İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Diyanet Fetva Kurulu

Soru

Babası ile birlikte oturan kimse zekât ile mükellef midir?

Cevap

İslâm’da mülkiyetin şahsiliği esastır. Buna göre bir kimse babasıyla birlikte oturuyor olsa bile zekâta tâbi nisap miktarı mala sahip ise zekât ile mükelleftir. Ancak babası ile mallarını ayırmamışlar da ortak kazanıp ortak harcıyorlarsa, bu takdirde ellerindeki birikim üzerinde tasarruf yetkisine sahip olan kişi zekâtla yükümlü olur.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kardeşin kardeşe zekât vermesinde, zekâta müstahaksa bir sakınca yoktur.

Hocam erkek kardeşim evli ve babamla beraber oturuyor. Evi ayrı ancak beraber yi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Çocuklara ait mal, aralarında bölüştürüldüğünde ne kadar olduğu önemlidir. Buna rağmen çocuk mükellef değildir. Mükellef olurlarsa zekât verirler. Allah'a emanet olun.

2 çocuğum var. Biriktirdikleri paraları altına çevirdik. Doğumlarından kalan bir
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam.Baliğa olmuş bir bayanın hesabı da zekâtı da kendine aittir. Parasını biriktirmeyip mesela babasına veriyorsa o zaman baba zekât hesabı yapar.

Selamünaleyküm değerli hocam. Baliğa olup çalışan bekar kızın kazancı zekat husu
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Her iki kişi de zekât verebilirler. Allah'a emanet olun.

Hocam, kendi ailesini kurmuş ve baba evinden ayrılmış bir evlada üvey babası zek
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Zekât mükellefi, kime zekât verdiğini araştırmalıdır. Araştırma sonucu zekât verilebilecek kişilerden olduğu kanaatine ulaştığı birisine zekât verir, daha sonra bu kimsenin zekât verilecek kişilerden olmadığı ortaya çıkarsa, zekâtı geçerli olur. Araştırma yapmaksızın zekât verir ve daha sonra bu kimsenin zekât verilebilecek kişilerden olduğu ortaya çıkarsa, zekâtı geçerlidir. Ancak böyle olmadığı anlaşılırsa, zekâtı geçerli olmaz, yeniden vermesi gerekir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/352-353)

Zekât verilen kişinin zengin olduğu ortaya çıkarsa ne yapmak gerekir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Engellilik ağır da olsa ibadete mani olmaz. Sadece 'yapabildiği kadar' diye bir sınırda tutulur. Zekât ibadeti de böyledir. Engellinin bütün ihtiyaçları çıktıktan sonra elinde bulunan mal zekât ölçüleri itibariyle ona zekâtı farz duruma getiriyorsa o da zekât verir. Genel kural böyledir.

Ağır engelli bir kişi devletten aldığı maaşından yaptığı tasarrufundan zekat ver

ZEKAT ve SADAKA konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Zekât vermekle yükümlü olan kişi, elindeki zekâta tâbi olan malından kul haklarına müteallik borçlarını düşer. Hanefî mezhebinin genel görüşüne göre, ödeme günü gelmiş veya gelmemiş olan borçlar bu konuda aynı hükme tâbidir. Ancak Hanefîlerden bir kısım âlimlerin görüşüne göre, sadece vadesi gelmiş olarak birikmiş ve alacaklısı tarafından talep edilen borçlar düşülür; henüz ödeme günü gelmemiş olan borçlar düşülmez. Zira bu tür veresiye borçlar genellikle alacaklıları tarafından istenmez; ödeme günü gelmiş olan borçlar istenir. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/6) Şâfiî mezhebinin meşhur olan görüşüne göre ise hiçbir borç, zekâta tâbi olan malların hiçbirisinden düşülmez, dolayısıyla borçluluk hâli zekât vermeye engel değildir. (Nevevî, el-Mecmû’, 5/344) Günümüzde ödeme planı uzun bir takvime bağlanmış olan ve ileriki yıllarda düzenli olarak ödenecek olan kamu, TOKİ, kooperatif, kredi türü borçlar, bütünüyle zekât malından düşülmemelidir. Zira bu ödeme takvimleri 10-20 yıllık çok uzun vadeleri kapsamakta ve insanlar bu borçları hemen o yılda ödeme durumuyla karşı karşıya kalmamaktadırlar. Bu bakımdan kişinin elinde bulunan zekâta tâbi mallardan, sadece o zekât yılına ait olan birikmiş borçlar, vadesi o yıl içinde dolmuş veya dolacak olan ve dolayısıyla o zekât yılı içinde hemen ödenmesi gereken borçlar düşülmelidir. Zira zekât, yıllık bir ibadettir.

Zekât hesaplanırken hangi borçlar düşülür?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir yıllık borcu ve aslî ihtiyaçları dışında 24 ayardan 80.18 gr. altını veya bu miktar değerinde malı yahut parası olan kimseler, dinen zengin sayılır. Kira gelirlerinin zekâta tâbi diğer mal ve gelirlerle birlikte, temel ihtiyaçlar ve borçlar çıktıktan sonra nisap miktarına (80.18 gr. altın veya değeri) ulaşması ve üzerinden bir yıl geçmesi hâlinde kırkta bir (%2,5) oranında zekâtının verilmesi gerekir.

Kira gelirleri zekâta tâbi midir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sanat ve mesleğin icrası için gerekli olan araç-gereç, makine ve malzemeler, aslî ihtiyaçlar kapsamında yer alır. Dolayısıyla bunların zekâtının verilmesi gerekmez. Ancak kişinin kendi mesleğinin icrası için değil de ticaret için üretilen veya alınıp satılan araç-gereç, malzeme ve makinelerin zekâtının verilmesi gerekir. (Zeylaî, Tebyîn, 1/253; el-Fetâva’l-Hindiyye, 1/172)

İhtiyaç için kullanılan araç-gereç ve malzemelere zekât düşer mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir kimsenin zekâtla mükellef olması için âkil ve bâliğ olması gerekir (Kâsânî, Bedâî’, II, 9 vd.). Bu bakımdan Hanefîlere göre zengin de olsa büluğ çağına girmemiş çocukların mallarından zekât vermek gerekmez. Ancak, çocuklara ait tarım arazilerinden elde edilen tarım ürünlerinin öşrü yani zekâtının verilmesi gerekir (Serahsî, el-Mebsût, III, 50; İbn Nüceym, el-Bahr, II, 255). Şâfiî mezhebine göre zekât vermek için akıl ve büluğ şart değildir. Çocuk ve aklî yeterliliği olmayan (mecnun) kimsenin de zekât vermesi gerekir (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, I, 602).

Büluğ çağına ermemiş zengin çocukların malından zekât vermek gerekir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir yıllık borcu ve temel ihtiyaçları dışında 24 ayardan 80,18 gr. veya daha fazla altına veya bu değerde para veya ticaret malına sahip olan bir kimse, buna mâlik olduğu günden itibaren üzerinden bir yıl geçtiğinde, zekât vermekle yükümlü olur. Zekâta tâbi olan paranın alınan yardımlardan ve burs paralarından oluşması durumu değiştirmez.

Bir öğrencinin burs olarak aldığı para nisap miktarına ulaşırsa zekât vermesi ge
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İslâm kişiyi güç yetirebileceği yükümlülüklerle sorumlu kılmıştır. Bu nedenle zekât ve diğer bazı mali yükümlülüklerle mükellef olmak için temel ihtiyaçlardan (havâic-i asliyye) fazla bir mala sahip olma şartı aranmıştır. Havâic-i asliyye; kişinin kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin bir yıllık temel ihtiyaçlarıdır. Hangi malların temel ihtiyaç maddesi sayılacağı ve bunun ölçüsünün ne olduğu hususu kişiye, zamana, şartlara ve çevreye göre değişir. Bununla birlikte İslâm bilginleri temel ihtiyaç maddeleriyle ilgili birtakım genel, açık ve objektif ölçüler getirmişlerdir. Temel ihtiyaçların bu ölçüler ışığında toplumun ortak değerlerine ve toplumdaki asgari geçim ve hayat standartlarına göre belirlenmesi gerekir. Buna göre temel ihtiyaçlar; barınma, yiyecek, giyecek, sağlık ve güvenlik giderleri, ulaşım, eğitim, ev eşyası, meslek ve üretim için kullanılan arsa, bina, makine ve aletler ile elektrik, su, yakıt, aidat vb. cari giderlerdir.

Havaic-i asliyye (temel ihtiyaçlar) nelerdir?

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.