İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam Darekutnî hadis âlimidir. Kitabındaki her hadis bizi bağlar mı?

Cevap

Darekutnî hicri 385’te vefat etmiş büyük muhaddislerden biridir. Kitabının adı da SÜNEN olarak bilinir. Yaygın kullanımı ile SÜNEN-İ DAREKUTNÎ olarak zikredilir. Kitabı Buharî ve Müslim düzeyinde değildir. Ebu Davud gibi bir Sünen telif etmiştir. Eserinde pek çok zayıf ve mevzu hadis de bulunur. Beş bin civarında hadisin içindeki zayıf ve mevzu hadisler kitabın değerini düşürmez. Zira Darekutnî, aynı zamanda hadis literatürüne herkesten çok vakıf bir muhaddistir. Getirdiği hadisleri kitabının işleyişini oluşturan fıkıh konularına destek nitelikli ve yorum amaçlı da getirmiştir. Evet, bir Buharî veya Müslim değil ama muteber bir hadis kitabıdır.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hafız Ebu Bekr el-Haraitî, dördüncü asır muhaddislerindendir. Özellikle ahlak ve ahlak gibi konularda hadisleri toplamıştır. Muteber âlimlerdendir. Buhari ve Müslim dışındaki kitaplar için “sorunsuzdur” denemez. Muteberdir ama ilim ehli açısından tenkit edilebilecek yönleri olur, olmasında da sakınca olmaz.

Hocam bazı kitaplarda hadislere kaynak olarak “Haraitî” yazılıyor. Bu kaynağa ba
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Buharî ve Müslim’in dışındaki dört kitaba SÜNEN adı verilmektedir. Bu kitapların ilmi değeri bakımından özellikle de ilk üçü için neredeyse ittifak edilmiş bir değer söz konusudur. Her birinin farklı bir özelliği öne çıkmaktadır. Bu kitaplarda Buharî ve Müslim’de bulunmayan pek çok hadis sahih olarak bulunmaktadır. Bu kitapları ilk iki sahih kitaptan ayıran bazı zayıf hadislerin de muhtevalarında bulunuyor olmasıdır. Ebu Davud, Tirmizî ve Nesaî müellifleri hadis ilminde zirve isimlerdir. Eserleri de birbirlerine göre farklı özellikleri ile ortaya çıkan eserlerdir. Ebu Davud Süneni: Ebu Davud kitabında fakihlerin kullandığı hadisleri toplamayı hedeflemiştir. Zühde, fezaile ve vaaza ait hadisler bu nedenle süneninde yoğun olarak bulunmamaktadır. Bu tutumu onun fakih kimliğini öne çıkarmaktadır. Fıkhî bir noktayı öne çıkarmak için uzun bir hadisi ihtisar ettiği de olmuştur. Kendisinden önceki hadis imamlarının kitaplarından da istifade ettiği anlaşılmaktadır. Tirmizî Süneni: Tirmizî’nin eseri hem Sünen hem Cami olarak anılır. Sened inceliğinde Müslim’i, fıkıh yönünde de Buharî’yi izlediği anlaşılmaktadır. Hadisin sıhhati ile alakalı derecelerden söz ettiği olur. Raviler hakkında not düşer. Önceki âlimlerin kanaatlerini zikreder. Nesaî Süneni: Ebu Davud’un sünenine benzer bir eserdir. Daha çok ahkâm hadislerini cem etmiştir. Ebu Davud gibi zühd ve vaaz hadislerini genellikle almamıştır. Nesaî, Ebu Davud ve Buharî’nin talebesidir. Tirmizî de Buharî’nin talebesidir. Ebu Davud aynı zamanda Ahmed bin Hanbel’in talebesidir ve ondan çok etkilendiği anlaşılmaktadır. Bu üç kitabın her birinin diğerlerinden farklı özellikleri bulunmaktadır. Bu nedenle otorite âlimler arasında Buharî ve Müslim’den sonra hangi sıralama ile kabul edilecekleri konusunda Ebu Davud, Nesaî, Tirmizî diyen olduğu gibi her birini öne çıkaran farklı görüşler de olmuştur. Fıkıh penceresinden bakıldığında Ebu Davud, tertip ve tasnif bakımından Tirmizî, zayıf azlığı ve şartlarının ağırlığı bakımından ise Nesaî öne çıkabilir. Şüphesiz bu değerlendirme hadis âlimleri arasında farklı görüşlerle önümüze gelebilecek bir meseledir. Allah onlardan razı olsun, bizi de istifade edip ihlaslı amele muvaffak olmakla şereflendirsin. Âmin.

Hadis kaynağı olarak Buharî ve Müslim isimleri ilk iki sırayı alıyor, bunu biliy
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İmam Beyhakî rahmetullahi aleyh hicri 458’de vefat etmiş büyük bir hadis âlimidir. Sünen-i Kübra, Marifetü’s-Sünen, Şuabu’l-İman, Delailü’n-Nübüvve gibi çok değerli hadis kitaplarının müellifidir. Aynı zamanda da fakih ve usul âlimidir. Eserleri kimi zaman zayıf hatta mevzu hadisleri de ihtiva etmektedir. Bu nedenle Buhari gibi âlimler düzeyinde görülmemiştir. Zaten Beyhakî’nin eserleri belli bir ilim seviyesi olanlara hitap edebilecek eserlerdir. Allah Teâlâ ona rahmet etsin.

Hocam Beyhakî hadis âlimi olarak nasıl görülmelidir, bütün kitapları aynı mıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Buharî veya bir başka hadis kitabı bu ümmetin süzgecinden geçerek bugünlere gelmiştir. Muallak hadis kavramını nasıl anladığınızı bilmiyorum. Buharî'nin kullandığı muallak hadisler, o konunun başlığı niteliğindeki sözlerdir. Buharî onlara diğer senetli hadisler gibi hadis muamelesi yapmamıştır. Ortada bir sorun yoktur. Sizin uzaktan izlemekten kaynaklanan bir sıkıntınız olsa gerek bu

Hocam size sorum su ben 31 yaşındayım ve ilahiyat okuyorum dışarıdan. Bu dersler
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Doktorların reçete yazmada kullandığı bir kitabı alarak sağlıklı yaşayabilecekseniz Buhari size yeter ve artar bile! Buhari bir ilim kitabıdır. Onu okuyup anlamak için de kitaplar okumanız gerekmektedir. Allah niyetinizi makbul etsin.

Hocam ben Sahihi Buhari’nin bana göstermiş olduğu gibi namaz kılıyorum. 'Ben ehl
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Keşke ilmi birikiminizi, yaşınızı ve işinizi de belirtseniz, size daha isabetli tavsiyelerde bulunabilirdik. Sizin sadece İHL okumuş olduğunuzu var sayarak şunu tavsiye edebiliriz: Sizin için şerhi ile basılmış hadis kitabı dışındaki kitaplar umduğunuz yararı vermeyebilir. Sonuna kadar okuyamazsınız, okusanız da aradığınızı bulamayabilirsiniz. Müslüman bir evin temel kitabı RİYAZUSSALİHİN adlı eserdir. Bu eser, hadis kitabı olarak size yeter biiznillah. İlmihal kitabı okumadan önce hadis kitabını sıralama hatası ile okumuş olabilirsiniz. Önce ilmihal okuyun. Diyanet’in bir ciltlik ilmihali yeterlidir. İlahiyat, medrese veya bir âlimin dizi dibinde yıllar geçirmiş olma gibi farkınız varsa size tavsiyemiz Buhari ve Müslim olur. Onları da muhakkak şerhleri ile okumalısınız. Bu iki kitap ümmetimizin ulemasının itibar ettiği, bilgisini güvenli bulduğu iki kitaptır. Bunlar da ileri seviyede ilim sahiplerine daha çok hitap ederler. Bir âlimin ders halkasında ise mükemmel bir bereket üzere okunabilirler. Bu iki kitaptan sonra İmam Malik’in Muvatta adlı eseri gelir. Ardından Ebu Davud, Nesaî, Tirmizi, İbni Mace, İbni Huzeyme, İbni Hibban, Darimi, Darekutni ve Müsned isimli eserler gelir. Bunların dışındaki hadis kitapları ilim adamları için uygundur.

Hocam evimizde hadis kitaplarının bulunmasını istiyoruz. Tamamını aynı anda alma

buhari konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Belli bir medrese veya ilim birikimi olmayan için Buhari ve benzeri kitaplar faydalı olmayabilir. Siz şerhi ile beraber Riyâzu’s Salihîn edinin ve onu güzelce okuyun. Allah Teâlâ yardımcınız olsun, ilminizi ziyade etsin.

Hocam internet ortamında net bir bilgiye varamadım. Ben Buhari veya Müslim’in ha
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sahih Hadis, Resûlullah sallallahu aleyhi ve selleme ulaştığına dair itimat sorunu olmayan hadis demektir. Eğer bir hadisin Resûlullah sallallahu aleyhi ve selleme ulaşması konusunda sıkıntı varsa o hadise “Zayıf Hadis” denir. Uydurma olduğu biliniyorsa ona da “Mevzu Hadis” denir. Sahih-i Buharî ve Sahih-i Müslim olarak bilinen iki kitap bütünü ile sahih olan hadisleri toplamıştır. Diğer kitaplarda ise sahih olan da olmayan da bulunur. Riyâzu’s Salihin isimli hadis kitabı böyle bir ayrıntıya girmeden okuyup amel edebileceğimiz bir kitaptır. Onun dışındakiler için iyi bir hadis okuma ve anlama ilmine sahibi olmak gerekir.

Hocam sahih hadis kaynakları nelerdir, sahih hadis ile diğer hadisler arasındaki
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sorunun sahibi açısından samimiyet ve ilmilik irdelemesi yapamayız ama keşke bu soru, domuzun neredeyse her şeyinin ilaç ve gıdada kullanıldığı, kadının idrarından ilaç yapıldığı bir teknoloji çağında sorulmasaydı deriz. Buharî gibi bir büyük kaynağı çürütme hamleleri için gayet basit bir gerekçe uydurulmuş. Hem de bu çağda…

Hocam Buhari’de geçen develerin süt ve idrarlarından içilmesi ile ilgili hadisin
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hayır, böyle bir söz o ortamda imandan çıkarıcı nitelikte değildir. Allah Teâlâ imanlarımızı korumayı hepimize kolay kılsın.

Hocam size imanımı kaybetmiş olabileceğimi düşündüğüm için yazıyorum. Geçen akşa
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sorunuzu niyet açısından irdelemiyorum yani siz bunu kasıtlı soruyorsunuz demiyorum. Yalnız size cevap yazmamın amacı yarın, Rabbimin huzurunda bildiğini söylemekten imtina eden bir mümin durumuna düşmemektir, bunu izah etmem gerekiyor. Zira bu ve benzeri soruların kökeni Müslümanlar değildir. Müslümanların, Buharî'nin Sahih'i ile bir sorunları yoktur. Bizden olmayanların bizim kaynaklarımızı ele almalarının sonucu olarak Buharî tartışılabilir olmuştur. Bu sebeple ortada, “Bu sorunun kaynağı nedir?” endişesi bulunmaktadır. Ümmetimiz adına konuşmaktan başka bir yaptığı olmayanlar da bu tür bilgi enkazını karıştırmayı maharet zannetmektedirler. Sizin niyetinizi irdeleme hakkına sahip değilim. Benim kadar siz de dininizi dert ediniyorsunuzdur muhakkak. Aklınıza gelen bir soruyu sordunuz ben de cevap veriyorum. A- Buharî'nin Sahih isimli eseri, bu ümmetin Şii kökenli müminleri dışında bütün otorite ulemasının BİR NUMARA kabul ettiği bir kitaptır. İçinde “bu Resûlullah aleyhisselama ait bir sözdür” dediği hiçbir hadisin öyle olduğunda da şüphe yoktur. B- Sahih'teki bilgiler HADİSLER ve diğerleri şeklinde tasnif edilebilecek şekilde iki bölümden oluşmuştur. Buharî, Hadis olarak itimat etmediği bilgileri TALİK şeklinde kitabına kaydetmiştir. Buharî'nin kitabının asıl adı el Camiu'l Muhtasar el Müsnid es Sahih min Umuri Resûlullahı sallallahu aleyhi ve sellem ve Sünenihi ve Eyyamihi'dir. Bunun Türkçesi şöyledir: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin işleri, sünnetleri ve hayatına dair Sahih ve Senedli Muhtasar Ansiklopedi. Bu isimden anlaşılıyor ki Buharî, bir iddia ile ortaya çıkmıştır. O iddiası da şudur: Kitabındaki hadisler, senedi olan ve sahih hadislerdir. Bu kurala uymayan sözleri ise TALİK şeklinde vermiştir. Bu da onları hadis görmediğini bir tür kültürel bilgi gibi kullandığını göstermektedir. Bu şekilde bin üç yüz civarında bilgi vardır Sahih'te. C- Zina eden maymunlar bilgisi Buhari'de 3849 numara ile bulunmaktadır. Bu bilgiyi de sahabi olmayan Amr bin Meymûn'dan nakletmektedir. Bilgiyi, Amr bin Meymûn’un cahiliye dönemine ait bir hatırası olarak nakletmektedir. Hadise bu nakil şekliyle dini hüküm çıkarılacak bir kaynak niteliği kazandırmamıştır. Zira bu bilgi Zinanın Cezası gibi bir bölümde değil, İslam öncesine dair hatıraların anlatıldığı bir bölümdedir. Bu bilgiden önceki başlıklar da yine cahiliye dönemine ait konulardan seçmeleri ihtiva etmektedir. Burada bütün hadis âlimleri Buharî'nin bab yani konuları tasnif maharetine hayran olmuşlardır. Nitekim bu Zina Eden Maymunlar konusu, Buharî dışında başka bir kaynakta da geçmektedir ve orada biraz daha genişçe anlatılmıştır ama Buharî, sadece bir cahiliye hatırasını nakletmeyi kastettiği için ayrıntılı rivayeti almamıştır. Konuyu bir hüküm çıkarma anlayışıyla ele almadığı anlaşılmaktadır. Bu sonuca göre ortada Sahih'i tenkit etmeyi gerektirecek bir durum olmadığı gibi Buharî'nin ilmi ağırlığını bir kere daha izleme imkânı vardır. Ama gaye üzüm yemek değilse diyecek sözümüz yoktur. Biz bu ümmetin geçmişini takdirle ve hürmetle yâd etmek isteyenlerdeniz. Oryantalistlerin bulduklarını zannettikleri ayıplarla mutlu olmaktan Allah'a sığınırız. Rabbim yardımcımız olsun.

Hocam bir sohbetinizde imam Nevevî’den naklederek “Eğer Buhari ve Müslim’in için
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu hadis Buharî’de (3348) ve Müslim’de (222) olan bir hadistir. Dolayısıyla bu sözü Ebu Said el-Hudri’nin Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemden duyduğunda bir tereddüdümüz yoktur. Yalnız bu tür, ahiret âlemine ait bilgilerin bugünkü rakamların dünyasına yüzde yüz uyarlanabilmesinin bizi doğru bir anlayışa götürmeyebileceğini bilmemiz gerekir. Durumun vahametini anlatmak için söylenmiş olabileceği de muhtemeldir. İlk insandan son insana kadarki insan grafiğini her şeyden önce bilmekten mahrumuz. Bunun gibi pek çok karanlık noktayı toptan ifade eden bir sözü, filan yıla ait bir örnek gibi anlayamayız. Durum gayet ağır bir durumdur. Bunu anlamamız ve imanımızın kıymetini bilip korumamız üzerimize düşen asıl görevdir. Bu oluşmadıktan sonra gerisi bizi sadece karanlığa iter. Allah Teâlâ yardımcımız olsun, imanımızı muhafaza etmeye bizi muvaffak kılsın.

Hocam bazen IŞİD üyeleri konuşmalarında “Her bin kişiden dokuz yüz doksan dokuzu

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.