Fetva Meclisi
Soru
İslam’da vasiyetin önemli olduğunu biliyoruz. Fakat vasiyetin mahiyeti nasıl olmalıdır, sadece maddi hususlarda mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Borçların ödenmesi vasiyetin yerine getirilmesinden öncedir. Acilen borçları ödeyin, malı kalırsa vasiyetini yerine getirirsiniz.
Vasiyet mühim sünnetlerden biridir. Yapılma şekli ise kişiden kişiye farklı olabilir. Önemli olan içeriği ve korunmasıdır. Sözlü olarak iki kişiye de yapılabilir. Mümkünse iki de şahit tutulur. Ekonomik konular veya çözüm gerektiren problemler de ihtiva ediyorsa noterden yapılması daha isabetli olur. Önemli olan vasiyetin kaybolmaması, ciddi bir şekilde muhafaza edilmesi sonra da tatbik edilmesidir.
Bu bir vasiyettir. Ölenin kendisine varis olacak birine vasiyet bırakması caiz değildir. Vasiyeti yok kabul etmelisiniz. Malı da ona göre bölüşün. Ancak diğer varislerin tamamı razı olursa bu vasiyetin geçerliliği olur.
Selamünaleyküm. Sözünü ettiğiniz gibi bir vasiyete gerek yoktur, uygun da değildir.
Bir insan malının üçte biri kadarını vasiyet edebilir. Daha fazlasını vasiyet etmesi caiz olmaz. O kişi yanlış bir iş yapmıştır, düzeltilebilir.
Vasiyet yazmak genelde mal ile alakalı olarak bilinir. Aynı zamanda genel konularda da nasihat nitelikli vasiyet yazılabilir/yapılabilir, ona da vasiyet denir. Mal ile alakalı vasiyetin hükmü şöyledir: Vasiyet yazmak fukahanın ittifakı ile farz değildir. Bir müstahab/fazilet olarak kabul edilir ancak değişik durumlarda değişik hükümler alabilir: a- Ödenmemiş kefaret gibi dini bir vazifesi, resmi işlemlerle belgelenemeyecek borç ilişkileri gibi durumu olanların vasiyet yazması vaciptir. b- Varisleri zengin ama yakın akrabalarından yardıma muhtaç olanların bulunduğu birisinin onlara mal bırakacak bir vasiyet yazması ise müstahabtır. c- Mirasçıları mala muhtaç ve onun bırakacağı mal da az bir şey ise böyle birinin vasiyet yazıp başkasına mal bırakması mekruhtur. d- Malının üçte birinden daha fazlasını vasiyet edenin vasiyeti, -Zaten ona mirasçı olacak birine özellikle fazla alsın diye vaziyet yazması, -Haram bir şeye sebep olacak bir vasiyet yapılması, -Varislerin zarar göreceği bir vasiyet yapması haramdır.
alacak konusundaki diğer fetvalar
Kur'an’ımızın “yazın” emri, şeytana fitne sebebi bırakmamak içindir. Mal herkes için bir fitne ve sapma nedeni olabilir. Aldığını inkâr etme, rakamlarla oynama gibi sıkıntılar kıyamete kadar devam edecektir. Kur'an’ımızın “yazın” emri bir farza işaret etmese de hayatın derin gerçeklerinden birine işaret etmektedir. “Belgeleme” niteliği olan her şey “yazma” emrinin yerine getirilmesi sayılabilir.
Sizin bu meseleniz eski fıkıh kitaplarında örnekleri ile bulunmaktadır. Fukaha, hakkını alamayan kişinin, fırsatını bulduğunda hakkını almasının caiz olduğunu ama bunun şartlarına dikkat etmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Söz konusu şartlar şunlardır: a. Tam hakkı kadarını alacak, fazla almayacak. b. Hırsızlık gibi bir şeyle itham edileceği ortam ise o fırsat ona yanaşmayacak. Müslüman’ın onurunu kaybedeceği şeyi bilerek yapması caiz olmaz. c. Emniyet ve yargı yollarını tüketmiş olacak yani kanuni yollarla alma imkânı olmayacak. Yine de biz size yasal olmayan çarelerin sonunda başka sorunlar olarak size dönebileceğini unutmamanızı tavsiye ederiz.
İki kişi arasındaki borç ilişkisinde böyle bir denkleşmeye rastlanması durumunda birbiriyle ödeşmeleri yani benim borcumu alacağıma sayıyorum demeleri ve anlaşmaları caizdir. Buna fıkıhta MUKASSA adı verilir.
Borca gecikme farkı koymak faizdir ve asla caiz değildir. Başka tedbirler almaya bakmalıdır kardeşimiz.
Bu bir alacak demektir. Alacağınızın gelmesinde tereddüdünüz varsa, tahsil ettiğiniz güne kadar erteleyebilirsiniz. Mesela bir Euro aldığınızda onun birikmiş zekatını verebilirsiniz.
Konu iki tarafı ilgilendiren bir husus olduğu ve yaşananların da aynen sizin anlattığınız şekilde gerçekleştiğini varsayarak şunları ifade edebilirim. Borçlu ödeme gücüne sahip olduğu hâlde borcunu ödemiyor ve lüks harcamalar yapıyorsa, borcun tahsili için hukukî yollar caizdir. Yani Allah'tan korkmayanları yerel mahkemelerle korkutarak hakkınızı alabilirsiniz. Yalnız bu süreçte kin ve öfkeden uzak durulmalı, hakkını ararken adaletli ve sabırlı olunmalıdır. Sizin borcu silme teklifinizi reddetmesi sebebiyle de borcu yerinde durmaktadır; silinmemiştir. Allah yardımcın olsun kardeşim.