Fetva Meclisi
Soru
Hocam yılbaşında insanların birbirine tebrik mesajı atması caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
En azından kâfirleri taklit etme günahı işlenmiş olur.
Bu nedenle büyük bir günah işlenmiş olacağını söyleyemeyiz ama iki şeye itirazımız vardır: Biri, bir yakınımıza alakamız için onun doğum gününü mü bekleyeceğiz? İkincisi de, insanoğlunun doğum günü aynı zamanda ölüme yaklaştığı bir yıl anlamına gelmektedir. Bir yakınımızın ölüme yaklaşmasını kutlamayı neden idrak edemiyoruz?
Hediyeleşmek, sünnettir. Muhabbeti ve ülfeti artırmak için güzel bir araçtır. Ancak yılbaşı temalı her ne varsa bizim imanımıza da dini örfümüze de ait değildir. Bu hassasiyetimizin erimesi bir kayıptır ve hatadır. Kâfirleri taklit etmekten uzak durduğunuz için dışlanmış olmanız ise kıyamet günü ancak bir övünç sebebi olabilir. Allah yardımcınız olsun.
Müminler birbirlerinin kardeşleridirler. Her mümin diğer müminin aynası gibi olmak zorundadır. Şu kadar ki, kaş yaparken göz çıkarmak gibi bir hata işlemekten kaçınmak gerekir. Yaşa başa, birikime dikkat ederek ve tatlı dilli konuşarak iş yapmak gerekiyor.
Bütün dünyanın sakıncalı bulduğu bir iş için eşe zulüm olacak şekilde davranmak elbette yanlıştır. Tepki göstermekte dinen hakkınız vardır. Aile hassasiyetlerine dikkat ederek dengeli bir şekilde tepkinizi gösterin.
Selamünaleyküm. Kesin olmayan bir bilginin peşinden gidemeyiz. Hata edeni terk edemeyiz. Hata edeni ikaz eder, düzelmesi için gayret ederiz. Ondaki mikrobun bize bulaşmaması için dikkat ederiz. Mü'min olmak böyle bir şeydir.
hristiyan konusundaki diğer fetvalar
Bir insanın küfre girmesi için kalben inkâr etmesi, dini bir hükmü reddetmesi veya İslam’ın kesin haram kıldığı bir şeyi helal görmesi gerekir. Doğru olmamakla beraber siz bu sözü inandığınız için değil gelişigüzel bir şekilde, espri ya da sohbet arasında söylemişsiniz. Eğer bu sözü bilerek ve Hristiyan ibadetini meşru görerek söylemiş olsaydınız, bu tehlikeli olurdu. Ancak kastınız bu değilse, bu bir dil sürçmesi ve yanlış bir sözdür. Bu sözünüzle bir insanın hakkına girmiş de değilsiniz. Çünkü bu bir hata olmuş ve kimseye doğrudan zarar vermemişsiniz. “Allah’ım, bilerek veya bilmeyerek söylediğim yanlış sözlerden dolayı beni affet. Bir daha böyle bir hata yapmamam için bana yardım et.” diye dua edebilirsiniz. Gelecekte bu tür ifadelerden kaçınacağınıza dair kendinize söz verebilirsiniz. İçinizin rahatlaması için de "Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhû ve rasûluh" diyerek imanınızı tazeleyebilirsiniz.
“Saygı duyma” kavramına yüklenen anlama göre bu cevap da değişebilir. Eğer saygı duyma ile değerli bulma, takdir etme kastediliyorsa bu imanı götürecek bir sorun olabilir maazallah. Hayır, o kendi haline ben kendi halime anlamında bir saygı duyma yani onun varlığını kabul etme anlamında ise bunda bir sakınca olmaz. Kur'an'ımız bize bunu zaten öğütlemektedir. Kâfirûn suresinde “SİZİN DİNİNİZ SİZE BENİM DİNİM BANA” ölçüsü konmuştur.
Resmi bir bilgi olarak anlamını bilmiyorum ama bizdeki hilali temsil ettiği gibi onlardaki de haçı temsil etmektedir zannederiz. Bir tedavi veya acil destek gerektiğinde o tür malzemenin kullanılması sakıncalı olmaz.
İman bütün ibadetlerin ön şartıdır. İmanı olmayanın yaptığı hiçbir iş ibadet niteliği taşımaz. Ona oruç da denmez zaten, olsa olsa aç kalma, rejim yapma olabilir.
Müslüman bir erkeğin Hıristiyan bir kadınla evli kalmasında sakınca yoktur. Evlenmemesi tavsiye edilse de caizlik bakımından sakıncası yoktur. Bunun aksi yani Müslüman kadının Hıristiyan bir erkek ile evlenmesi ise caiz değildir.