Fetva Meclisi
Soru
Hocam baba ailede her zaman kavga çıkarıyorsa ya da çocuğunu öldürmek istese çocuğun kendisini savunma hakkı var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Anne baba her şeyde haklıdır diye bir kural yoktur. Anne veya baba da zalim olabilir ama her şeye yüzeysel bakılabilen bu dünyada tam bir adalet beklenemez. Bilhassa insanın anne babasına karşı bir hukuk zaferi kazanması suya yazı yazmak gibi zor alabilir. Bunun için de deriz ki evladın hakkını ancak Allah Teâlâ alır kıyamet günüde. Dünyada da anneye babaya ceza verebilir elbette ama kimin neyi ceza olarak gördüğünü biz kesin olarak bilemeyiz.
İnsani boyut, merhamet gibi duygusal bölüm dışında ele alındığında bir çocuk reşit olunca babası onun işini kurmak zorunda değildir. Herkes kendi işini kurar, hesabını yapar. İş kurala dökülürse durum böyledir.
Anlattığınız bu baba yanlış yapmaktadır. Bu gerçek ortada zaten. İkinci bir gerçek de şudur: Sizin babanızı düzeltmeniz mümkün değildir. Bir baba evladından nasihat dinlemez genelde. Bu sebeple siz babanıza başkalarının ağzından söyleyin söyleyeceğinizi. Ve mümkün olduğu kadar da onunla tartışmalı bir alana yaklaşmayın. Allah yardımcınız olsun.
Sevme ve saygı hususunda içinden gelmiyor olabilir. Bunda da haklı olabilirsin. Evlatlık ilişkisini olduğu gibi korumak ve ona karşı kabalık yapmamak ise görevindir. Bir de anneni düzeltmekten sorumlu tutma kendini. Sen evlatlık noktasında dur, onun akıbetini Allah’a bırak. Sabrederek kazanacağımız bir dünyada olduğumuzu unutmayasın.
Bir annenin çocuklarına mirastaki haklarından vazgeçmesini emretme hakkı yoktur. Böyle bir talep de bulunur çocuk da itaat etmezse çocuk için anneye asi olmak gibi bir günah olmaz. Nezaketinizi ve saygınızı bozmadan annenizin bu talebini reddedin. Diğer evlatlık hukukunu hakkıyla işletin.
Anne baba veya bir başka insanın bir konuyu sır tutmayı rica etmesi ya da emretmesi karşısında sırrı korumamız gerekir. Ahlak bunu gerektirir. Bu durum ikinci bir insanın hakkına tecavüz ya da bir çeşit zulüm nedeni oluyorsa elbette zulme alet olmayız.
anne konusundaki diğer fetvalar
a- Yetime ait olan maldan onun için harcama yapılırken yöresel ortalamalara dikkat edilmelidir. Yiyip içmeden giymeye kadar her konuda kısıtlama da yapılmamalı, abartma da yapılmamalıdır. Yöre çocuklarının ortalaması bulunmalıdır. b- Çocuk kanuni rüşt yaşına gelmiş ve sağlık olarak bir sorun yaşamıyorsa malı ona teslim edilmelidir. Bu da belgeli bir şekilde yapılmalıdır ki daha sonra bir fitne ihtimali olmasın. c- Yetime bakan kişi fakir ise yetim için ayırdığı vakit ve enerjisi karşılığında makul bir ücret alması mümkündür. Bu makul miktar yaşanılan ülke şartlarına, mahkemelerin takdir ettiği ücretlere göre belirlenir.
Bacı, Allah Teâlâ ömrüne ve ameline bereket versin. En güzel kitap olan çocukları okuyorsun ya, neden dert ettin ki? Sen okusan okusan elli yıl daha okursun. Ama o çocuklar biiznillah bir nesil okuyacaklar senin himmetinle. Onların nesli okuyacak… Ve ecirler seni mezarında bulacak biiznillah. Bundan daha yaygın ve kalıcı okuma olur mu? Böyle düşün bacı. Ve şu planı uygula: Farzlardan hiç eksik yapmayacaksın. Haramlardan tam kaçınacaksın. Eşin ve aile huzurun birincil hedefin olacak. Nafile ibadetlerden ikincil olarak yapabildiğin kadar belki az ama öz yapacaksın. Fırsat doğduğu anları iyi değerlendireceksin. Eski okumalarının üçte biri kadar bile okusan yeterlidir. Sen annesin; senin çok vaktin olmaz ama çok işin olur. Kendini rahat günlerinle kıyaslama, bugünün hesaplarını yap. Allah yardımcın olsun. Âmîn.
Allah yardımcınız olsun, sizi de evladınızı da mübarek kılsın. Sakın ha, acele etmeyesiniz, sakın! Nasıl yavaş yavaş büyüyorsa yavrunuz eğitimini de öyle yavaş yavaş oturtacaksınız. Bu konuyla alakalı yakın zamanda “Anneler, acele etmeyin” isimli bir konuşmam yayınlanacak, onu izleyebilirsiniz. Çocuğun yaşına göre bilgi vermek ve eğitmek asıl olmalıdır. Bunu yaparken de korkup yılmanıza gerek yoktur. Firavun sarayında tek kalsanız bile Allah sizinledir, korkmayın. Çokça istişare edin. Sizden önce çocuk yetiştirme sürecini yaşamış mü'min kardeşlerinizin tecrübelerini değerlendirin.
a. Yanında çocuğu ile ilgilenecek kimsesi olmayan annenin sürekli ağladığı veya güvenlik sorunu olabileceği için çocuğunu kucağına veya sırtına bağlayarak ya da elinden tutup ona güven vererek namaz kılması namaz açısından sakıncalı olmaz, namaz tamamdır. Böyle bir anne çocuğunu sabit bağlayabilirse o şekilde namazını tamamlar. Sabit bağlayamıyorsa çocuğu tutabildiği gibi tutar mesela secdeye inerken çocuğu yere bırakır ve ağlıyorsa bir kere tesbih ederek secdeyi kısa tutup çocuğu tekrar alır. b. Namazda bedenin, elbisenin ve namaz mekânının necasetten arınmış olması şarttır. Aksi durumda namaz sahih olmaz. Bedeninde, elbisesinde veya taşıdığı bir şeyde necaset bulunan namaz kılmamış olur. Örneğin cebindeki bir şişede necaset bulunan namaz kılmamış sayılır. c. Çocuğu, bezinde necaset bulunduğunu bile bile taşıyarak namaz kılan annenin namazı olmaz. d. Bu durumdaki bir anneye namazın özellikle farzlarını eda etmesini tavsiye ederiz. Sünnet namazları böyle durumlarda bırakabilir. Bundan da asla üzülmemeli, bir ibadetten diğerine geçer gibi görmelidir kendisini deriz.
Anne baba veya birisi hizmete muhtaç ise erkek ya da kız her çocuğu onun hizmetini yapmak veya hizmet eden bulundurmakla yükümlüdür. Evli olan kız çocuğu ise eşinin ihtiyacını öncelikli tutması gerekir. Anne veya babasına hizmet için eşinin iznini almış olması gerekir. Eşinin de mü'min insan kimliğini koruyan bir idrak ile böyle bir hizmeti engellemesi doğru olmaz. Özellikle annenin kadın gerektiren, babanın erkek gerektiren hizmetlerinde ise anneye kız çocuğunun babaya da erkek çocuğunun öncelikle hizmet etmesi gerekir.
Asla bir kusur işleme, Yanlış bir söz söyleme, Görevini ihmal etme. Gerisinde serbestsin; Seviyeli ve mesafeli kalabilirsin. Yine de sen onun yaptığını değil senin yapman gerekeni ölçü al kendine, kazan böylece.