Fetva Meclisi
Soru
Hocam, 2010 yılında evlenip Türkiye’de eşimle beraber 1 sene yaşadık. Ben hamile kalınca beni Rusya’ya ailesinin yanına yolladı. Bebeğimin doğumundan yaklaşık 2-3 ay sonra geri yanına alma planı vardı. Havaların soğukluğu ve okuyor olması gibi sebeplerle gidemedim. 1 yıl 4 aydır eşimin ailesinin yanında kalıyorum bebeğimle. Eşimin yanına gitmek istiyorum fakat eşim gelip götüremiyor, Türkiye’de okuyor, kimlik almayı bekliyor, çıkış yapamıyor. Bebeğim 1 yaşında, ikimiz gidebilir miyiz? Bana sabretmem gerektiği söylendi, sabrediyorum da fakat gitmek istiyorum. Eşimin sözünden çıkmak istemiyorum ama o da gelmemizi istiyor. Uçak yolculuğu 4-5 saat sürüyor. Esim bizi orada karşılasa caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Kızım, sen annenin yanına dön ve aile büyüklerinle istişare ederek iş yap, oralardan uzaklaş.
Bu konuda annenin kızma hakkı yoktur. Senin inancın gereği, çocuğunun da sağlığı gereği sen haklısın. Muhabbet ihtiyacınızı onlar size gelerek karşılayın. Kendinizi haklı olduğunuz bir şeyde güçlü olmaya alıştırın.
Aleykümselam. Eşiniz, sizin istediğiniz yerde sizi beklemek zorundadır. Özel bir engel yoksa durum budur. Ne var ki size, bunu eşinizle tartışma konusu yapmamanızı tavsiye ederiz. Kadınlarla bu tür konularda yapılan tartışmalar bitmeyen kinlere dönüşüyor. Ortasını bulacak bir yöntem bulun. Altı ay şurada altı ay burada deyin. Allah'a emanet olunuz.
Allah sabrınızı artırsın. Mutlaka eşinizle beraber aklı başında bir uzman bir isimden nasihat isteyin. Size ve ona düşen özel zevklerinizden fedakârlıktır. Birbirinizi mutlu etmek için gayret göstermektir. Nefislerinizin keskinliklerini yumuşatmadan düzelmesi mümkün değildir bu konuların. Aile böyledir. Güzel günlerinizin kıymetini bilin ki zor zamanlarınızda da Allah sizinle olsun.
Selamünaleyküm. Evliliğinizin ilk döneminde veya daha sonra hamileliği engellemenizde bir sakınca yoktur. Yeter ki eşiniz veya sizin üzerinizde kalıcı bir engel oluşturmayın. Veya kullandığınız engelleyici eşinizin derin avretini doktor bile olsa sizden başka birine göstermeye neden olmasın. Şunu da bilin ki, geciken çocuk meyve vermeyen sadece yaprakları olan ağaç gibi bir ailede tutar sizi, mümkün oldukça erkene çekin çocuğu. Elbette Allah Teâlâ size çocuk verecekse.
Selamünaleyküm. 'Zorunluluk' ruhsat getirebilir ama bu 'zorunluluk' nasıl oluşuyor ona dikkat ederiz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Mesele şudur: Âlimlerimizin önemli bir bölümüne göre imsak girmedi zannederek yiyip içmek orucun kaza edilmesini gerektirmektedir. Aksi yönde içtihatta bulunanlar da vardır. İnşaallah keffaretiniz tamamdır diyebiliriz ama kalbinizin rahat etmesi bakımından yeniden başlamayı da dikkate almanız mümkündür. Allah kabul buyursun.
Eşinizin aydınlanmasını sağlamamız mümkün olmayabilir. Bizim bakışımız din açısından olur, eşiniz ise meseleyi ekonomik değerlendiecektir. İkna ederek meseleyi çözmenizi tavsiye ederiz size. Bizim kanaatimize çalışan kadın için kaybettikleri kazandıklarından çok daha fazladır. Siz bu durum dillendirdiniz, pek çok kadın ise gürültüde kaybolup gitmektedir. Allah yardımcınız olsun.
Mehir, kadının erkekten evlenme karşılığı aldığı haktır. Birinci evliliği veya üçüncü fark etmez, her evlendiğinde yeni bir mehir alması hakkıdır, hediye ayrı bir durumdur.
Bu hadis Buhari'de 6492 numaralı hadistir. Sözün Enes bin Malik radıyallahu anha ait olduğu şüpheli değildir. Sözün söylendiği zamanı tam olarak bilemeyiz. Enes radıyalalhu anhın ölümü ile Peygamber aleyhisselam arasında yaklaşık olarak seksen sene vardır. Bu söz de o dönemde söylenmiş olduğuna göre Peygamber aleyhisselamdan yetmiş seksen sene sonraya ait bir söz olmaktadır. Yarım asırdan sonraki bir zaman diliminde Peygamber aleyhisselamın ashabını eğittiği ölçülere kıyas edildiğinde gevşeme denebilecek bir zafiyet izlenebilmiştir. Bu noktada iki hususu tespit etmeliyiz. Birincisi, Enes gibi bir sahabinin göz ve idrak hassasiyetinin ne kadar derin olduğu unutulmamalıdır. İkinci olarak da şu bilinmelidir ki: Peygamber aleyhisselam farklı hadislerinde böyle bir gevşemeye dikkat çekmişti zaten. Öyle veya böyle bizim bugüne gelene kadar bu gevşemenin ne noktaya geldiğine dikkat etmemiz önemlidir. Allah yardımcımız olsun.
Zekât olan öşür, zekât alabilen herkese verilebilir. Allah kabul buyursun.
Tecavüze uğramak, İSTEMEDİĞİ, RAZI OLMADIĞI HALDE bir insanın saldırıya uğramasıdır. Bu cinsel saldırı ise cinsel saldırıya uğramasıdır. Bir insan istemediği bir işin mesulü olmaz.