Fetva Meclisi
Soru
Ömer Nasuhi Bilmen ilmihalinde diyor ki: 'Zekât malları birbirine karıştırılmadan, ayrı ayrı verilmesi lazım, verilmezse vekilin sadakası yerine geçer.' Bizler birkaç zekât parasını birleştirip tek bir seferde banka yoluyla Türkiye’ye yolluyoruz. Para hem kendi arasında karışmış oluyor hem de bankada kalıyor, banka Türkiye’deki şubesinden başka nakit ödüyor. Yani para hem birleşiyor hem karışıyor. Bu durumda bizim zekâtlarımızın durumu nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Zekât bir ibadettir ancak niyetle yapıldığında sevaba dönüşür ve ibadet olarak yerini bulur. Siz o paraları verirken zekât olarak niyet etmediğiniz için sonradan onu ibadete dönüştüremezsiniz. Tıpkı, dün kıldığı bir nafile namazı bugünkü farz namazın yerine saymak isteyen biri gibi olur bu.
Zekatı şahıslar verir. Kurumların zekatı olmaz. Cami ve dernek, vakıf kurumdur. Parasının zekatı olmaz. İş yeri, şirket gibi kurumların ise sahipleri bulunduğu için onlar zekat verirler.
Faize bulaşan birine zekât verilse zekât olarak geçerli olabilir ama biz haram işleyenlere mesafe koymayı yardımdan başlatmaktan yanayız.
Herkes ortaklığı oranında hissesine düşen mala göre zekât verecek. Ortak zekât olmaz. İşinizdeki kazancınızda zekât gerektiren malda herkes payına bakacak. Payı nisabı geçiyorsa ve senesi de doldu ise payı üzerinden zekâtını verecek, herkes böyle yapacak.
Kardeşinize zekât vermenizde sakınca yoktur. Babanız bakmıyorsa ve dedeniz de yoksa ya da bakmıyorsa kız kardeşinize babalık yapmanız görevinizdir. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Bir namazı ortak kılmadığınız gibi zekâtı da ortak vermeniz mümkün olmaz. Madem ayrı gayrı yoktur, hesap birinizin üzerinde biriksin yani mal birinizin olsun, zekât gibi sorumlulukları da o yerine getirsin. Kazanan iki kişi ise yine sevaptan herkesin payı olur.
banka konusundaki diğer fetvalar
Bankada çalışmak yanlıştır. Oradan geçinilmemelidir. Ölenlerden kalan maaş ise buna göre farklı bir durumdur; başka bir geçim kaynağı yoksa onunla yaşabilir. Benzer şeyi tevbe etmiş bir emeklinin emekli maaşı için de söyleyebiliriz.
Evlenmekle düğün yapmak aynı şey değil ki! Gerçekten evlenmek istiyorsanız, debdebeli bir düğün yapmayın, mobilyaya yatırımı ileriki döneme erteleyin; fakirce ama bereketli bir evlilik yaparsınız.
Elinize geçen faiz oranını tespit edip elinizden çıkarın; inşallah kurtulursunuz.
Başkası için günaha girmek olamaz.
Böyle bir iyilik olmaz. Ne faize bulaşın ne de hayır yapın.
Saydığınız şeyler harama batmak için makul bir neden değil ki? Her faize giren aynı gerekçelerle girer.