Fetva Meclisi
Soru
Hocam Kur'an borç vermeyi yazmayı emrediyor, bunu biliyoruz. Buradaki yazma emri muhakkak kalemle yazmak mıdır? Örneğin bilgisayar kaydı gibi bir belge de yazma emrini yerine getirmemizi sağlar mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Bize dua edin, Allah ayağımızı kaymaktan muhafaza buyursun. Meal yazmak benim gibilerin işi değil ama ömrümüzü Kur'an’ımıza hizmet ederek bitirmemiz için lütfen dua edin.
Borç sözleşmesini yazılı duruma getirmemekten dolayı bir günah işlenmiş olmaz. Âyetteki bu emir farz bir emir değildir. Sıkıntı olduğu zaman, sıkıntı hissedenin konuşma hakkı kalkmış olur.
Her ikisi için de “öyledir” denemez. Sıkıntı çekmek veya çekmemek bir karine yani işaret olabilir ama belge olamaz. Ayrıca kimin ne çektiğini neyi de çekmediğini dahi bilme imkânımız tam olarak yoktur. Bu tür yan bilgileri bir işaret olarak görüp ileri taşımamak en doğrusudur.
Aleykümselam. Alacaklının belli bir süre müsamaha etmesini Kur'an'ımız emretmektedir. Mü'min olarak da bu emre uymamız uygun olandır. Ancak borcu ile ilgilenmeyen böyle bir müsamahayı hak etmiyor olabilir. Bir de alacaklının da imkânı varsa bu müsamahayı gösterir. Mü'min insanın kalbini incitiyor olsa da hukuk yoluyla hakkın tahsil edilmesi yasak değildir.
Bunu bir borç verme işlemi olarak görebiliriz. Toplanan para katılımcılardan birine verildiğinde: Ondan bir fazlalık istemeden geri getiriyorsa, Mubah bir işte parayı kullanıyorsa işlemde bir sakınca yoktur. Güzel bir borç uygulaması yapmış olursunuz, biiznillah bundan sevap da kazanırsınız. Yalnız size şunu tavsiye etmeliyiz: Bu ve benzeri yolları deneyenlerin pek çoğu sırf bu yüzden dostlarını kaybettiler. Paranın girdiği yerde şeytanın fitnesi de büyür ve daha kışkırtıcı olur. Konuşurken ve kararlaştırırken kolay ve güzel gibi görülür bu işler ama pratiğe geçildiğinde öyle olmayabilir. Çok dikkat edin. Katılımcıları mümkün olduğu kadar az tutun. Aranızdaki iman kardeşliği ve muhabbetiniz zarar gördükten sonra yaptığınız işten kazanacağınız bir ecir de kalmayabilir maazallah.
Hile ve yalan ile elde edilen hiçbir hak güzel değildir. Mü'min seviyesini bu düzeye düşürmez.
alacak konusundaki diğer fetvalar
Evet, vasiyet esasen insanın maddi bağlantılarını beyan edip taleplerini belirtmek için yapılır. Bunun yanında manevi istekler ve izahlarda bulunmak da ilave edilmiş bir kültür vardır geçmişimizde. Asıl olan kime borcum var, kimden alacağım var gibi durumları geride kalanlar açısından kolaylaştırmak maksadı ile yapılmasıdır.
İki kişi arasındaki borç ilişkisinde böyle bir denkleşmeye rastlanması durumunda birbiriyle ödeşmeleri yani benim borcumu alacağıma sayıyorum demeleri ve anlaşmaları caizdir. Buna fıkıhta MUKASSA adı verilir.
Borca gecikme farkı koymak faizdir ve asla caiz değildir. Başka tedbirler almaya bakmalıdır kardeşimiz.
Sizin bu meseleniz eski fıkıh kitaplarında örnekleri ile bulunmaktadır. Fukaha, hakkını alamayan kişinin, fırsatını bulduğunda hakkını almasının caiz olduğunu ama bunun şartlarına dikkat etmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Söz konusu şartlar şunlardır: a. Tam hakkı kadarını alacak, fazla almayacak. b. Hırsızlık gibi bir şeyle itham edileceği ortam ise o fırsat ona yanaşmayacak. Müslüman’ın onurunu kaybedeceği şeyi bilerek yapması caiz olmaz. c. Emniyet ve yargı yollarını tüketmiş olacak yani kanuni yollarla alma imkânı olmayacak. Yine de biz size yasal olmayan çarelerin sonunda başka sorunlar olarak size dönebileceğini unutmamanızı tavsiye ederiz.
Bu bir alacak demektir. Alacağınızın gelmesinde tereddüdünüz varsa, tahsil ettiğiniz güne kadar erteleyebilirsiniz. Mesela bir Euro aldığınızda onun birikmiş zekatını verebilirsiniz.
Konu iki tarafı ilgilendiren bir husus olduğu ve yaşananların da aynen sizin anlattığınız şekilde gerçekleştiğini varsayarak şunları ifade edebilirim. Borçlu ödeme gücüne sahip olduğu hâlde borcunu ödemiyor ve lüks harcamalar yapıyorsa, borcun tahsili için hukukî yollar caizdir. Yani Allah'tan korkmayanları yerel mahkemelerle korkutarak hakkınızı alabilirsiniz. Yalnız bu süreçte kin ve öfkeden uzak durulmalı, hakkını ararken adaletli ve sabırlı olunmalıdır. Sizin borcu silme teklifinizi reddetmesi sebebiyle de borcu yerinde durmaktadır; silinmemiştir. Allah yardımcın olsun kardeşim.