Fetva Meclisi
Soru
Ziraat odası çiftçiye gübre satıyor. Çiftçi de parasını seneye hasat zamanı vermek üzere odadan gübre alıyor. Çiftçi bankadan kredi kullanmak yerine bu sistemi tercih ediyor. Oda bu işlemden en az yüzde yirmi beş kâr elde ediyor. Odadaki bir tanıdığımız bu sisteme girmemizde bize yardımcı olacak, biz de paramızı gübreye yatıracağız ve örneğin 50.000 TL verirsek seneye 75.000 TL alacağımızı söylüyor. Bu işlem faize girer mi, kazanacağımız para helal olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
İki şık üzerinden düşünelim bunu: a-Buğdayı bugün veriyoruz. Ödemeyi seneye yapacağı için beş bin lira fark koyuyoruz üzerine. Bunda bir sakınca yoktur. Bu bir taksitli satış işlemidir. Peşin şu taksitle şu demek gibidir. b-Buğdayı veriyoruz. Parayı seneye alacağız ama kaç para alacağımızı seneye oluşacak buğday borsasına göre belirleyeceğiz. Bu caiz değildir. Malın fiyatı belirlenmeden yani ücret meçhul bırakılarak satılmıştır. Böyle bir ticaret caiz olmaz.
Kredi, parayı para ile satın almaktır. Paranın para ile satın alınması da faiz dediğimiz haramın adıdır. Yaşadığımız asırda neredeyse faizsiz bir iş halledilemeyecek duruma gelinmiştir. Allah'tan bizi korumasını dileriz. Faiz, nereye bulaşırsa orayı haramlaştırır. Ama bu tarım mahsülünün haramlığı şeklinde anlaşılmamalıdır. Mahsül temiz olabilir ama ondan kazanılan veya onun konduğu sofranın manevi bir kir taşıdığını bilmeliyiz. Az olsun helal olsun ilkesi ile yaşayalım.
Ayrıntılarını bilemediğimiz için bu sorunun cevabını veremiyoruz. Teşekkür ederiz.
Selamünaleyküm. Gübreliği kullanmanızdaki durumda bir sıkıntı yoktur. Jeneratör için de, bir sakınca yoktur. Allah işinize bereket ihsan etsin.
Aleykümselam. Babanız parasını istasyon sahibine 'ayda şu kadar kâr vermek üzere' verdi ise bu aldığı faizdir. Çünkü parasını kiraya vermiş durumdadır. Böyle değil de, işletmenin elde edeceği kârın mesela yüzde birini vermek üzere o parayı verdi ise bu bir ortaklıktır. Aldığı da helaldir. Eğer faiz bölümüne takılıyorsa babanızın parası hemen parayı geri alması gerekir. Şu ana kadar aldıklarını da bir derneğe versin.
Aleykümselam. Dışarıdan bakıldığında bu bir ticaret gibi duruyor. İçine girmemiz için de verdiğiniz bilgiler yeterli değildir. Size şunu özel olarak zikredebiliriz: Parayı veren kişinin parası çalıştırılıyor ve elde edilen kâr da para sahibi ile çalıştıran arasında belli bir oranda taksim ediliyorsa sakıncası olmaz. Para sahibinin parası sermaye olarak garanti ediliyorsa yani sonunda parasını alması garanti ise bu durumda caizlik kalkar. Ya da işletmeden kâr edilmese bile para sahibi belli bir kâr yine alıyorsa bu da caiz olmaz. Para sahibi kâr/zarar ortaklığı ile buna girebilir. Arada süt işletmesinin olması durumu değiştirmiyor.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
İşveren kurumun kuralları bu konuda bir izin hakkı tanıyor ve izinli iken ücret veriyorsa alınmasında sakınca yoktur.
Dengi bir miktarı vakfa bağışlamanız inşaallah yeterli olur.
Size bu imtihanı yapan kurumun sizin için belirlediği kuralların aksine yaptığınız her iş yaptığınızın 'gayrimeşru' olmasını gerektirir.
Yaşlı ve engelli insanlara hizmette esas olan erkeğe erkeği, kadına kadının hizmet etmesidir. Sizin bulunduğunuz yerde de, halkı Müslüman olan yerlerde de her zaman bunu bu şekilde uygulamak mümkün olmamaktadır. Ortada insanî bir zorunluluk vardır. Gereğinden fazla bakmamak, ellememek şartı ile bir mecburiyet sonucu bu hizmeti yapabilirsiniz. Yaptığınızda inşaallah vebal altında değilsiniz.
Öyle bir ortamda birinci ve en önemli hedefiniz ‘kendinizi korumak’ olmalıdır. Buna çok dikkat edin. Önce kendinizi yani mü'min kimliğiniz koruyun. Oraya gittiğiniz zamanla döndüğünüz zaman arasında mü'min kimliğiniz açısından bir erime varsa siz zarardasınız demektir. Siz zarar ettikten sonra diğer insanlar kâr etseler ne olur? İkinci olarak da, sözlerinizle değil tavır ve kimliğinizle örnek olarak dininize hizmet edin. Vakarınız en önemli reklamınız olsun. Üçüncü olarak da sorulduğunda bildiğinizi söyleyin ve kenara çekilin. Tartışmayın. Tartışmak size kazandırmaz, karşı tarafı ikna etmez. Söyleyin, susun ki merak uyandırsın. Ve Allah Teâlâ’nın size yardım etmesi için, sizi koruması için çok dua edin. Allah’a emanet olunuz.
O kadar kısa bir zaman için sadece kuru kalan yeri yıkamanız yeterli olur.