Fetva Meclisi
Soru
Marketlere yılbaşı için gelen hindi etini almak caiz midir? Amaç yılbaşı olmayıp yalnızca et yemek olsa da hüküm aynı mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Hıristiyanların kutladığı manada bizim bir yılbaşımız yoktur. Onlar, yılbaşını bir dini gerekçeyle kutlamaktadırlar. Bizim için din, sadece Allah ve Resulü’nün emrettiği şeylerdir. Yılbaşı diye bir ibadet türü de yoktur. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin, Mekke’den Medine’ye hicret etmesi, takvim başlangıcı olarak kabul edilmiş ve Hicret Takvimi adıyla anılmıştır. O takvimin başı da bizim yılbaşımız olmuştur. Bizim sevincimiz, takvim yapraklarının yenilenmesine, baharın coşmasına değildir. Bunlar geçici güzelliklerdir. Biz, Rabbimizin affına nail olduğumuz gün yeni dönemimizi başlatmış sayar, sevinir, uçarız.
Direkt haram olan bir işe alet olmak da haramdır. Yılbaşı kutlamalarının haram olduğunu düşünüyoruz. Sadece o iş için kullanılacak bir aydınlatma cihazını satmanızda siz de ona alet olmuş olursunuz.
Herkesin kendi imanına, kendi örfüne sahip çıkması gerekir. İnsanların dini ve milli hassasiyetlerinin erimesi bir kayıptır. Kayıp nedeni olmak da bir hatadır. Hatanın hacmine göre de herkes sorumludur.
Basit meta için dininizi çiğneyenleri kâr ettirmemelisiniz.
Selamünaleyküm. Emaneti kullanma, emanetle sahibi arasındaki ilişkiye göre kullanılabilir. Eğer böyle bir kullanım için size müsamaha ediyorsa sakıncası yoktur. Aksi takdirde caiz olmaz. Helallik almanız ve tövbe etmeniz gerekir.
İnsan veya hayvan şeklinde üretilen mankenler yasak olan putlara benzediği için üretilmeleri ve kullanılmaları caiz değildir.
caiz konusundaki diğer fetvalar
Para birimleri değiştiğinde mesela biri lira diğeri dolar olduğunda iki eşya gibi olurlar. Biri para diğeri de mesela buğday gibi olurlar hükmen. Bu nedenle bir para biriminin diğer para birimi ile alınıp satılması caizdir denir. Burada bir haksız kazanç söz konusu değildir. Zaten artıp azalabildiği için insanlar onun ticaretini yapmaktadırlar.
İbadetler bu tür işlerle bulaştırıldığında o ibadetlerden beklenen lezzet ve ecir de eriyebilir. Biraz gerçekçi ve samimi olmak gerekiyor.
Bedenden dinen alınabilir nitelikteki tüylerin, tıbben sakıncası yoksa lazer yöntemi ile giderilmesinde sakınca yoktur.
Eğer dininize uygun bir iş yapacaksanız, tek başınıza seferiliğe çıkmayacaksınız. On iki yaşında yeğeninizle çıkabilirsiniz. Zikrettiğiniz sebepler bir zorunluluk oluşturmuyor. Cenazeye yetişmek, bir tedaviyi yaptırmak veya düşmandan kaçmak gibi bir nedenle tek başınıza yolculuk caiz olabilir.
Taziye evinde, ÖLÜ İÇİN YEMEK sünnete aykırıdır. Cenaze sahiplerinin meşguliyetine karşı onlara yardım olsun diye yapılan veya getirilen yemek ise sünnettir. Evde veya özel mekanda toplanıp ölü için yemek yedirme ise anlamsız bir şeydir. Yemek aç insanlara sadaka niyeti ile yedirilir, o da sevap olur. Ölen ölmüş ve mezara girmiş, ağır bir akıbet onu bulmuş. Geride kalanlar ise toprağın üstünde ziyafetteler. Onlar doydukça da alttaki huzur buluyor. Buna kim güler kim ağlar bilemiyorum. Ahiret alemini bu kadar hafif görmemeli idik. Ölüm ve kabir bir ziyafetle geçiştirilebilecek bir olay olmasa gerek. Tavsiyemiz o sofralara caiz olsa bile sırf kabir aleminin ağırlığını gözümüzde hafiflettiği için oturmamaktır. İnsanlar ne der ne demez onu bilemem; nekir münker ne diyecek onu biliyorum.
Zihgir Yüzük kullanmanın haram olduğuna dair de bir söz yoktur, faziletine dair de. Ecdattan kalan asıl mirasımızı arayıp bulmamız daha acil görevimiz olmalı.