Fetva Meclisi
Soru
Hocam, benim bir miktar yirmi iki ayar altınım var ve dinen güvenilir dedikleri bir bankaya yatırmayı düşünüyordum. Banka sadece yirmi dört ayar altın alıyormuş. Altınlarımı götürdüğüm zaman onları yirmi dört ayara çevirip hesaba yatıracaklarmış. Kabul edeyim mi bu şekilde?
Cevap
Benzer fetvalar
Satın aldığınız altını size verebileceğini söyleyen bir kurumla öyle bir alışveriş yapılabilir.
Altın ve gümüş, kâğıt üzerinden alınıp satılamaz. Siz parayı teslim edeceksiniz altın da önünüze konacak. Başka türlü caiz bir kazanç olmaz. Allah'a emanet olun.
Aleykümselam. Faizli bir bankayı kullanmamanız gerekiyor. Yapılan kesinti ise bekçilik ücreti niteliğinde sayılabilir ki, sakıncası olmaz.
Belirttiğiniz kurumdaki işlemin haram bir işlem olmadığı kanaatindeyiz.
Mevcut borçla elinizdeki rakam nisaba ulaşmadığı sürece zekât gerekmez.
Selamünaleyküm. Buna direk faiz demesek de yapılan yanlıştır. İstiğfar edin, tekrar yapmamaya azmedin.
altın konusundaki diğer fetvalar
Nişanı bozan sen isen sana verilenleri geri vermen gerekirdi. Elinde bıraktığını da şimdi bir yolla ulaştırabilirsin. En azından yaklaşık değerini gönder.
Belirttiğiniz bu para türleri büyük bir bilinmezlik ve tuzak barındırıyor. Devlet otoritesinde olmayan bir işleyişle ortaya çıkması ise başka bir sorundur. Bu nedenle mevcut haliyle kripto para için helal denmesi zordur. Sorun paranın kâğıt değil de şifreli bazı rakamlar olmasında değildir esasen. Sorun belirttiğimiz bilinmezlik ve tuzak dolu olmasındadır. Bir zaman sonra kripto paralar mevcut kâğıt paralar gibi piyasa bulur ve resmileşirse o zaman şu andaki para ve altın hakkında kabul edilen hükümler kripto paralar için de geçerli olacaktır. Buna göre de şu hükümler öne çıkacaktır: Kripto paranın kendi içinde veya altınla taksitle satılması caiz olmayacaktır. Nasıl altın taksitle satılamıyorsa bu da satılamayacaktır. Bir kripto para kendi cinsinden bir para ile farklı fiyata değiştirilemeyecektir. Bir kripto para başka bir kripto para ile değiştirilirken de anında işlemi biten bir süreçte yapılması caiz olacaktır. Bugün altınla başka bir para birimini değiştirirken hüküm ne ise bunda da geçerli olacaktır. Kripto para da zekât konusu olacaktır. Nisaba ulaştığında veya diğer birikimlerle birleştirildiğinde nisaba ulaşınca zekâtı verilecektir.
Başkasının verdiği bir destek ile zekât vermekte sakınca yoktur. Babanız eşine hediye vermiş oluyor, o da zekât vazifesini yerine getiriyor. Olabilir...
Boşanma durumunda mal paylaşımı, genelde de erkeğin malının yarıdan bölünüp boşanmış kadına verilmesi konusu kadim kitaplarımızda yoktur. Bir tespit olarak şöyle diyebiliriz: Önümüzdeki fıkıh bilgisi çerçevesinde bunu caiz olarak gösterebilecek bir satırlık bilgi yoktur, fukahamızın böyle bir gündemi olmamıştır. Bu genel tespitten sonra şu ayrıntıları gündeme getirebiliriz: Evlilik sonrasında evin erkeği çalışıyor ve kadın evde yaşamını sürdürüyorsa boşanma durumunda erkeğin çalışması ile elde edilmiş olan mal/birikim sadece erkeğindir. Kadın beşerî yasalara dayanarak aldığı mal, fukahamızın bugüne kadarki fıkıh birikimine göre ona helal olmayan bir maldır. Kadın da erkekle beraber çalışmış ve mevcut mala katkı vermiş ise bu durumda bir hak söz konusu olabilir, kadın kazançtaki payını isteyebilir. Bu da bir bilirkişi veya mevcut yazılı dokümana göre hak ettiğini alması şeklinde değerlendirilebilir. Erkeğin birikimi olan bir malın, boşanma nedeniyle bir tür ceza gibi paylaşılması ise normal fıkıh kurallarına göre caiz olmaz. Bir nevi gasp olur bu. Kadın, mehrini ve benzeri sabit haklarını talep eder ve alır. Kadına verilmiş maddi zarar varsa o tazmin ettirilebilir. Bunun dışında erkeğin malının paylaştırılması mümkün değildir. Normal bilgimiz budur. Muasır âlimler, boşanmalar nedeniyle kadının düştüğü mağduriyete dikkat ederek, o eksende yaptıkları değerlendirmelerde fıkıhtaki mut’a (boşanan kadına ikramda bulunma) üzerinden kıyas ederek erkekten kadının mağduriyetine karşılık bir mal alınabileceğini söylemişlerdir. Bu bir içtihat olarak değerlendirilebilir. Yalnız bu noktadan yola çıkıldığında dahi erkeğin malının yarıdan bölüşülmesi gibi bir hükmü makul görmek hiç mümkün değildir.
Allah Teâlâ size sabırlar versin. Geçmiş olsun. Geri kalan ömrünüz bereketli olsun. Mehir ve takı gibi sizin hakkınız olan her şeyi talep edin. Talebinize olumlu cevap verilmezse mevcut yasaları o hakkınızı elde etmek için kullanın. Çocuklarınızın yetişmesi için makul olanı istemenizde de sakınca olmaz. Zaten çocuklara nafaka vermesi de eşinizin görevidir. Gerisine tenezzül etmeyin.