Fetva Meclisi
Soru
Diyelim ki 15 Eylül tarihinde on bin lira param vardı. Bu sene aynı tarihte 30 bin lira param var. Şimdi zekatımı on bin üzerinden mi, yoksa 40 bin üzerinden mi vermeliyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Faize bulaşan birine zekât verilse zekât olarak geçerli olabilir ama biz haram işleyenlere mesafe koymayı yardımdan başlatmaktan yanayız.
Eline yüklü bir para geçen mü'min zekât açısından şunu yapar: - Eğer daha önce elinde zekât için yeterli miktarda parası bulunuyordu ise bu parayı da o paraya katar, eski parasının zekâtını verirken bu de o para ile beraber zekâtı verilen para olur. Yani eline geçen paranın özel ayrı bir zekâtı olmaz. Eskinin içinde o da zekâtlanır. - Zekât için gerekli nisap kadar ilk defa o para ile buluşuyorsa bu durumda hemen zekât gerekmez. Bir yıl (355 gün) bekler. Bir yıl sonra elinde bulunan para artar/eksilir de netice de zekât için gerekli nisap miktarının üzerinde olursa yüzde iki buçuğunu zekât olarak verir. Zekât için nisap 81 gram altının o günkü fiyatı olarak ölçülebilir.
Seksen bir gram altın veya bu kadar altının değerini oluşturan para ve benzeri değerde malı olan bu malı bir yıldan beri bulunduruyorsa bu malın zakâtını verir. Vereceği de yekünün yüzde iki buçuğudur. İleride yapmayı düşündüğünüz bir yatırımdan dolayı zekâtı ihmal edemezsiniz. Ama ev borcuna girdiğinizde, o evin borcu kadar paranız olsa bile onu yok sayabilirsiniz. Allah kabul buyursun.
Verdiğiniz bilgiye göre zekât verme zamanınız geldikten sonra üzerinize borç tahakkuk etmiş/gerçekleşmiştir. Dolayısıyla önce bir milyonun zekâtını vermelisiniz. Her kazandığınızın üzerinden bir yıl geçmesi gerekmiyor. Sene sonunda hesabınızdaki paraların kazanma tarihine bakmaksızın % 2,5 oranında zekâtını vermeniz gerekir.
Elinizdeki para borçlarınızın tümü düştükten sonra erimiş oluyorsa o para zekât açısından yok durumdadır.
Şu anda elinizde ne kadar para varsa onun zekâtını vereceksiniz. Bir iş için sözleşme yapıp imza atmadıkça da, ileride ev almak için biriktirmek gibi bir niyet zekâtı etkilemez. Allah Teala'ya emanet olunuz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Üzerinden bir yıl geçmiş gibi zekât vermeniz yani zekâtı öne almanız caizdir. Şu kadar ki, eğer o zamana kadar vermeniz gerekecek miktar artmış olursa onu da vereceksiniz.
Yemin konusunda bir sakınca yoktur.
Şeytan görmek isteyen birine onu gösterebilirsiniz.
Teyzenize kendi parası olmadıkça hac farz olmaz. Eşinin şüpheli maldan ona verip hacca gitmesi ile hac yapmış olur ama bu onun hac yapması ile yapmaması arasında fark olmayacak bir iş yapması anlamına gelir. En azından masrafın ağırlığını kendi helalinden karşılamadıkça hacca gitmemesinin daha iyi olacağını düşünürüm.
Bir kere eşinizde iman bulunduğunu siz de söylüyorsunuz. Bütün çirkefliğe rağmen biiznillah o dönecektir. Yeter ki siz sabredin ve işi inada dönüştürmeyin. Sık sık her gün aynı tartışmalar hiç bir sonuç getirmez bilakis kötülüğün kökleşmesine sebep olur. Yapacağınız en önemli iş, eşinizin size cinsel bir kilitle kilitlenmesidir. Kendinizi, internetteki kadınlardan daha cazip, daha bakımlı ve çekici yapmaya mecbursunuz. Bunu da lafla ve reklamla yapamazsınız. Bedeninizi kullanın ağzınızı susturun. Gözlerinizin birini kullanmayın, bir kulağınız duymasın. Tartışmaya girmenizin bir yararı olmayacak, boşuna kendinizi yıpratmayın. Eşinizi bir hasta gibi görmeye çalışın. Sizin bedeniniz, onun gözünde vazgeçilemez bir nimet olarak yer edinirse kısa zamanda iyi bir eşle karşılaşabilirsiniz. Unutmayın, onu siz kurtaracaksınız. Onun şifası sizsiniz. Siz de sabır ve gayretle yol alabilirsiniz. Sakın korkmayın, umutsuz olmayın. Bir de dönüş sürecine girdiğinde kalkıp 'biliyor musun...' diye eskiyi hatırlatır sözler kullanmayasınız. Yarayı kaşıttıkça kaybeden siz olacaksınız.
Müslüman kendi devletine hıyanet içinde olmaz. Birinci sorunuzun cevabı budur. İkinci sorunuzun cevabı ise şu şekildedir: Müslüman, İslam'ın bir bölümünü alıp gerisini bırakmaz; bütününe talip olur. Hilafet ise hilafet, cihat ise cihat. Böyle olmayan Müslüman risk altındadır.