İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam Ramazan yaklaştığı için çok heyecanlıyım. Üç yaşında bir kızım var. Ona Ramazan bilinci, heyecanı ve sevinci kazandırmak için evde süslemeler yapıyor, ona özel köşeler hazırlıyorum. Bunları israfa kaçmadan, çoğunlukla yazıcı veya dikiş yoluyla kendim yapıyorum. Ancak bu heyecanımı arkadaşlarımla paylaşırken birinin bunun bidat olduğunu söylemesi beni düşündürdü. İyi bir şey yaptığımı zannederken bidate düşmekten çekindim. Çocuklara Ramazan'ı sevdirmek için yapılan bu tür hazırlıklar bidat olur mu?

Cevap

Bidat, ibadet olarak yapılan şeyde olur. Mesela bu süslemeleri orucun şartı imiş gibi yapsa idiniz bidat olurdu. Veya “bunları yapana şu kadar sevap varmış” gibi bir tezle yapsa idiniz o da bidat olurdu. Hâlbuki siz çocuğunuzu Ramazan sevgisiyle büyütmek maksadı ile yapıyorsunuz. Bu bidat değildir, güzel bir iştir. Allah Teâlâ sizi muradınıza erdirsin. Çocuğunuzu salihlerden kılsın. Âmin.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ramazan'da yaptığınız bu süslemeleri "bunları yapana şu kadar sevap varmış" ya da "Ramazan'da süsleme yapmadan olmazmış" mantığı ile yapmış olsanız veya falan yabancı kültürde özellikle böyle bir ibadet olsaydı yanlış bir iş olurdu. Bu, çocuğunuzu Ramazan sevgisi ile büyütmek için yaptığınız bir iş olduğu için güzel bir iştir. Allahu Teâlâ muradınız erdirsin, Ramazan heyecanını bir ömür boyu taze tutmayı cümlemize nasip eylesin.

Hocam Ramazan ayında evi süslemek, ufak tefek ışıklarla donatmak, çocuklara yöne
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Dinin aslında olmayan herhangi bir işin, ne kadar gerekli ve yararlı görülse de yüzde yüz faydalı, olmazsa olmaz gibi anlaşılması mümkün değildir. Verdiğiniz örnekte de bu açıkça görülmektedir. Şu kadar ki, bazı şartlarda faydasıyla zararını ölçebilmekteyiz. Bu da her konunun aynı şartta değerlendirilmemesi gerektiğini göstermektedir. Hasene cinsinden bile olsa bidatleri savunmakta sıkıntılı sonuçlar olabilir. Buradaki ölçü, fukahanın ittifaken kabul ettikleri ile yetinmek şeklinde kabullenilmelidir. Alenen bir uçurum oluşturmayanlarla da, mü'minler arasındaki vahdete zarar vermeme açısından mücadele etmeyi doğru bulmuyoruz.

Selamünaleyküm hocam. Bidat bidat’tir isimli sohbetinizi dinledim. Ramazan Risal
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Senin düzelmen bir Ramazan ayı ile olacaktı diye sana vaat eden oldu mu? Belli bir mesafeyi kat ettin. Şimdi hesap kitap yapma yerine yeni planlarını yapmalısın. En azından yılın bir ayını kâr etmiş oldun, daha istiyorsun? Belki bu uygulamanın ellincisinde inşaallah kemal yolunu bulmuş olacaksın, takılma İblis’in ağlarına.

Hocam ben geçtiğimiz Ramazan ayına girmeden önemli kararlar aldım. İlk defa böyl
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Farz ibadetleri hakkıyla yerine getirin. Namaz ve oruç ibadetini aksatmayın. Teravih ve diğer nafilelerden yapabildiğiniz kadarını yapın. Okuyabildiğiniz kadar Kur'an okuyun. Diğer zamanlardan daha fazla dua edin. Bid’atleri ve ibadetleri modernleştirmeyi benimsemeyin, benimseyenlerden uzak durun. Gıybet, dedikodu, yalan çıkmasın ağzınızdan. Kul hakkınız varsa üzerinizde onların helalliğini alın. Ramazan budur. Umutla rahmetinin sizi kuşatmasını bekleyin. Allah yardımcımız olsun.

Hocam, size Ramazan ayı ile ilgili bir sorum olacaktı. Ramazanı elimden kaçıraca
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Emreden Allah olduğu için ibadet yapan hangi lezzeti alıyorsa izin veren veya ‘yapma’ diyen de Allah olunca o lezzeti almalıdır. Aksi takdirde ibadetten alınan lezzet gerçek lezzet değildir. Yaratan Allah. Emreden Allah. Hükmeden Allah. Erkek veya kadın seçen Allah. Bizi değerlendirecek olan Allah. Biz ise sadece kuluz, kulluk da bunları bilip ikna olmak değil midir?

Ramazan'da adet olunca dışlanmış gibi hissediyorum, psikolojim bozuluyor ne yapm
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ size sabır ve sebat ihsan etsin. Sizin bu anlattığınız gerekçelerle velayeti üzerinize almanız dinen uygun hatta gerekendir ama bu durumu ne kadar mevcut yasal ortama uydurabilirsiniz onu iyi düşünün. Suç oluşturmayacak bir yöntemle alabiliyorsanız alın. Allah yardımcınız olsun.

Hocam evli iken eşim tarafından aldatıldım. İş mahkemeye intikal etti ve mahkeme

bid'at konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bidat olmaması için illa ayet veya hadis olması gerekmez. Sahabe ve tabiîn uygulamaları da dinin bir kaynağıdır. Bile isteye namazı terk eden birinin kaza etmesi gerektiği, tarihi uygulamalarda sahabeden itibaren devam eden bir gelenek olmuştur. Hanefi, Şafii ve Maliki mezhepleri bu konuda icma etmiştir. Yani sadece "mezhep çıkardı" diye değil, ümmetin büyük çoğunluğunun uyguladığı bir hükümdür. Bile isteye namazı terk eden bir kişinin tevbe etmesi farzdır. Ancak bu tövbenin kabulü için terk edilen namazların kazası, geçmiş günahın silinmesi adına bir kefaret hükmündedir. Şafii mezhebinde kaza namazın varsa sünneti kılmanın yasak olduğu hakkındaki bilgin de yanlıştır. Şafii mezhebinde bazı âlimler, "çok fazla kaza borcu olan bir kişinin nafile namazlarla meşgul olmaması gerektiğini" söylemişlerdir. Yani öncelikle kazalar tamamlanmalı, sonra nafile namazlara yönelmelidir. Ancak bu, sünnet namaz kılmanın yasak olduğu anlamına gelmez. Özellikle sabah namazının sünneti, Şafii mezhebinde kaza borcu olsa bile terk edilmez. Yani kaza borcun varsa kazaları öncelikli kıl ama sünnetleri bırakmamanı tavsiye ederim.

Hocam uzun zamandır kafama takılan bir konu var ve bununla ilgili net bir cevap
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Böyle bir uygulama sahabenin yaşadığı ibadet hayatında yoktu. Dolayısıyla dinin temellerinden değildir. Yapılması doğru mudur değil midir boyutu da herkese göre değişken olabilir. Bizim kanaatimiz şudur: Böyle bir uygulama emredilen ibadetlerde yoktu. Dolayısıyla bid’attir. Yapılınca mükemmel bir iş yapılmış olmaz ama başka bir sorun yokmuş gibi bunu gündem yapmanın da manası yoktur.

Hocam bazı camilerde kametten önce müezzin üç defa İhlâs Suresi okuyor, ardından
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sorduğun konu, ulemanın ihtilaf ettiği meselelerden biridir. Bu yüzden meseleye ne “kesinlikle yapılmaz” ne de “şartsız, kayıtsız sünnettir” denilerek yaklaşmak doğru olmaz. Resûlullah Efendimiz ﷺ’in kabir başında doğrudan Kur’an okuduğuna dair sahih bir hadis elimizde yok. Ziyaret ettiğinde selam verir, dua ederdi. Sahabiler de aynı şekilde hareket etmişlerdir. Ancak bu, Kur’an okunamaz anlamına gelmez. Çünkü Kur’an okumak başlı başına bir ibadettir. Kabirde değil evde bile okunsa ruhlara bağışlanabileceği pek çok fakihe göre caizdir. Özellikle Hanefî, Şafii ve Hanbelî fakihlerinden bu yönde görüşler vardır. Hatta bazıları özellikle Yâsîn Suresi’nin okunmasının hem ölmek üzere olana hem de kabirdekine faydalı olacağını belirtmiştir. Bu konuda Hazreti Peygamber’den gelen “Yâsîn okuyunuz” hadisi vardır ama kabirde değil, ölüm anındaki kişiye okunmasına dairdir. Günümüzde kabirde Kur’an okunmasını “bidattir” diye toptan reddedenler varsa da bu işi sırf ibadet niyetiyle, sevabını ölüye bağışlamak niyetiyle yapanları da yadırgamak doğru değildir. Kimse bunu dinin değişmez bir parçası gibi görmüyor, sadece Kur’an’ın rahmetiyle meyyite fayda ulaşsın ümidiyle hareket ediyor. Bu durumda mesele niyete dayanır. Riya, gösteriş, bidatleşmiş toplu uygulamalar, hele hele Kur’an’ı ticarete dökmek gibi yanlışlara bulaşmadan, sessizce okunursa bunda bir sakınca yoktur. Sonuç olarak, Peygamberimiz ﷺ bunu yapmamış olabilir ama bu, yapana günahkâr dememizi gerektirmez. Selef-i Sâlihîn’den bazı âlimler buna cevaz vermiştir. “Bu işi sünnettir.” diye değil, “Rabbim belki kabul eder.” diyerek yapanların hâlini Allah bilir. Yeter ki kimseyi itham etmeyelim, Kur’an’a da saygıda kusur etmeyelim.

Hocam, Peygamberimiz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz, kendi dönem
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bid’at ibadete ilave yapmaktır. Hoparlör ise günlük hayatı kolaylaştıran aletlerden bir alettir. Onunla daha çok sevap beklemek gibi bir durum söz konusu olmadığına göre hoparlörü veya benzeri bir ses cihazını bidatle bağlantılı tutmak yanlış olur. Evet, gereksiz denebilecek zaman ve mekanlarda kullanılması hatalı olur ama bidat başka bir meseledir.

Camilerde hoparlör kullanılması bidat sayılır mı?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kişi yanlışlıkla üzerinde idrar varken namaz kıldıysa ve hâlâ farkında değilse bu konuda sorumlu değildir. Namazın örttüğü suçlar vardır. Ama idrarın keffareti namaz değil temizliktir. Bir namaza isim verilebilmesi için o namazı Peygamberimizin veya onun ashabının kılmış olması gerekir. Onların kılmadığı bir namazı bir isim altında kılmak bidattir. Dinimizce emredilen ve tavsiye namazlar vardır. Fakat ismini andığınız namaz, bu namazlardan değildir.

Hocam sosyal medyada Keffâretü’l-Bevl namazını anlatan bir video var. Birinci re
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bizim gözümüzde Müslüman veya kâfir ayrımı arkasında namaz kılmaya mani olabilecek bir farktır. Mezhepler arası farklılıklarımızı bu noktaya taşımak şeytanın ekmeğine yağ sürmek olabilir.

Hocam Maturidiliği ve Eşariliği bid’at gören rehberle umreye gidip, arkasında na

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.