Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben yirmi beş yaşında bir erkeğim ve Almanya'da yaşıyorum. Ben bazen namazlarımı kaçırıyorum. Burası Türkiye gibi değil gerek insanları olsun çevresi olsun Türkiye'de namazın kaçacağını anladığında bir parkta veya temiz bir yerde namazı eda edebiliyoruz burada insanlar alay eder diye veya beni kınarlar diye korkuyorum. Biliyorum Maide suresinin 54. ayetinde Rabbim buyuruyor ki onlar kınayıcının kınamasından korkmazlar. Bu ayete rağmen Rabbim beni affetsin yine de namazım kaçarsa kılamıyorum. Bu durumda bana neyi tavsiye edersiniz? Bir de hocam burada kendimi en büyük günahlardan biri olan zinadan nasıl koruyabilirim? Her namazdan sonra zinadan sana sığınırım zinadan beni koru Allah'ım diye dua ederim ve dua ederken gözyaşlarımla dua ediyorum. Gerçekten bir gün ayağım kayar da (Allah korusun) zinaya düşenlerden olurum diye çok korkuyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Öncelikle, Allah’ın rızasını gözeterek haramdan sakınma hassasiyetiniz çok kıymetlidir. Bu, imanınızın güçlü olduğunu gösterir. Ev arkadaşınızın yaşam tarzından uzak durun. Onu uyarmışsınız ancak düzelmiyorsa bu konuda daha fazla zorlamanıza gerek yoktur. Eğer mümkünse farklı bir ev arkadaşı bulmaya çalışın. Kendi özel alanınızı koruyun, haram ortamına maruz kalmamaya dikkat edin. Zinadan kendinizi korumaya çalışın. Bunun için ibadetlerinizi artırın, özellikle namazı terk etmeyin ve Kur’an okumaya devam edin. Kendinizi yalnız bırakmayın, güvenilir ve dindar arkadaşlar edinin. Boş zamanlarınızı verimli kullanın, spor, ilim, mesleki gelişim gibi alanlara yönelin. Allah’tan yardım isteyin. İlmî ve dini sohbet halkalarına katılın.
Selamünaleyküm. Evet, zorunlu durumlar olabilir ama siz de gerekli tedbirleri alın. Mesela kapı kapalı olmasın öyle bir durumda. En azından kapıyı aralık bırakın. Öğrencinin yüzüne, bedenine direk bakmayın. Asla elle dokunmayın. Onu, tatlı ve şirin konuşmaya sevk etmeyin. Konuşunca mani olun. Gözünüzü ve elinizi koruduktan sonra bir nebze güvende olabilirsiniz. İbadetinizi ihmal etmeyin. Bekâr iseniz en kısa zamanda evlenin. Evlenince de eşinizle iyi bir aile hayatı yaşamaya gayret edin. Cemaatle beraber olun. Mü'min kardeşlerinizden ayrı kalmayın. Sürekli bir ilim halkasını takip edin. Nefsinize itimat etmeyin. Çok dua edin. Allah yardımcınız olsun.
Bırak onu bunu ve hemen büyük bir tevbe ile Rabbine koş. Önce tevbe et. Temiz mümin ol. Kendi temizliğini öncelikle. Sonra onunla ilgili endişelerini hesapla. O da böyle yapsın. Ve hemen evlenin, hemen.
Selamünaleyküm. Anlattıklarınızın aynen olduğuna ve bir abartma olmadığına göre cevap veriyorum size: Öncelikle bir psikologa muhakkak görünün, sizi sağlıklı bir hayata yönlendirsin. Bu şekildeki bir ailede kalmayı istemeyip evlenme arzunuz doğru bir karardır. Karamsar olmayın ama sizin bu sıkışmışlığını zı sömüre bilecek birinin tuzağına da düşmeyin. İkisinin arasında dengeli karar ermeye çalışın. Yapacağınız istişareler sonucu doğru tahmin ettiğiniz bir evliliği de gerçekleştirin. İzin vermeleri de gerekmez.
Ahlakını korumaya devam etmelisin. Bunu yaşayan tek sen de değilsin. Örneğin Musa aleyhisselam banyo yapacağı zaman çıplak olarak yapmazdı. İsrailoğulları da çıplak yapmadığından dolayı kendisi hakkında ileri geri hoş olmayan sözler söylemişti. Fakat Allah bu kimselerin söylediği çirkin yakıştırmalarından Musa aleyhisselamı temize çıkardı. Peygamberin izinde olmak da kolay değil. Dolayısıyla seninle ilgili ne kadar yakıştırmalar yapılsa da iffet ve ahlakından taviz verme. Allah'ın seni de temize çıkaracağı günler yakındır. Çizgini bozma.
Selamünaleyküm. Bu durumda sizin, kendi onurunuzu da dikkate alarak uzaktan yönlendirmeniz uygun düşer. Tavsiye edin, yönlendirin; uzaktan olsun. Evlendirmeyi iyi düşünmüşsünüz. Ama kimsenin namuslu kızını aldatmayın. Kendi kapağıyla yuvarlansınlar. Bizim vazifemiz, iyiliğe delalet etmek, iyileşmesi için yardım etmek olmalıdır. Çok da üzerine yığılırsanız naza çeker, işi uzatır. Bırakın biraz kendi düşünsün. Sizlere dualar ederiz.
çevre konusundaki diğer fetvalar
Af dileyin Rabbimizden. Tevbe edin! Allah'ın mağfireti dışında bir çıkışımız yoktur. Kurtuluşumuz O'nun bizi affına bağlıdır. Bundan sonra aynı hatanın yanından dahi geçmemek için şunlara dikkat etmelisiniz; - Zina günahına, haramına insanı sürükleyen ilk aşama gözdür. Gözünüzü kontrol altına almaya çalışın, ufacık gördüğünüz bir hatadan pişmanlığa koşun. Gözünüzü sizi kışkırtan şeylerden uzak tutun. - Gıdanıza, uykunuza özen gösterin. Düzenli ve yoğun bir hayatınız olsun. - Sizi olumsuz yönde etkilendiğini alenen gördüğünüz çevre, sosyal medya ilişkinizden uzaklaşın. - İşlemiş olduğunuz bu büyük günahı kimseye anlatmayın, yazarak dahi olsun tekrar o cümleleri kurmayın. Tevbe edin ve unutun. - İbadetlerinizle teselli bulun. İbadetle teselli bulduğunu düşündüğünüz insanlarla bir araya gelin, konuşun, takip edin. Bir kötülükten insan iyiliği hayatına geçirerek çıkabilir. Yaptığınız güzel amelleri artırın, dua edin, tevbe edin, namaz kılın, Kur'an’ı Kerim okuyun.
Elinizden geleni yapın. Gerisini Allah'a havale edin. Yanınızda gıybet edileceği zaman kalkmak için müsaade isteyin; ortamda bulunmayın. Gıybetten kaçmak da ibadettir. Heyecanınızı kırmayın, kendinizi motive edin. Allah yardımcınız olsun.
Öylesine bir geçme olması pek mümkün değil. Fakat dinlediğin problemlerin gerçekte nasıl çözüldüğünü bilmeden, aslında onların içindeki çözümleri soğukkanlılıkla bilmeden olaylara sadece bir yandan üzülmemeye çalışıp bir yandan da moral vermeye çalışıyorsan sürekli, işte bu bir süre sonra sende de sıkıntılara sebep olabilir. Çünkü yorulursun. Fakat sorunların neden kaynaklandığını tespit edebiliyorsan ve gerçekten işe yarar çözümler tavsiye edebiliyorsan, öyleyse kendi hayatında karşılaştığın sorunlara karşı da aynılarını uygulayıp sorunların çözümüne ulaşabilirsin. Bu açıdan bakınca da aslında kendini koruyacak bir iş de yapıyor olabilirsin. Kısacası bu senin birikimine, yeteneklerine, duygusal gücüne, tekniklerinin gücüne vs. bağlı değişebilen bir şeydir. Problemlerinin gerçek sebebini bilmeden tahminlere göre hareket alman pek sağlıklı olmaz. Bir yargıya ulaşmadan önce mutlaka gerçek sebebe ulaşmaya çalış ki sağlıklı bir yol alabilesin. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Bu hususta çevren çok önemlidir. Geniş bir zaman içinde de olsa çevren seni kendine benzetir. Okuduğun eserler önemlidir. Örnek tuttuğun şahsiyetler önemlidir. İbadetlerindeki titizlik önemlidir. Allah yardımcın olsun.
Bu durumu bir savaş gibi kabul et. Savaşta zaman zaman ezilir gibi olduğun olabilir. Pes etme. Şeytan bu durumunu kullanarak seni kökten yok etmeye çalışacaktır. Yüz kere yıkılsan bile yüz birinciye kalkacaksın. Hayat böyledir. Haramların sebeplerini gidermeye çalış. Mesela bekâr isen evlen, biri seni etkiliyorsa ondan uzak kal. Öyle veya böyle, asla yıkılma ve pes etme.
Sünnet olan bir şey için ifrat/tefrit denebilir mi; her birine meleklerin asılı kaldığı tüylerdir onlar esasen. Asla ifrat değil ama çevrenin baskısına karşı direnemeyecek olan ya da bulunduğu ortam açısından zorunluluk durumunda olan sakallarını kesebilir. Buraya takılıp kalmamalısın. Önünde uzun bir iman mücadelesi dönemi var, heyecan ve enerjini o günlere de sakla. Allah yardımcın olsun, işini asan etsin, kalbine huzur indirsin güzel delikanlım.