İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam Allah nasip ederse bir yaşına basacak bir evladım var. Bazı güvenilir sitelerde batılı tarzda olmadığı sürece (mum üflemek vs.) doğum günü kutlamasında dinimiz açısından bir sakınca olmadığını okudum. Oğlumun ilk yaş gününde aile arasında keyifli zaman geçirmek, pasta ve tatlı yemek gibi bir düşünce içine girdim. İlk olduğu için biraz heveslendim, devamını getirmek gibi bir niyetim yok esasen. Eşim ise kör taklit diyerek kesinlikle razı olmuyor. En son eşimle beraber sizin fetvanız doğrultusunda hareket etme kararı aldık. Kur'an ve sünnet ışığında nasıl davranmamızı tavsiye edersiniz?

Cevap

Evet, belli çizgileri koruyabilirsek mum üflemekte sakınca yoktur denebilir ama siz bir kere şeytanın eline elinizi değdirirseniz sizi uçurumun dibine gelmeden salmaz. Herkes böyle başlar ve sonunu ateşte görür maazallah. Allah’ın ihsanı olan çocuk nimetini şükürle karşılamak gerekirken böyle şeyler düşünmenizi anlamlı bulamadım. Bir mü'min olarak hele bu kötü haberler zamanında daha dikkatli olmalı değil mi idiniz?
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Arkadaşınıza sözünüz geçmiyorsa ona mesafe koymanız gerekir. Aksi takdirde haramlara karşı sessiz kalarak eski ümmetlere benzemiş oluruz. Doğum günü kutlanması, bize ait olmayan ithal uygulamalardan biridir. Yapılması haramdır demesek de abestir, gereksizdir deriz. Boş bir iştir. Müminlerin böyle işlerle uğraşmaya vakitleri olmamalıdır. Neden bir kardeşliğimizin canlı olması için doğum gününü bekleyelim? Biz ümmeti Muhammediz; birbirimizi Allah için severiz, Allah için beraber oluruz. Bir gün değil her gün birbirimizin yanında oluruz. Biz buyuz.

Selamünaleyküm hocam. Arkadaşım dini hassasiyetleri olan biri lakin bir çocukla
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bu hususlarda size tavsiyem, mutedil olmanızdır. İnsanların nefislerine hoş gelen şeyleri bir veya beş kerede ikna edip kaldıramazsınız. Sabırlı olun. Bir kere düşünün; her yaş günü aynı zamanda ölüme bir sene daha yakın olmak değil midir? İnsan, ölüme biraz daha yakın olduğu için kutlama yapar mı? Yapıyor işte. Siz bildiğiniz hakikati koruyun, insanlarla cebelleşmeyin, kendinizi yıpratırsınız. Peygamber aleyhisselam efendimizin doğumunu kim kutluyor da örnek olacak bize; sahabe yapmış mı, Ebu Hanife yapmış mı? Yapan kim, cihattan uzak, laik ortamı korumak için yaşatılan kurumların sahipleri! Siz bildiğiniz yolda devam edin, Allah yardımcınız olsun.

Selamünaleyküm. Nureddin Hocam size doğum günü kutlamak ile ilgili bir kaç ayrın
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah yardımcınız olsun, işinizi kolay etsin. Çocukların yirmi beş yaşlarına kadar çıkarabilecekleri sorunlardan biridir bu sorun. Önünüzde iki seçenek var: Ya çocuğunuzu tavizsiz, bildiğiniz doğrunun gereği üzere namazla buluşturacaksanız ya da siz esneterek ve bu durumu görmüyor gibi yaparak sonunda namaz ehli olması için uğraşacaksınız. Birincisinin sonucunu zikretmek bile istemem; çocuğu temelden kaybedebilirsiniz. Ne namaz kalır ne kendisi, maazallah. İkinci yöntemi muhakkak uygulayın: - Sık sık olmamak kaydıyla namazı hatırlatın. Kılmadığında üzerine gitmeyin. - Sadece namaz konuşan bir anne baba asla olmayın. Konular renklenip dursun; en az boya çeşitleri kadar... - Her şeye ve her sonuca rağmen asla cezalandırmaya gitmeyin. Yüzüne yüzüne kınamayın onu. Kardeşi veya kuzeni ile sakın kıyaslama yapmayın. - Yaptığı diğer güzel işleri övün, ödüllendirin. (Bu nokta çok mühim, bunu unutmayasınız.) - Çocuğunuzun namazlı emsalleri ile buluşmasını sağlayın. Haftada bir bile olsa ona yakın yaşlardaki arkadaşları ile namazlı ortamlarda buluşsun. Bunun etkisi sizin nasihatinizden fazla olur. - Tabii ki duanın ne kadar önemli olduğunu söylemiyorum bile... - Eşinizle nöbetleşe yürütün bu projeyi. Mesela bir hafta siz, iki hafta eşiniz şeklinde olsun. Biiznillah sonunda namaz ehli bir çocuk göreceksiniz. Ama yirmi beş yaşı uç sınırdır bunu unutmayasınız.

Hocam, kızım on iki yaşına geldi ama namaz kıldıramıyorum. Artık bunalmaya başla
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evlilik insanın hayatındaki dönüm noktalarından biridir. Kişinin başta dinî yaşantısı, ahlaki durumu olmak üzere birçok açıdan düşünülerek böyle bir adım atılmasına karar verilmelidir. Sorunuzda belirttiğiniz “gözüme ve gönlüme hoş gelen” kriteri, evlilik için bir tercihte bulunurken yeterli ve öncelikli bir kriter olarak değerlendirilmesi yanlış tercihte bulunulmasına sebebiyet verebilir. Evet, bu hususlar da önemlidir ama öncelikli dikkat edilmesi gereken farklı kriterleri olmalı mü’minin. Mü’min tercihte bulunurken “Acaba böyle biriyle Rabbimin razı olacağı bir hayat yaşayabilir miyim?” diye düşünmeli ki cenneti kazanmak için gönderildiğimiz dünya hayatında amaç unutulmadan yaşanmaya çalışılsın. Aynı zamanda ailemiz, büyüklerimiz böyle bir tercihte bulunurken devrede olmalı ki onların hem tecrübelerinden hem de dualarından istifade edilebilsin. Onların rızasının olmasının da bereket vesilesi olduğunu da unutmamak gerekir. Şeytanın vesvesesine gelince… Ne kadar uğraşıyordur biz yanlışa düşelim diye. “Hayatında biri var” diye belirttiğiniz biri ne kadar size uygun olabilir ki? Evlilik için atılan bir adımda ise sizlik bir durum kalmamıştır zaten, “Acaba nasip olur mu?” diye düşünmeniz, tam bir şeytanın vesvesesi olur Allah muhafaza. Eğer bu düşünceler günlük hayatınızı etkileyecek duruma geldiyse ve kaliteli bir gün geçirmenize engel oluyorsa düşünce ve duygularınızı nasıl yönetebilirsiniz diye bir uzman görüşüne başvurmanız sizin için bu süreçte faydalı olabilir. Sakın sizi şeytanın kandırmasına müsaade etmeyin olur mu? “Allah’ım! Bana dünya ve ahirette iyilikle beraber olacağım salih bir eş nasip et.” diye dua etmeyi de ihmal etmeyin. Dua eder, dua beklerim.

Hocam, ben evlenmek isteyen genç bir hanımefendiyim. Geçen yıldan beri gözüme ve
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kendinizi Allah’ın razı olacağı işlerle yoğun duruma getirmezseniz şeytan sizi kendi razı olacağı işlerle doldurur. Temel sorun budur. Bu nedenle şöyle bir planlama yapın: • Muhakkak okuyacağınız bir Kur'an okuma planınız olsun. • Belli zikirleriniz olsun. • Evinizle ilgilenmeyi arttırın. • Sılayırahimi arttırın. • Namazları sünnetleriyle daha ağır kılmaya çalışın. • Bu arada bir psikologla görüşseniz onun da size desteği olabilir. Yılmayın ve usanmayın. Sonuna kadar mücadele edip şeytanı mağlup etmeye kararlı olun.

Hocam ben bir çocuk annesiyim ve sürekli elimde telefon sanki o da benim bir çoc
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ dönüşünüzü mübarek kılsın. Sizi eşinizi ve çocuklarınızı cennetlik kullarından kılsın. Şeytan sizi namazdan alıkoyamadığı için pek üzgündür. Yeni sebepler üreterek sizden namazı terk etmenizi isteyecektir. Ölüm korkusu da böyle bir şeydir. Merak etmeyin, kıldığınız namaz çok geçmeden sizin bu husustaki şifanız olacaktır. Bu aralar kendinizi boş bırakmayın. Boş kaldıkça o korku sizi daha fazla sarsar. Siz namaz kılan bir mü'min olarak ölüme hazırlıklısınız elhamdülillah. Korkarak değil hazırlanarak yola devam edeceğiz. Geçmişte kazaya kalan namazların sadece farzlarını tek tek kılacaksınız. Bir takvim belirleyin. Mesela günde iki vakit veya benzeri bir takvim, ona uyun. Biiznillah namaz yükünüz de bitecektir. Kazaların yerine nafile kılınmaz. Kazaya kalan namaz kılınmaz diye de bir şey yoktur. Sadece farzları kılın. Bir de vitir namazını. Sünnetlerini kılmayın. Allah Teâlâ işinizi kolay etsin.

Hocam ben evliyim ve iki çocuğum var. Sizin yazılı fetvalarınızı ve videolarınız

doğum günü konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Zinaya yaklaşmamakla emrolunduk. Böylesi bir hareketin tehlikeli olacağı aşikâr. Bu sebeple uzak durmanız gerektiğini hatırlatırız. Konuyla alakalı süreci ciddiye taşıyabileceğiniz adımlarınız var ise meşru çerçevede onları atmanızda sakınca olmaz. Örneğin aile büyüklerinizle konuşmak, aracı kişilerle konuşup bu işi şer'en yanlış olmayacak bir şekilde ciddiye taşıyacak adımlar vs. Onun dışında her riskli hareketimiz bizim için vebal olma özelliği taşır. Allah yarımcınız olsun. Allah'a emanet olun.

Hocam ben birini seviyorum ama ondan uzak durmaya çalışıyorum harama bulaşmamak
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Pazartesi günü doğduğunu bize bildiriyor. Pazartesi günü bu vesile ile oruç tutulabilir.

Hocam Mevlit Kandilinde oruç tutulur mu?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Doğum günü bizim kültürümüzde yoktur. Doğum yıldönümü aynı zamanda mezara bir yıl daha yakın olma hali demektir. Kutlanacak bir tarafı yoktur ama esiri olduğumuz batı kültürünü aşamayanlar için söz söylemenin anlamı da yoktur.

Hocam bugün hemen hemen herkesin yaptığı doğum günleri kutlamaları oluyor. Bu tü
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Doğum günü kutlamak haramdır şeklinde kesin bir söz sarf etmek zordur. Bunun doğrusu şu şekilde olmalıdır: Müslüman neden doğum günü kutlar, bir yıl daha fazla ölüme yaklaşmak demek olan doğum günü neden kutlanır? Bu bir boş insan işidir, ahiret derdi olanın böyle işlerle alakası olmaz.

Hocam Almanya'da ki Müslümanların arasında doğum günü kutlamanın doğru olup olma

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.