Fetva Meclisi
Soru
Hocam ailem beni evlendirmek istiyor. Ben yirmi dört yaşında öğretmenim. Gelen görücüler arasından beğendiğim ve görüşmek istediğim biri oldu, ailem asker olduğu için karşı çıktı. Ben ısrarcı olunca da beni hocaya ve şeyhe götürmek istiyorlar, onların sözünü dinlemediğim için bana muska yapılmış olduğunu düşünüyorlar. Hoca bunu ticarete dökmüş durumda. Gitmek istemiyorum, doğru olmadığını da anlattım ama olmuyor. Asi olmak istemiyorum aileme karşı. Hocaya gitmeyi kabul edersem kendimi Rabbime karşı suçlu hissedeceğim. Bu konuda yanlış yaptığım bir şey var mı, nasıl bir yol izlemem lazım, yardımcı olur musunuz?
Cevap
Benzer fetvalar
Siz elinizden geleni yapın. Gözle görülür bir hata yapmayın. Eşinizle muhabbetinizi canlı tutun. Bundan sonra da kimin ne dediğine ve diyeceğine bakmayın. Rahat edersiniz. Allah yardımcınız olsun.
Allah yardımcınız olsun. Şimdi bu durumda sizin üzerinize düşen, onun dediği gibi yapıp kendi başınıza doktora ve gidilmesi gereken yerlere gitmek olur. Zira siz, hatanızı itiraf ediyorsunuz ve kurtarmak istiyorum diyorsunuz. Sonunda kurtulmayacak olsa bile maazallah, siz onun iddiasını sonlandırmak için doktora da gidin, bakkala da gidin. Her yere gidin ve sonunda olumsuzluk çıkarsa maazallah, kalbiniz rahat eder ve huzur içinde olursunuz. Böyle yapmazsanız bir zaman sonra “keşkeler” sizi yiyip bitirebilir. Allah yardımcınız olsun.
Kıymetli kardeşim, bu kararı almadan önce aile büyüklerinizden sözüne itibar ettiklerinizle istişare edin. Sırf laf olsun, torba dolsun, diye konuşan insanlarla değil de adalet sahibi, vicdan sahibi, ilim-irfan sahibi kişilerle istişare edin. Buna binaen de bir karar alın. Kararınızı alırken istihare duası yapmayı da unutmayın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Erkek evlendiği kadınını geçindirmek zorundadır. Dinimizde kadın isterse çalışır. İstemiyorsa çalışmaz, erkek sorumluluğunu kadınla paylaşma hakkına sahip değildir. Siz, aile huzurunuz açısından meseleye bakın. Çalışabildiğiniz kadar çalışın. Eşinizle bu konuda tartışırsanız şeytan sizi buradan tutuşturduğu bir ateşle yakabilir maazallah.
Babanızın rızası olmayan bir işten hayır görmezsiniz. Ailenizden birilerini aracı yapın, yalvarın ama onun gönlünü yapın. Babanız, evlilik sizin için artık farz haline geldiği hâlde evlenmenizi engeller ve size evlenebileceğiniz uygun başka bir alternatif göstermezse o zaman sizin istediğiniz evliliği yapmanızda bir sakınca olmaz. Allah'a emanet olun.
Allah Teâlâ eşinize rahmet etsin, sizi, bizi hepimizi cennetlerinde buluştursun. Bacım, asla evlenmekten geri kalmayın. İstemiyor, gereksiz buluyor olsa idiniz, öyle kalın diyebilirdik ama zaman pek karışık bir zamandır. Evlenin. Sonra da yemin keffareti verin.
aile konusundaki diğer fetvalar
Açılan her sır, büyüyen bir sorun ve zorlaşan çözüm demektir. Anlatmamayı tercih edin. Zorunlu bir durum olursa o zorunluluk kadarını anlatırsınız.
Böyle bir şey için CAHİLİYE KALINTISI deriz. Allah Teâlâ affetsin. Bir sıkıntı tıbben giderilebiliyorsa tıbba müracaat edilir. Beşeri olarak çaresiz kalındı ise dua edilir. Ve her durumda mü'min sabrederek kaderin tecellisini bekler ama cahilce işler yapmaz. Herkes istiğfar etsin.
Yaşadığımız zamanda herkesin özel bir evi olması gereklidir demek zorunda hissediyoruz kendimizi. İki aile bir arada olmuyor ne yazık ki. Annenize bakmanız onunla veya ayrı iken vazifenizdir. Ayrı yaşamanız bunu etkilememelidir. Annenizin gönlünü alarak, onu kırmadan özel bir eve geçin. Mübarek olsun.
Şeyh veya hoca da insandır neticede. Ailesine, çocuklarına ve yakın çevresine muhakkak etki edebilecek diye bir kural yoktur. İnsanlığın geçmişinde bunun acı ve ağır örneklerini hepimiz biliyoruz. Eğer şeyh veya hoca, yapabildiği kadar ıslaha çalışıyor ama netice alamıyorsa onun bir vebali yoktur. Onun irşadı ve eğitimi bizim nazarımızda değer yitirmez. Aksi ise yani o ailesinin gidişatından sıkıntı hissetmiyorsa sözlerine kulak vermemiz gerekmez.
Mümin, yolunu Allah ile yürüyen insandır. Sadece sen değilsin bu bunalımı yaşayan; hangi genç, hangi mümin elini kolunu sallayarak dinini yaşayabildi. Mümin olmak ve dinini yaşamak rahatça namaz kılmak, oruç tutmak ve zikir yapmak değildir, böyle olmamıştır hiç. Allah muhakkak imtihan edecek, içindeki samimiyeti ve direnci görecek. Bunun çaresi yoktur. Kimi dışarıda izlediğimiz gibi zalimlerin silahı ile bu imtihanı görür. Kimi fakirlikle boğuşur. Kimi medyaya esir kalır. Bir başkası da senin gibi kendi öz ailesi tarafından dışlanır. Ama herkesin hedefi aynıdır: İyi mümin olmak. Direneceksin, yıkılmayacaksın. Bugün değilse yarın evlenirsin meraklanma. Temel ilkelerden taviz verme. Biraz esnetilebilecekleri ise esnet zamanla. “Olmaz/olmuyor” sözünü kullanma. “Olacak, olana kadar direneceğim” demeye alıştır kendini. Bu arada dua etmeyi asla ihmal etme. Çok dua et, Allah çevrendekilerin kalbini yumuşatsın. Hazır ol, bu büyük mücadeleyi kazanmaya hazır ol.
Evlenme ihtiyacını iki sınıfa ayırırız. Birincisi şöyledir: Evlensem iyi olur, evlenmesem de sabrederim. Sıkışık değilim. Kim bu grupta ise anne babasının dediğini yapacak, rızasını alacak, gerekiyorsa yirmi, otuz, kırk sene bekleyecek. Onun cenneti anasıdır, babasıdır. O zarar etmez annesine babasına itaat ederek. İkincisi de şöyledir: Bugün yarın evlenmesem ya bir ay sabrederim ya iki ay, muhakkak başım belaya girer, harama bulaşırım. Anadolu deyimiyle YUMURTA KAPIYA DAYANDI. Bu gruptaki, çocuk ya da çok genç olduğu için öyle zannediyor olabilir yani kendi kendini aldatmış olur fark etmeden. İtimat ettiği biri ile istişare eder. Bir psikoloğa, aile danışmanına da gidebilir. Danıştıkları, artık onun çaresi kalmadığını söylerlerse anne babasına bu durumu açar. ZİNA TEHLİKESİ hissettiğini söyler. Onlar kendisine aile olarak, kültür ve tip olarak uygun birini bulurlarsa hemen evlenir. Bulmaz veya bulamazlar ama onu bulmakta serbest bırakırlarsa o da güzel, bir çaresini bulur evlenir. Anne baba hem bulmaz hem de engel olmaya kalkarlarsa onlara itaat etmesi gerekmez. Helal bir şekilde evlenir. Onlar beddua da etse bir sakıncası yoktur. Bir mümin, Allah'ın haramını işlemekten ise dünyayı tersten dolaşmaya razı olur. Anne baba bu durumda hadlerini aşmış olduklarından onlara itaat gerekmez.