşin hazır para bulamayacağı için oyunu bırakabilir. Allah yardımcın olsun.
Selamünaleyküm. Beş aylık bir çocuğu ölümcül bir neden dışında aldıramazsınız. Bunun vebali sizi de onu da yakar. Ayrılacaksanız usulüne göre ayrılın, çocuğu da usulüne göre sahiplenirsiniz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
O çirkin sözleri ancak suçüstü gördüğümüz biri için kullanabiliriz. Ulu orta kullanılması ve genelleme yapılması caiz değildir.
Bizzat hatırlanan yeminlerin her biri için ayrı kefaret ödenmesi esas olandır. Hatırlanmayanlar için ise tek bir kefaret verilebilir.
Şu anda yapacak hiçbir şey yok; eşiniz yaşıyor olsaydı ayrılmanız gerekecekti. Şimdi tevbe edin, samimi bir imanla yaşamaya gayret edin. Allah Kerim'dir, Rahim'dir; O, sizi mağfiret buyurur. İstiğfara devam edin.
Size birkaç hususu belirtmekte yarar buluyorum: a- Temiz duygularla hacc hasreti çekip haccetmeden ölüp gitmek, hacca milli takım uğurlanır gibi uğurlanarak gitmekten, riyaya bulaşmış bir hacc yapmaktan çok daha iyidir. Merak etmeyin, gidemeseniz de Allah Teâlâ'nın size gitmiş muamelesi yapması mümkündür. En azından bunu değerlendirin. b- Gidebilecek birinin hakkını gasbedip gitmenin dışında 'kaçak' yollarla hacca gitmek caizdir. Yeter ki bir mü'minin hakkını gasbetmek olmasın. c- Bu işin aksamasında Suudi Devleti'nin sorumluluğunu kimse yok sayamaz. Ama o sorumlulukta TC'nin de büyük payı vardır. Mesele, hacc ibadeti üzerinden değil hacc ibadetindeki para üzerinden değerlendirilmektedir. d- Sizin başvurmayı planladığınız yollarla haccın bir risk taşıdığını da dikkate almayı unutmayın; hayal kırıklığına uğrarsınız. Allah umduğunuza erdirsin.
Doğru bir iş yapmışsınız. Allah'a emanet olun.
Ticarette, hile, yalan ve aldatma olmadığı sürece kazancın sınırı yoktur. Özellikle devletin nah koyduğu yani fiyat belirlediği mallar bunun dışındadır.