Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir şeyin “caiz olmaması" ve "haram olması" aynı şey midir? Değilse farkı nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Haram, kesin yasak olan şeyin adıdır. 'Caiz olmamak' ise ifade olarak haram olmaktan bir derece aşağısıdır. Neticede ikisi de yasak olan şey demektir ama haram daha ağır bir ifadedir. Meyve suyu için ne haram ne de caiz değil şeklinde bir beyan olamaz. Muhtevasındaki sıkıntıya göre mesela içinde alkol bulunuyorsa veya sağlık açısından sakıncalı ise bu ifadeleri kullanabiliriz.
İçine haram karıştırmadığınız sürece caizdir.
Farklı müşterilere farklı fiyatla mal satmakta sakınca yoktur. Yalanda sakınca vardır.
Açlık gibi bir zaruret özrüne dayanan bir çalışma ise mümkündür.
Harama sebep olan da haramdır.
Selamünaleyküm. Haram olan bir şeyin, haramı oluşturan unsurları bulunmadan bile olsa bizim gündemimizde olmaması gerekir.
caiz konusundaki diğer fetvalar
Tespih, Rabbimizi zikrederken sayısal olarak kontrol etmek ve sünnet olan sayıları karıştırmamak için kullandığımız bir alettir. Kendisi bir ibadet değildir. İbadete yardımcıdır. Tespih filan metalden, filan ağaçtan olursa daha sevap olur diye bir kural yoktur. Tespih hiç kullanılmadan da zikredilebilir. Rabbimizi zikrederken önemli olan ihlaslı, heyecanlı ve Allah’tan sevap umarak daha fazla Efendimiz aleyhisselama benzeme derdi taşımaktır. Tıbben sakıncası bulunan bir nesne kullanılmadığı ve ölü bir hayvandan medet umulmadığı müddetçe kullanılması caiz değildir diyemeyiz. Fakat “uğurlu olma” gibi bir hurafeye dayalı olarak kullanıldığında ise asla caiz olmaz.
İşçi toplayıp organize eden bir şirket mantığı ile bunu yaptığınızda caiz olabilir. Sizin bir emeğiniz vardır ve bu emeğinizin karşılığı belirli bir ücrettir bu durumda. Bu arada bir hile ve yalan işin içinde karışmamalıdır. Yalanla helal bir arada durmaz.
Kesilen kurbandan yemek caizdir, yememek ise günah değildir, kurbana zararı yoktur. Kesilen kurbandan hediye vermek caizdir, vermeyen için de bir eksiklik yoktur. Bir miktarını sadaka olarak vermek gerekir şeklinde bir görüş varsa da kurbandan bir bölümünü sadaka olarak verme mecburiyeti yoktur.
Bir Müslüman insanın dinine ait değerleri dizi filmlerden öğrenmesi kadar sıradanlık olamaz. Filmlere göre din mi oluşacak? Filmler ne kadar hakikati yansıtıyor, ne kadar verilmek istenen mesaja göre yazılıyor? Sadece bu sorunun cevabı bile iyi bir idrak oluşturur. Haram dünyanın her yerinde bütün zamanlarda haramdır. Uzayda bile olsak dinimize göre yaşamayacak mıyız? Size tavsiyemiz şudur: Bir gram muhtemel bal için bir kilo zehir yemeyiniz.
Geçmiş olsun size. Bu durumlarda keyfi bir beklenti olmadığı için âlimlerimizden sigorta yapılabileceğine dair fetva veren vardır, yaptırabilirsiniz.
Cemaatle namaz bazı âlimlere göre farz düzeyinde kendi başına bir ibadettir. Kendi başına bir ibadet olması demek, namaz kılmakla bir emir yerine getirildiği gibi cemaatle kılındığında da ikinci bir emir yerine getiriliyor demektir. Dolayısıyla biz namazı cemaatle kılmayı namazın bir ilavesi gibi değil Allah’ın hususi bir emri gibi görmeliyiz. Cemaatle namazın genel olarak hükmü ise müekked bir sünnettir. Yerine getirildiğinde muazzam bir sevap elde edilir. İhmal edildiğinde yani namaz cemaatsiz kılındığında sevap kaybedilir ama namazın kendisine bir arıza gelmez. Bir tür bereket kaybedilmiş olur. Bazı engeller cemaate gitmemenin mazereti olabilir. Bu mazeretlerden biri mesela yoğun abdest sıkışıklığı olabilir. Etkili bir açlık ve sofranın hazır olması olabilir. Bu mazeretleri sıralama yerine şu iki kuralı ölçü alarak bu büyük emri tatbik edebiliriz: a- “Cemaate devam etmez, sadece cumaya gider” denecek şekildeki ihmal mü'min için çöküştür. Buna dikkat ederiz. b- Belli durumlarda namazı evde veya iş yerinde kılmak “cemaate gitmez adam” olmak değildir. Bu iki çizgi arasındaki denge ise kişinin imanı ve imanını pratiğe aktaran kimliği ile alakalı bir durumdur.