Fetva Meclisi
Soru
Hocam madem nikâh her şeyi helal yapıyor, neden aileler nikâhlı gençlerin bir arada kalmalarına izin vermiyorlar? Babalar böyle bir engellemede haklı mıdırlar?
Cevap
Benzer fetvalar
Nikâh eğlence değildir. Nikâh neyi helal yapıyorsa o helaldir, zamanında iyi düşünmeli idiniz.
Nikâh, nikâhtan sonrası için bir teminattır. Geçmiş için samimi bir tevbe yapmalıdırlar. Allah'a emanet olun.
İki babanın huzurunda nikâh “iki erkek şahit” şartını yerine getirmek olur. Böylece de nikâhınız var demektir. Yine de siz, düğünden önce bir araya gelmemeyi yeğleyin. Bilhassa kadın tarafının selameti için böylesi daha uygundur.
Selamünaleyküm. Nikâh, babanızın izni ile kıyıldı ise mesele yoktur. Bir nikâhtan sonra kadının üzerinde babanın tasarrufu yoktur, ricada bulunabilir. Siz babanızı üzmemeye gayret edin ama o, nikâh için izin verirken bunu düşünmeli idi.
Önce 'dini nikâh' deyimini düzeltmem gerekiyor. Nikâhın dinlisi dinzisi mi olur? Nikâh nikâhtır. Sizin mantığınızla bakanlar için belediyeden başka bir yerde kıyılan nikâhın ciddi olmayacağını düşünüyorum. Nikâhınızı belediyede kıydırın. Hatanızdan çok ciddi bir tevbe edin. Melekler tevbenize şahit olsun. Bu tevbenizin samimiyetini de birbirinizden uzak kalarak gösterin ki, göstermelik bir tevbe yaptığınız anlaşılmasın. Hem çok pişmansınız hem de bir yıl bekleyemiyorsunuz; anlamlı bir çıkış mı bu? Ebeveyninizin haberi ve rızası olmadan kıydıracağınız bir nikâh, evli olmanız açısından bir sakınca doğurmaz; nikâhlı sayılırsınız. Ama ezilip geçilmiş bir anne babanızın varlığı mutsuzluk için evlenmeniz anlamına gelebilir. İyi düşünün, Allah'tan korkun, aklınızı çalıştırın.
Babanız da siz de nikâhı yanlış anlamışsınız. Eşiniz, babanız o sözü söylerken onayladı ise babanız haklı gibi duruyor. Anlaşıldığı kadarıyla uyduruk bir nikâh yapmışsınız siz. Ona nikâh demek doğru değil. Yok, nikâhınız ciddi ise eşiniz doğru söylüyor. Babanız hatalı. Kötü bir yol çizmişsiniz. Durumu babanızla ya da uygun bir lisan kullanıp babanızı ikna edecek biriyle konuşun. Sonunda dayanamaz erkeğe boyun eğersiniz, babanızı da yanlış tavırlara sevk edersiniz.
aile konusundaki diğer fetvalar
Mümin, yolunu Allah ile yürüyen insandır. Sadece sen değilsin bu bunalımı yaşayan; hangi genç, hangi mümin elini kolunu sallayarak dinini yaşayabildi. Mümin olmak ve dinini yaşamak rahatça namaz kılmak, oruç tutmak ve zikir yapmak değildir, böyle olmamıştır hiç. Allah muhakkak imtihan edecek, içindeki samimiyeti ve direnci görecek. Bunun çaresi yoktur. Kimi dışarıda izlediğimiz gibi zalimlerin silahı ile bu imtihanı görür. Kimi fakirlikle boğuşur. Kimi medyaya esir kalır. Bir başkası da senin gibi kendi öz ailesi tarafından dışlanır. Ama herkesin hedefi aynıdır: İyi mümin olmak. Direneceksin, yıkılmayacaksın. Bugün değilse yarın evlenirsin meraklanma. Temel ilkelerden taviz verme. Biraz esnetilebilecekleri ise esnet zamanla. “Olmaz/olmuyor” sözünü kullanma. “Olacak, olana kadar direneceğim” demeye alıştır kendini. Bu arada dua etmeyi asla ihmal etme. Çok dua et, Allah çevrendekilerin kalbini yumuşatsın. Hazır ol, bu büyük mücadeleyi kazanmaya hazır ol.
Evlenmek veya evlenmemek konusunda ailenin sana baskı yapma hakkı yoktur. Bir harama düşecek olursan ona mani olmaları gerekir. Helal olan bir şeyde sana baskı yapamazlar. Bunun hocası, şeyhi de yoktur. O bir basitliktir. İtaat etmemekle vebale girmezsin. Nezaketini bozmadan “yok” de.
Açılan her sır, büyüyen bir sorun ve zorlaşan çözüm demektir. Anlatmamayı tercih edin. Zorunlu bir durum olursa o zorunluluk kadarını anlatırsınız.
Böyle bir şey için CAHİLİYE KALINTISI deriz. Allah Teâlâ affetsin. Bir sıkıntı tıbben giderilebiliyorsa tıbba müracaat edilir. Beşeri olarak çaresiz kalındı ise dua edilir. Ve her durumda mü'min sabrederek kaderin tecellisini bekler ama cahilce işler yapmaz. Herkes istiğfar etsin.
Yaşadığımız zamanda herkesin özel bir evi olması gereklidir demek zorunda hissediyoruz kendimizi. İki aile bir arada olmuyor ne yazık ki. Annenize bakmanız onunla veya ayrı iken vazifenizdir. Ayrı yaşamanız bunu etkilememelidir. Annenizin gönlünü alarak, onu kırmadan özel bir eve geçin. Mübarek olsun.
Şeyh veya hoca da insandır neticede. Ailesine, çocuklarına ve yakın çevresine muhakkak etki edebilecek diye bir kural yoktur. İnsanlığın geçmişinde bunun acı ve ağır örneklerini hepimiz biliyoruz. Eğer şeyh veya hoca, yapabildiği kadar ıslaha çalışıyor ama netice alamıyorsa onun bir vebali yoktur. Onun irşadı ve eğitimi bizim nazarımızda değer yitirmez. Aksi ise yani o ailesinin gidişatından sıkıntı hissetmiyorsa sözlerine kulak vermemiz gerekmez.