Diyanet Fetva Kurulu
Soru
Bir kadının sütünün inek, koyun veya keçi sütü ile karıştırılıp bir çocuğa içirilmesiyle süt hısımlığı gerçekleşmiş olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Aralarında süt hısımlığı bulunan kimseler birbirlerinin mahremidirler yani bunların birbirleriyle evlenmeleri ebediyen haramdır. Süt akrabalığı ile nesep akrabalığı arasında mahremiyet açısından bir fark yoktur. Dolayısıyla bakma, dokunma, bir arada bulunma, beraber seyahat etme vb. konularda nesep akrabası için söz konusu olan kurallar süt akrabası için de aynen geçerlidir. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 4/155)
Kadınlarda süt; doğum yoluyla oluşabildiği gibi kendiliğinden veya süt salgılayan oksitosin hormonunun bazı ilaçlarla ve destek yöntemlerle uyarılması yoluyla da gelebilmektedir. Bebeğin ilk iki yaş içerisinde annesi dışında bir kadının sütünü emmesiyle, süt hısımlığı oluşur. (el-Bakara, 2/233) Bu noktada sütün hangi sebebe bağlı olarak geldiğinin önemi yoktur. Dolayısıyla hangi sebeple gelirse gelsin, bir kadının sütünü, süt çağındaki bir çocuğun emmesi halinde, bu çocukla, emziren kadın ve belli derecedeki yakınları arasında süt hısımlığı oluşur. Doğum dışında bir yolla süt gelmesi durumunda, sütün oluşumunda etkisi bulunmadığından kadının kocası sütbaba olmaz; emen çocuğun üvey babası olur. Buna bağlı olarak süt çocukla üvey baba arasında tesettür vb. konularda mahrem akrabalara ilişkin ölçü ve hükümler geçerli hale gelir. Bu hükümlerin geçerlilik kazanması, eşler arasında cinsel ilişki yaşanmış olmasına bağlıdır. Ayrıca bu durumda süt hısımlığına ilişkin hükümler koca ile sınırlı olup; onun başka eşinden çocuklarını ve diğer akrabalarını kapsamaz. (bk. Mevsılî, el-İhtiyâr, 3/118-119; Kâsânî, Bedâ’i, 4/11; el-Fetâva’l-Hindiye, 1/343- 344; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 5/139-142; Kalyûbî, Hâşiyetu Kalyûbî, 4/68; İbn Rüşd el-Cedd, el-Beyân ve’t-tahsîl, 5/164-165)
Süt akrabalığı, bebeğin memeden sütü emmesiyle oluştuğu gibi kadından alınan sütün içirilmesiyle de oluşur. Dolayısıyla süt bankasından temin edilen sütün emme yaşındaki çocuklara verilmesiyle süt akrabalığı oluşur. Bu nedenle süt akrabalığında herhangi bir karışıklığa meydan vermemek ve dinen haram sayılan bir evliliğe sebep olmamak için süt verenlerle süt emenlerin kimliklerinin kayda alınması ve bu konuda titizlik gösterilmesi şarttır. Süt bankasına farklı kadınlar tarafından verilen sütlerin karıştırılmış olması bu hükmü değiştirmez. Bu durumda süt veren kadınların tamamıyla bu sütleri içen çocuklar arasında süt hısımlığı oluşmuş olur. (el-Fetâva’l-Hindiyye, 1/343-344)
Kur’ân-ı Kerîm’de, sütanneler ve sütkardeşlerle evlenmek yasaklanmıştır. (en-Nisâ, 4/23) Hz. Peygamber de (s.a.s.) “Nesep yoluyla evlenilmeleri haram olanlar, süt yoluyla da haramdır.” (Buhârî, Şehâdât, 7 [2645]; Müslim, Radâ‘, 12 [1447]) buyurmuştur. Fıkıh bilginlerinin çoğunluğuna göre çocuğun ilk iki yaş içerisinde emdiği süt, az olsun çok olsun süt hısımlığının meydana gelmesi için yeterlidir. Buna göre; iki yaş içerisinde aynı kadından bir defa da olsa süt emen kız ve erkeğin birbirleriyle evlenmeleri caiz değildir. (Serahsî, el-Mebsût, 5/137; Kâsânî, Bedâ’i, 4/8) Şâfiî ve Hanbelîler ise süt hısımlığının oluşabilmesi için ilk iki yaş içinde ve bebeğin doyup da kendiliğinden bırakması sûreti ile ayrı ayrı beş kez emmesinin şart olduğunu söylemektedir. (İbn Kudâme, el-Muğnî, 8/171; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 5/130-131)
Bekâr ve doğum yapmamış bir kadından da süt gelebilir. Onun sütünü yeteri kadar içen çocuk da süt çocuğu olabilir. Böyle bir şeyi ihtiyaç yok iken yapmayı tavsiye etmeyiz.
Mahremlik ya da mahremiyet evlilik açısından helallik bulunmaması demektir. Bir kişinin mahremi istemesi durumunda onunla evlenmesinin mümkün olmaması demektir. Erkek tarafından bakarak yasaklı olan kadınları şu şekilde özetleyebiliriz: a. Sonsuza kadar yasaklı olanlar. Bunlar akrabalık, hısımlık, süt emme ve lian nedeniyle oluşanlardır. Akrabalık nedeniyle oluşanlar; - Anne ve baba veya anne tarafından nineler, - Kızlar, çocukların kızları, onların kızları, - Kız kardeşler ve kardeşlerin kızları (anne ve babanın aşağı doğru inen uzantıları), - Halalar ve teyzeler (aynı şekilde baba ve annenin halaları, teyzeleri). Hısımlık (evlilik bağı) nedeniyle oluşanlar; - Eşin anne babası ve onların anne babaları (nikâh akdi ile beraber yasak olur), - Eşin başka kocadan olma çocukları, torunları, eşin başkasından olma oğlunun kızı (gerdekle beraber bunlar da haram olur), - Babanın ve dedenin ikinci hanımları, - Çocukların ve torunların eşleri. Süt emme nedeniyle oluşanlar; - Süt emilen kadın ve onun annesi, - Hanımının süt emzirdiği kızlar ve onun çocuklarının kızları, - Sütten dolayı kardeş olan kızlar ve onların kızları, - Süt halalar, teyzeler, - Eşin sütanneleri, - Eşin başka bir kocadan olan sütkızları. b- Geçici yasak olanlar. Bunlarla halvet, musafaha gibi bir serbestlik olmamakla beraber sebep kalkınca evlilik de caiz duruma gelir. - Başkasının nikâhlı eşi veya rici talakla boşanmış kadın, iddet bekleyen kadın, hamile kadın, - Semavi bir dine iman etmeyen kadın, - Üç talakla boşanmış kadının aynı eşe dönmesi ancak başka biri ile tabii bir evlilik yapıp ondan da boşanmasından sonra tekrar helal olabilir, - Hacda ihramlı olan kadın.
AİLE HAYATI konusundaki diğer fetvalar
Süt hısımlığının oluşması için sütün bebeğin midesine ulaşması gerekir. Bunun sebebi, emilen sütün çocuğun beslenmesi ve büyümesindeki katkısıdır. Göze veya kulağa damlatılan sütün beslenme ve büyümede etkisi yoktur. Dolayısıyla bu organlara damlatılan süt sebebiyle süt akrabalığı meydana gelmez. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 3/120; İbn Kudâme, el-Muğnî, 8/173; el-Fetâva’l-Hindiyye, 1/344)
Kur’ân-ı Kerîm’de, sütanneler ve sütkardeşlerle evlenmek yasaklanmıştır. (en-Nisâ, 4/23) Hz. Peygamber de (s.a.s.) “Nesep bakımından haram olan süt bakımından da haramdır.” (Buhârî, Şehâdât, 7 [2645]; Müslim, Radâ‘, 12 [1447]) buyurmuştur. Bu yüzden kişi, kendi baba bir kardeşiyle evlenemeyeceği gibi sütbabasının diğer hanımından olan çocuğu da baba bir sütkardeşi olduğundan, onunla da evlenemez. (Serahsî, el-Mebsût, 5/133)
Süt akrabalığı, emziren ve emen arasındaki süt emme fiilinden doğduğu için sütanne ve bazı akrabaları ile; süt emenin kendisi ve öz çocukları ile sınırlı kalmakta, bunların dışındaki akrabalar arasında evlenme engeli meydana gelmemektedir. (Kâsânî, Bedâ’i, 3/4; Mevsılî, el-İhtiyâr, 3/118) Bu yüzden kişi, kardeşinin sütkardeşiyle evlenebilir.
İster aynı doğumda ister başka doğumlarda olsun, bir kadından süt emen bütün çocuklar birbirleriyle sütkardeşi olurlar. (el-Fetâva’l-Hindiyye, 1/343) Nitekim Kur'ân-ı Kerîm’de kendisinden süt emilen kadınlar “sütanne”, aynı kadından süt emen çocuklar da “sütkardeş” olarak isimlendirilmiş ve bunlar arasında süt akrabalığının meydana geleceği bildirilmiştir. (en-Nisâ, 4/23; Cessâs, Ahkâmü’l-Kur’ân, 3/52-63)