Fetva Meclisi
Soru
Ben 7 yıllık evliyim. Evlenmeden önce bir kısmı ailemin yardımıyla olmak üzere ev aldık, kalanı da krediyle ödedik. Sonrasında kızım dünyaya geldi. 9 aylıkken çalışmaya devam etmek zorunda kaldım. Eşim borçlarımızı ödeyemeyiz diyerek çalışmamı istedi. Sonra paralı askerlik yapmak istedi, ben ise istemedim. Evlilik öncesi aileme ve bana askerlikle ilgili hiçbir sıkıntı yaşatmayacağım diye söz vermişti. Boşanma derecesine gelen bir kırılma yaşadık. Sonrasında altınlarımı verdim, bir kısmını da kredi çektik ve ödüyoruz. Çalışmaktan, çocuğumdan ayrı kalmaktan çok yorulduğumu, işe ara vermek istediğimi söylüyorum. Her gün İstanbul trafiğinde köprü trafiği çekiyorum. Saat 6.30’da evden çıkıyorum akşam 6’da evde oluyorum. Kızım (4 yaşında) benden ayrı kaldığı için çok şikayetçi ve mutsuz. Pedagoglarla görüşüyoruz. Çok bunaldım. Her şeyi bir tarafa bırakıp işten ayrılmak ve toparlanmak istiyorum. Eşim gereken desteği vermiyor bana. Bayanların hayatta bu kadar maddi sorumluluk alması doğru mu? Eşimi aydınlatabilmek için ne tavsiye edersiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Eşinizin aydınlanmasını sağlamamız mümkün olmayabilir. Bizim bakışımız din açısından olur, eşiniz ise meseleyi ekonomik değerlendirecektir. İkna ederek meseleyi çözmenizi tavsiye ederiz size. Bizim kanaatimize çalışan kadın için kaybettikleri kazandıklarından çok daha fazladır. Siz bu durumu dillendirdiniz, pek çok kadın ise gürültüde kaybolup gitmektedir. Allah yardımcınız olsun.
Sizin anlatımınızı esas alarak baktığımızda boşanmış olmanız hayırlı gibi duruyor. Hiçbir boşanma 'hayırlı' olarak anılamaz ama daha beteri göze batarsa boşanmayı yeğleyebiliriz. Size tavsiyemiz şudur: Bu durumu sizin ve onun büyüğü sayılabilecek üçüncü kişilere açın. Onların kararına göre de bir sonuç belirleyin kendinize. Mesela onun müftüsüne gidin, bir ağabey olarak onunla istişare edin. Daha kalıcı ve sonrası üzücü olmayan bir iş yapmış olursunuz.
Selamünaleyküm. Çok gergin bir durumdasınız. Eşinizin size verdiği iki yıl sözünde durması gerekir. Sizin de ev değiştirme uğruna ayrılmayı göze almanızı gayet çocukça buldum. Dul kalmaya değer bir işkence mi görüyorsunuz? Eşinizle daha makul ölçülerle konuşsanız, nihayetinde kadınların erkekleri ikna etmeleri kolaydır. İnatlaşarak ise bir yere gelemezsiniz. Eşinizin bir Sünnet'i yapmak için size sorması ise asla gerekmez.
Allah Teâlâ size sabır versin. Ne edip edin eşinizi bir psikoloğa gitmeye ikna edin. Anlattıklarınızdan eşinizin rahatsızlık geçirdiği anlaşılmaktadır. Siz bu durumu mesela filan hastalığa yakalanması veya bir trafik kazası geçirmesi gibi görmeniz gerekiyor. Aksi takdirde kendinizi yıpratırsınız. Bu da sorunun bir iken iki olmasını sağlar. Onunla tartışmayın. Dolaylı yollardan konulara girin. Bir süre bu hastalığı devam edecektir. Tartışırsanız derinleşecek ve iyileşmesi daha uzun yıllar alacaktır. O diretmedikçe çocuk konusunda ertelemeden yana olmanızı size tavsiye ederiz. Üzerinize düşeni yapın gerisini Allah’a havale edin. Tam anlamı ile bir hastalık veya kaza geçirmektesiniz. Size dua ederiz.
Evet, size vaat ettiği mehri vermek zorundadır. Size ait olan altınları almaya hakkı yoktur. Nikâh akdinde geçerli olan yalnız yaşama sözünüzde hakkınız vardır. Bunlar sizin hakkınız ama sırf bu nedenle boşanmaya kalkarsanız yarın içiniz yanar ve yaptığınıza pişman olabilirsiniz. Sabrı sonuna kadar zorlasanız daha iyi edersiniz.
Selamünaleyküm. Çok gergin bir durumdasınız. Eşinizin size verdiği iki yıl sözünde durması gerekir. Sizin de ev değiştirme uğruna ayrılmayı göze almanızı gayet çocukça buldum. Dul kalmaya değer bir işkence mi görüyorsunuz? Eşinizle daha makul ölçülerle konuşsanız, nihayetinde kadınların erkekleri ikna etmeleri kolaydır. İnatlaşarak ise bir yere gelemezsiniz. Eşinizin bir Sünnet'i yapmak için size sorması ise asla gerekmez.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Bu hadis Buhari'de 6492 numaralı hadistir. Sözün Enes bin Malik radıyallahu anha ait olduğu şüpheli değildir. Sözün söylendiği zamanı tam olarak bilemeyiz. Enes radıyalalhu anhın ölümü ile Peygamber aleyhisselam arasında yaklaşık olarak seksen sene vardır. Bu söz de o dönemde söylenmiş olduğuna göre Peygamber aleyhisselamdan yetmiş seksen sene sonraya ait bir söz olmaktadır. Yarım asırdan sonraki bir zaman diliminde Peygamber aleyhisselamın ashabını eğittiği ölçülere kıyas edildiğinde gevşeme denebilecek bir zafiyet izlenebilmiştir. Bu noktada iki hususu tespit etmeliyiz. Birincisi, Enes gibi bir sahabinin göz ve idrak hassasiyetinin ne kadar derin olduğu unutulmamalıdır. İkinci olarak da şu bilinmelidir ki: Peygamber aleyhisselam farklı hadislerinde böyle bir gevşemeye dikkat çekmişti zaten. Öyle veya böyle bizim bugüne gelene kadar bu gevşemenin ne noktaya geldiğine dikkat etmemiz önemlidir. Allah yardımcımız olsun.
Barındığınız yerde geçim sıkıntınız varsa veya bir güvenlik sorunu yaşıyorsanız zaruretten dolayı gelebilirsiniz. Böyle değilse beklemeniz gerekir.
Mesele şudur: Âlimlerimizin önemli bir bölümüne göre imsak girmedi zannederek yiyip içmek orucun kaza edilmesini gerektirmektedir. Aksi yönde içtihatta bulunanlar da vardır. İnşaallah keffaretiniz tamamdır diyebiliriz ama kalbinizin rahat etmesi bakımından yeniden başlamayı da dikkate almanız mümkündür. Allah kabul buyursun.
Zekât olan öşür, zekât alabilen herkese verilebilir. Allah kabul buyursun.
Mehir, kadının erkekten evlenme karşılığı aldığı haktır. Birinci evliliği veya üçüncü fark etmez, her evlendiğinde yeni bir mehir alması hakkıdır, hediye ayrı bir durumdur.
Doktorun tıbben gerekli gördüğü şey, doktorun gerekli gördüğü kadarı ile sakıncalı olmaktan çıkabilir. Bu hususta sorun sahibinin ruhsatı gevşetme ve kendine göre yönlendirme yapması dışında bir sorun yoktur.