Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir tanıdığım kızlarını 15 yaşlarında istemedikleri kişilerle evlendirdi. Hatta en büyük kızı çirkin evde kalır diğerleri de evlenemez diye dul biriyle evlendirdi. Bir kızı intihar etti, küçüklükleri boyunca hakaret ve dayağa maruz kaldılar psikolojileri hiç iyi değil. Zamanla sevgileri de azaldığı için onlarla pek konuşmak istemiyorlar dolayısıyla anne babaları onlara sürekli beddualar ediyor. Onların ahireti için endişe ediyorum sürekli beddua edilmesi canımı sıkıyor, üzülüyorum. Bu kişilerin ettiği beddualar kabul olur mu ne yapılması gerekir, olması gereken şey bu durumda nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Kızım, Allah seni muhafaza buyursun. Aklını ve varlığını korusun. Hem annene hem babana karşı bir kusur işleme. Kötü evlat durumunda olma. Onları sevmek zorunda da değilsin. İyi bir evlilik yapıp kurtulunca onları da unutursun inşaallah.
Babanı düzeltemeyeceğine göre sen kendi ahiretini ve dünyanı kurtarmaya bak kızım. Onu “özürlü” kabul et. Annenle daha fazla ilgilen. Elinde olmayanı bırak yapabileceğine sarıl. Babana beddua da etme, bedduan tuttuğunda senin baban helak olacak ve sen yine üzüleceksin. Hayır dua et. Duan tutar, baban değişir biiznillah.
Anlattığın gibi bir durumda baban haksızdır. Böyle bir kararında babana itaat etmen gerekmez. Onu yok kabul etmen de uygun düşmez. Buna göre şöyle bir uygulama yapmanı tavsiye edebiliriz: Yaşadığın yörede kızların evlilik yaşı için normal bir yaşta isen bu işi başlat. Mesela on dokuz yaşı genelde henüz erken gibi görülüyor. Baban bu durumda haklı sayılabilir. Yirmi beş civarı ise baban haksızdır. Evlenmen biyolojik olarak gerekli duruma geldi mi yani artık zihnini ve aklını meşgul ediyor mu? Bu kararı duygusal olarak değil akılla ver. Ailenizden dede ve amca, dayı gibilerle durumu istişare et, onlar sana haklısın kızım diyorlar mı? Tek kalmamaya çalış. Eş adayına babanla sorun yaşanabileceğini bildir. Bunu kaldırıp kaldıramayacağını öğren, seni yolda bırakmasın. Annene ve babana artık evlenmek için yasal haklarını kullanabileceğini açık bir dille söyle. Hiçbir şekilde geri adım atmazlarsa eş adayınla size en yakın müftülüğe git ve nikâh kıydır, evlen. Vebale girmezsin. Bunları yapmaya cesaretin gelmiyorsa, senin evlilik vaktin henüz gelmemiş demektir, biraz daha sabret.
Selamünaleyküm. Sevgiyi kanunla veya reklamla oluşturmak mümkün değildir. Zorla sevmek dinen de istenmez insandan. Bizden istenen, insanî görevleri eksiksiz yapmamızdır. Eşiniz, ailesine karşı görevlerini her durumda yapacaktır. İhtiyaç anlarında yanlarında olacaktır. Diğer sevgi hususunu ise zamana bırakmak durumundadır. Sizin de eşinizle ailesi arasındaki ilişkilere bu düzeyde karışmanız pek doğru değildir, sorun size sirayet eder sonunda, siz suçlu olursunuz. Sadece emribilmaruf düzeyinde ilgilenin konuyla. Allah ailenizi ebedî saadete erdirsin. Mücahit, salih, âlim çocukların anne babaları olasınız.
Anne ve babayı Allah’tan sonraki en büyük hak sahipleri olarak bil. Allah’a isyan olmayan isteklerinde onlara itaat et. Konuşma tarzın ve ilişkilerin bu hassasiyet üzerinden olsun. Yüzün onların önünde mütebessim olsun. Kalbin huzurlu olsun. Onların onurlarını onların arkasından da korumayı vazifen bil. Onları mutlu edecek şeyleri tespit et ve yap. Onlara danışmayı ihmal etme. Böylece senin onların önünde böbürlenmeyeceğine inanmış olsunlar. Onlar seni çağırınca veya bir istekte bulununca anında cevap ver. Onların yakınlarına ve dostlarına alaka göster. Onlarla hiçbir şeyi tartışma, haklı olsan da tartışma. Onlara karşı inat etme, inatlaşma. Onların gönlüne dokunacak ise kardeşlerinle tartışma, incitme onları. Ev işlerinde özellikle annene yardım et. Hata etmen durumunda defalarca özür dile, gönüllerini toparla. Onların odalarına izinsiz asla girme. Sofrada onlardan önce yemeğe başlama. Onlara asla yalan konuşma. Eşin ve çocuklarını onlardan üstün tutma. Eşini de ezme arada tampon gibi kalmaya razı ol. Onlardan daha yüksek ve değerli bir yere oturma. Senin konumun ne olursa olsun baban ve annen ile iftihar etmekten kaçınma. Onlara karşı cimri olma. Evlilik konusu gibi konularda onlarla farklı düşünüyorsan konuşu bir ilim adamının hakemliğine havale et. Dualarını ömrünün bereketi bil. Onlar ölünce onlar için sadakalar ver, dualar et… Onları hiçbir zaman ve hiçbir yerde unutma.
Selamünaleyküm. Bu sıkıntıyı abartırsanız siz de tipik bir babaanne olursunuz genç yaşınızda. Biraz görmezden gelin. Aklı yerinde diyorsunuz ama o yaşta insan genellikle çocuk olur. Sabredip kazanmak zorundasınız. O sizin anneniz yerindedir.
anne konusundaki diğer fetvalar
Asla bir kusur işleme, Yanlış bir söz söyleme, Görevini ihmal etme. Gerisinde serbestsin; Seviyeli ve mesafeli kalabilirsin. Yine de sen onun yaptığını değil senin yapman gerekeni ölçü al kendine, kazan böylece.
Kadının üvey annesi kadının kocasına mahrem değildir. Bu da öz annesi gibi olmaması anlamına gelmektedir.
Bacı, Allah yardımcınız olsun. Çocuğunuzun durumu doktorluk bir durumdur. Asla umutsuz olmayın. Onun tedavisinden daha önemlisi sizin onun bu halinden dolayı yıkılmamanızdır. Onun doktoru da tedavisi de sizsiniz biiznillah. Onunla tartışmamaya çalışın. Kronik hasta gibi değil de BUGÜN BİRAZ CANI SIKILMIŞ BİR HASTA gibi davranın ona. Mümkün olduğu kadar onun havasına uyun. Yapmadığı veya yapamadığı şeyleri hemen tenkit etmeyin ki sizden soğumasın. Şunu bilin: Siz ayakta kalmayı becerebildiğiniz sürece er veya geç o toparlar. Muhakkak iyi bir doktora gidin ve sakın dua etmeyi unutmayın. Her namazınızın arkasından onun için dua edin. Eğer İstanbul’da bulunuyorsanız beraber bize gelebilirsiniz; bir iki dakika da olsa dertleşiriz onunla. Sizler için, yavrumuz için dua ederim. Allah içinizi ferah tutsun, kalbinize huzur indirsin, yavrumuza da afiyet versin. Âmîn.
Allah yardımcınız olsun, sizi de evladınızı da mübarek kılsın. Sakın ha, acele etmeyesiniz, sakın! Nasıl yavaş yavaş büyüyorsa yavrunuz eğitimini de öyle yavaş yavaş oturtacaksınız. Bu konuyla alakalı yakın zamanda “Anneler, acele etmeyin” isimli bir konuşmam yayınlanacak, onu izleyebilirsiniz. Çocuğun yaşına göre bilgi vermek ve eğitmek asıl olmalıdır. Bunu yaparken de korkup yılmanıza gerek yoktur. Firavun sarayında tek kalsanız bile Allah sizinledir, korkmayın. Çokça istişare edin. Sizden önce çocuk yetiştirme sürecini yaşamış mü'min kardeşlerinizin tecrübelerini değerlendirin.
Böyle bir mecburiyet yoktur. Vermeseniz de günaha girmiş olmazsınız. Allah Teâlâ hepimize afiyetler versin.
Endişelenmeyin. Uzaktan yapıp yapamayacağına dair bir karar vermek isabetli olmaz. Şu anda da vakıf olarak kapalıyız. Yalnız sözünü ettiğiniz durum ortada ise çocuğa acilen hafızlığı bıraktırın. Bunu yaparken de bir plan dâhilinde yapın. Şöyle yapabilirsiniz: Hocası ile görüşün. Hocası kızımızın tıkandığını bir süre izin yapmasının yararlı olacağını size ve ona söylesin. Siz de “elbette, bize kızımızın huzuru gerekli, o nasıl isterse biz öyle yaparız” gibi bir cevap verin. Kızınız, sizden ve evden ürkmesin. Böylece kıza en az üç ay izin alın. Bu üç ayda kızımız toparlanabilirse zaten kendisi ben gideceğim der, sorun da çözülmüş olur. Olmazsa üç ay daha izin alırsınız. Bu arada da asla onunla bırakma konusunu tartışmayın. Alakanız azalmasın. Bilhassa annesi yüz asmasın onun yanında. Akrabanızla onun bu durumunu paylaşmayın. Özellikle de onun yanında hiç konuşmayın. Bu zaman zarfında imkânlar düzelir de bize gelebilirseniz biz de inceler size cevap veririz biiznillah. Diğer okul programı da bu arada devam etsin. Şeytan sizi yıkmasın, dikkat edin. Yavrunuz için sabah namazlarından sonra dua edin. O size, iyi bir insan, iyi bir Müslüman olarak lazımdır. Böyle yaparsanız bunları kaybetmezsiniz Allah’ın izni ile.