Fetva Meclisi
Soru
Doktorluk emeliyle okuluma devam ediyorum. Yokluğun egemen olduğu topraklarda insanlara yardımcı olmak istiyorum. (Ortadoğu, Afrika...). Doğru olanı mesleğimi ülkemde icra etmem mi yoksa sık sık "Beni bekliyorlar." Dediğim, bunu hissettiğim, özlemini çektiğim o güzel çocukların topraklarına umutla gitmem, bunu arzulamam, duama katmam mı bilemiyorum. Öğrenci bir hanım olarak mezun olduktan sonra çalışmalı mıyım temelde bu da tedirginliğim doğrusu.
Cevap
Benzer fetvalar
Allah Teâlâ afiyetinizi daim etsin. Önceliğin sağlığın olsun. Sağılığınla ciddi olarak ilgilen. Bundan sonraki hedefin ise dini bilgini geliştirmek olsun. Abartmadan, takıntı yapmadan bilgi edinmeye bak. Aceleci olma. Acelecilik seni yıpratabilir. Bulabildiğin kadar kendine samimi arkadaş bulmaya çalış. Az da olsa samimi arkadaş senin için ilaç gibidir. İstikrarlı bir Kur'an okuman olsun. Mesela günlük beş sayfa oku. Belli zikirler yap. Anne babanın duasını almaya çalış. Allah yardımcın olsun.
Allah Teâlâ sizi razı olacağı hayata muvaffak kılsın, razı olmayacağı işlerden muhafaza buyursun. İnsana hizmet eden meslekler arasında tıbbın yeri elbette farklıdır. Birilerinin parası veya şöhreti sebebi ile doktor olmayı istemesi bizim ölçümüz olamaz. Biz Rabbimizin rızasını esas alarak yaşamaya mecburuz. Rabbimizin rızası için de namaz kıldığımız gibi işimizin de mübarek ve gerekli bir iş olmasını isteriz. Böyle bakmalı, böyle düşünmeliyiz. - 'En iyi doktor' ifadesi ile şunu kastediyoruz: Fakültede iken notları iyi, uzmanlıkta iken pratiği iyi, diplomasını alınca da ibadet heyecanı ile çalışan doktor. Para da kazanan ama insanlığını unutmayan, kibirlenmeyen, merhametli, vaktinin değerini bilen, ilimi gelişmeleri takip eden.. En iyi doktor derken bunu istiyoruz.
İnsan sağlığı ile alakalı bir alanda çalışmanız yaptığınız işin mübarek olmasını getirir size. İbadet düzeyinde ele alınabilecek bir iş görüyorsunuz. İşinizi böyle görün. Allah yardımcınız olsun, işinizi âsan etsin. Bu hayatta ister akademisyen olun ister başka bir alanda olun, hiçbir zaman karşı cinsin sıfır olduğu bir yer ve zaman bulamayacaksınız. Dinimiz kimseye kadını/erkeği görünce kaçın, karşı cinsin olmadığı bir diyara göçün demiyor. Dinimizin dediği, mü'min insan olarak bulunun bulunduğunuz yerde, kendinizi salmayın. Mü'min kimliğiniz ile bulunduğunuz sürece her yerde bulunun. Haramı eskilerin sakıncalı gördüğü öcülerden biri olarak değil de ilk temasta yakacak aktif bir ateş olarak gördüğünüz sürece her yerde her zaman bulunun. Bulunduğunuz yerde dininizin simgesi olarak bulunun. En iyi akademisyen, en vakarlı insan, en takvalı mü'min olun, öyle bulunun. Orada da sizi melekler izlesin, sizin için dualar etsin.
Siz söylemesiniz de diş hekimliğinin böyle olduğunu biz de görüyoruz. Zor da olsa sürdürmeniz daha isabetli olur zannederim. Şimdi bırakmanız durumunda yarın şeytan sizi “keşke” bataklığında boğabilir. Devlet yerine özel bir klinikte az mesaili iş tercih etseniz olmaz mı? Birden bire bırakmayın. Özelde de dayanamazsanız bırakma yönünü tercih edersiniz. Zannederim böylesi daha isabetli olur. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Eğer, öğretmen olarak branşınız küçük çocuklara yönelik bir branş ise siz her durumda o meslekten hizmet edebilirsiniz. Bunun için bir süre daha beklemenizde sakınca olmaz. Öğretmenlik dışında evlenmeniz sizin için artık zaruret durumunu aldı ise o durumda da gerekirse ailenize rağmen evlenmeniz gerekir. Bu duruma göre siz bir orta yol bulmaya çalışın. Sadece yurt dışında hizmet ediyor diye bir insanın evlenme açısından iyi olduğunu söyleyemeyiz. Karakter başka bir şeydir. O şahsı daha iyi araştırmaya çalışın. İşinden önce kendine bakın.
Ailen isabetli düşünmüyor ama eş adayın da tıp okuyan birine “doktor olma” demekle isabetsiz bir iş yapıyor. Anlaşılan bu aday senin aradığın aday değil. Bir insana benzeri yokmuş gibi takılmak kültürlü bir hanım için yanlış değil mi?
afrika konusundaki diğer fetvalar
Kadınların sünnet ettirilmeleri dinimizin farz bir emri değildir. Kadın açısından sünnet ettirilme en iyi ihtimalle caiz olabilir işlerden kabul edilmiştir. Bu da daha çok örfi bir durumdur. Dolayısıyla yapılsın diye uğraşılmasının gereği yoktur. Mevcut, özellikle Afrika’daki kadın sünneti uygulamalarının dini hassasiyetten uzak, tıbben sakıncalı durumlar içerdiği de bilindiğinden daha da dikkatli olunması gerekmektedir.
Güzel kardeşim, benim bir söz söyleyemeyecek kadar bilgi kıtlığı yaşadığım konularda çok rahat konuşacak kadar bilginiz bulunduğuna göre size söyleyebilecek bir sözüm yoktur.
Nerede olursa olsun zekât parası kamusal nitelikli alanlarda kullanılamaz. Çeşme kamusal niteliklidir.
Zekâtın ibadet olarak gerçekleşmesinin şartlarından biri, zekât olarak verilecek şeyin fakire bizzat verilmesi yani eline konmasıdır. Anonim hizmetler bu açıdan zekât olarak kabul edilemez; o tür hizmetlerde fakire vermek yani teslim etmek gerçekleşmemiş olur. Açılan kuyu, bir yandan fakirlerden birinin değil hepsinindir. Bu bir manidir. Bir mani de kuyudan zengin fakir herkesin içeceği meselesidir. Bu sebeple kuyu açmada zekât fonunun kullanılmışa “olabilir” denmesi zor bir durumdur. Bazı âlimler bunu olur görmeye başlamış iseler de biz kadim ulemanın içtihadının korunması gerektiğini düşünüyoruz.
Mü'minlerin namaz kılacağı bir mescit/cami inşa etmek en büyük ibadetlerden biridir. Büyük bir sevap kapısı açmak demektir. İnşa edilen mescit/cami ne kadar büyük olursa kazanılacak sevap da biiznillah o kadar büyük olur. Caminin büyüklüğünü ise içinde namaz kılacakların sayısı ile ölçmek gerekir. Yapısal görkeme değil namaz kılan sayısına bakılmalıdır. Peygamber aleyhisselamın mescidi küçüktü, çatısı yoktu. Onun bir benzeri bugün şehir merkezlerinde kurulsa insanlar orada namaz kılmayı bile terk edebilirler. Bu nedenle inşa edilecek camilerde israfa kaçılmadan, riyaya düşülmeden yaşanan çağın ve ortamın şartlarına dikkat edilerek inşa yapılmalıdır. Ve cami inşa edenler de tamamını yapamıyorsa da yapabildikleri kadar böyle büyük bir ecre katılmalıdırlar. Medine’deki Peygamber aleyhisselamın mescidine aynen benzetmek ise isabetli ve gerekli olmayabilir.
Bu yaptığınız işten bir vebal oluşabileceğini zannetmeyiz. Allah yardımcınız olsun.