İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam, birinin derdini dinlemek (mesela kayınvalidesi hakkında) gıybet olur mu?

Cevap

Konuşana bir katkı sağlamak için ise dinlenebilir. Sadece laf yuvarlamalarından ibaret ise veya o dinleyenin bir şey yapması mümkün değil ise gıybete kiralanmış bir kulak sahibi olmak olur bu.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İnsanın haram olan bir gıybetin yapıldığı yerde bulunması caiz değildir. Harama iştirak de haramdır. Bu kural bilerek ve razı olarak bulunulması ile alakalıdır. İnsan kerhen ve cebren bulunduğu yerdeki hatadan mesul olmaz.

Hocam, edilen gıybetten rahatsız olarak istemsiz bir şekilde gıybet dinlemek kul
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İftira olmadıkça, kamuya mal olmuş insanların arkasından konuşmak gıybet değildir.

Hocam, gazeteci-yazar birinin arkasından, duyduğunda hoşuna gitmeyeceği bir şey
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Özel sıkıntı veren bir hak ihlali olmadıkça genel helallikler yeterli olabilir.

Hocam yeri geliyor bir yakınımızla küsüyor veya ona sinirleniyoruz ve gıybetini
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Önce şunu bilmeliyiz: Bu durum tam olarak gıybet ve kul hakkına girmese de dili böyle şeylere alıştırmamak gerekir. Bir sonraki kademe direkt gıybet olabilir. Gıybet, bir mü'minin rencide olmasına sebep olmaktır. Bu belirttiğiniz durumda rencide olma oluşmadığı için gıybet sayılmaz.

Hocam arkadaşıma tanımadığı bir yakınım hakkında dertleşsem bu gıybet olur mu ve
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Yalan ve iftira olmadıkça ünlü birinden gıybet helalliği gerekmez. Zira ünlülerin ünü ortada konuşulmalarını gerektirmektedir. İftira boyutu ise tehlikelidir.

Selamünaleyküm hocam. Ünlü birinin gıybetini yapsak ondan nasıl helallik alacağı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Gıybet ve benzeri dil sıkıntılarının en önemli nedeni, kalbi boş bırakmaktır. Kalp hiç boş kalmamalıdır. Kalbin doluluğu da iki şeyle gerçekleşir. Birincisi, mü'min insanın ahirete ait meseleleri sürekli canlı tutması, Kur'an, hadis ve selefe ait bilgileri sürekli öğrenmesi ve tekrarlamasıdır. İkincisi de, çevresini salihlerden oluşturması ve 'biri bitince diğerine geçilecek' bir iş yoğunluğu içinde olmasıdır. Böylece mü'min şeytanın tuzaklarına karşı uyanık kalmış olur. Gıybete, dostluğun bahane edilmesini de kabul edemeyiz.

Selamünaleyküm hocam. Sizin ve birçok hocanın değindiği gıybet konusu ile ilgili

dert konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kur'an’ımız çok açık bir uyarıda bulunmaktadır: ‘Kalpler ancak Allah’ı zikirle huzur bulur.’ Sorunuzun cevabı budur. Allah’ı zikir huzurdur hatta hayatın ta kendisidir. Peki Allah’ı zikir ne demektir? Allah’ı zikir elde tesbih ‘Sübhanalllah’ demektir dersek yanlış olur. O tesbih ile yapılan zikrin bir çeşididir. Öz olarak Allah’ı zikir, Allah’ı hatırlıyor olmaktır. Allah’ı hatırlıyor olmak/zikir ehli olmak ise hayatı İslam ile yaşama mücadelesi yapmaktır. Bunu şöyle özetleyebiliriz: - Pratik bir iman, o imanı şeytanın ve kâfirlerin saldırılarından korumak. - Haramlardan korunmuş yaşamak. - Farzlardan eksik bırakmamak. - İnsani görevlerde eksiksiz olmak. Eş olanın eşliğini, evlat olanın evlatlığını hakkıyla yerine getirmesi. - Ahlak sorunu yaşamamak. - Nafile ibadetlerden becerebildiğini yapmak. - Sosyal kimlik sahibi olmak. - Mubahlarda aşırıya kaçmamak yani nefse esir olmamak. - Çok dua ediyor olmak. - Ahireti öteler ötesi bir yer olarak değil yarından bile erken gibi görmek. - Mü’min kardeşlerle kardeşlik ahengi içinde yaşamak… Bunlar Allah’ı zikir üzere bulunmanın işaretleridir. Böylece bu işaretlerle başlangıç ve yürüyüş noktası da tespit edilmiş olur.

Hocam, bir insan nereden başlamalı? Huzuru niye hissetmez insan?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kulun başına gelen olumsuzlukları değerlendirirken “her olumsuzluk” diye sınırlandırılmış bir ifade yanlıştır. Evet, elimizin/dilimizin/gözümüzün yaptıkları, kalbimizin kaypaklıkları netice olarak Allah’tan musibet gelme nedeni olabilir. Bunu gösteren, işaret eden ayet ve hadis de vardır. Ama buna dayanarak her musibetin bir hata üzerine ceza olarak indiği söylenemez. Ve başa gelen musibetler sanki gerekli cezası da gelmiş ve iş bitmiş gibi bir anlayışa da sebep olamaz. Peygamberler başta olmak üzere küçük bebekler ve salih insan olarak bildiklerimizden büyük musibetler yaşayanlar vardır. Onları nereye koyacağız? Bu tür meselelerde tek bir seçenek üzerinde düşünmek gayba ait bilgileri zorlamak olabilir. “Biz hata etmiş ve sebep olmuş olmayalım da…” şeklinde özetlenebilecek bir idrakle bakılmalıdır meseleye. Rabbim musibetlerden muhafaza buyursun. Gaflette olmaktan da bizleri korusun. Âmîn.

Hocam ben ibadetlerimi yapıyorum ve elimden geldiğince haramlardan sakınmaya çal
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dert bir sınav ve derece nedenine dayanır. Dert vermediği kulunu da başka bir sebeple sınamış olabilir Allah. Böyle gaybi konularda zan yürütmek mümkün değildir.

Allah sevdiği kuluna dert verir diyoruz. Peki hocam, başına hiçbir musibet, bela
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Müslüman imanından ve akıbetinin hayır olmamasından her zaman korkar/korkmalıdır. Gidişatının nereye olduğunu önemsemeyen tehlikeli bir sona varabilir. Bu da sürekli bir mücahede halinde olmak demektir. İmanımızın korunması, ibadetlerin aktif tutulması, kalp rahatsızlıklarına karşı uyanık bulunulması herkes için bir görevdir/gerekliliktir. Dua ve yalvarış mü'min biri için ibadettir. Her durumda bu ibadeti yapmalıdır. Rahat zamanlarında yapmıyor da zor zamanlarında yapıyorsa bu tamını değil birazını yapıyor demektir. Buna eksik bırakmak deriz. İbadetteki eksiklik farz olan düzeyin altına düşecek şekilde ise o tehlikelidir. Nafile olan ya da fazilet olan düzeyin altına düşmesi ise bir kayıp olmakla beraber iman zayıflığı ile adlandırılacak bir eksiklik de değildir. Eksiği gidermek, daha iyisine muvaffak olmak zaten bir gayedir. O gayeye doğru yürümelidir mü'min.

Başım sıkışınca hemen dua ediyorum. Rahatlayınca duadan neredeyse uzak kalıyorum
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Her ikisi için de “öyledir” denemez. Sıkıntı çekmek veya çekmemek bir karine yani işaret olabilir ama belge olamaz. Ayrıca kimin ne çektiğini neyi de çekmediğini dahi bilme imkânımız tam olarak yoktur. Bu tür yan bilgileri bir işaret olarak görüp ileri taşımamak en doğrusudur.

Hocam bir insan hayatı boyunca hiçbir sıkıntıya uğramamış olsa ve işleri hep ras
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah bizim Rabbimizdir. Biz ondan geldik ona gideceğiz. Her şeyimiz onundur. Her şey onunladır onun içindir. Dara düştüğümüzde veya hastalandığımızda ona sığınırız, ondan başka gerçek bir çaremizin olmayacağını biliriz. Buna iman ederiz. Kul Allah’tan istedikçe doğruyu yapar. İstemekten uzak durdukça yanlış yapar. İşin aslı budur. Gerisi felsefedir.

Hocam, bir insanın başına dert, sıkıntı, hastalık isabet ettiği zaman, onlardan

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.