Fetva Meclisi
Soru
Yıllar önce birtakım işler nedeniyle devleti bir miktar zarara uğrattım bilinçli bir şekilde. Şimdi çok pişmanım. Devlete verdiğim zarar halkın parası sonuçta. Bu nedenle ben devletle hesaplaşmak istiyorum. Uğrattığım zararı telafi etmek istiyorum. Bunu nasıl telafi edebilirim, ne yapmam gerekir sayın hocam? Bu günahla ahirete gitmek istemiyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Siz bir haram işlemiyorsunuz ama işlenen harama yani devletten hileli bir şekilde para alınmasına aracı oluyorsunuz. Bunda rızanız varsa vebale ortak olursunuz. Bunu kabul etmeyin.
Allah Teâlâ hepimizi mağfiret buyursun. Tevbe ediniz. Tekrar yapmamaya kararlı olunuz. Mevcut durumu da en kestirmeden bitirmeye gayret ediniz. Sonra da Allah’tan umut kesmeyiniz.
Bunun için tevbe et, tekrar etmemeye karar ver. İlk fırsatta ondan kurtulmaya bak. Gerisi hallolur inşaallah.
Bir çaresi yok bunun, bin kere yıkıldığın yerde bin birinci kere ayağa kalkacaksın. Hayat böyledir, yıkıldığın yerde yığılıp kalırsan bitersin. Diren ve dikil sonra da yürü. Allah yardımcın olsun.
Aleykümselam. Bulunduğunuz devlet kurumundan daha iyi bir yere intikal etme isteğiniz devam etsin. Haram gördüğünüz iş alanını da elinizden geldiğince engelleyin. Engellemeyi beceremezseniz muhalefet şerhi koyup orta olmayın. Bundan ötesinde de Allah'ın affına sığının. Devletin talep ettiği gecikme inşaallah faiz değil bir devlet cezasıdır diye düşünüyorum.
Bu konunun önem arz etmesi sebebiyle kocanızla birlikte yaşadığınız yerdeki ilçe müftülüğüne giderek durumu etraflıca aktarınız. Allah yardımcınız olsun.
devlet konusundaki diğer fetvalar
Böyle bir krediye cevaz verenler bulunuyor. Bizim kanaatimiz takva yönünün tercih edilmesi şeklindedir. Faizin, en az risklisi bile tehlikedir.
İşi bırakmanız veya devam etmeniz düzeyinde bir durum göremedim. Çünkü devlet sizi bir müdürün emrine vermiştir. O müdür de sizi bir hizmette kullanıyor. O hizmet de devletin yararına olan bir hizmet ise bu, onun yani müdürünüzün tercihi ile alakalıdır. Sizin yapabileceğiniz en üst şey, müdürünüzün de bir üstüne bu durumu arz etmektir. Eğer o da sizi böyle olması gerekiyor diye teskin ederse işinize bakarsınız. Allah kolaylık versin.
Önce bu hatanız için istiğfar edin. Samimi bir tevbe ile bu hatanızdan dönün. İkinci olarak da, üzerinize geçen bu hak bir şahıstan ise onu götürüp o şahsa bir yolla verin. Devletten geçti ise, o kadar bir parayı oradaki bir vakıfa bağışlayın. Allah'a emanet olun.
Laiklik, din ile devleti ayrı tutmanın adıdır. Dini, ibadethaneye ve eve hapsetmenin adı olarak da kaydedebiliriz laikliği. Bunun anlamı da şudur: Din, insanların aralarındaki ilişkilere karışmasın, isteyen kalbiyle istediğine inansın ama dili ve organları ile bunu tatbik etmesin. Böyle bir şey İslam için mümkün değildir. Zira İslam, her şeyden önce bizim sokaklarımızı, iş yerlerimizi, evlerimizi Allah'ın rızasına göre tanzim etmek istemektedir. Bunun için laikliği İslam açısından tarif ederken şöyle diyebiliriz: Laiklik, İslam ile sokağı, evi, iş yerini, siyaseti ayrı tutmaktır. İslam ise evi, iş yerini, sokağı ve her yeri Allah'ın rızasına göre tanzim etmenin adıdır. Açıkça görülür ki bu anlamdaki laiklik ile İslâm aynı yerde bulunamaz. Bilmemenin kurbanı olarak dilinden böyle sözler çıkabilir. Allah'a sığınmak ve ayak kaymasına karşı hassas olmak gerekmektedir. Bu tür tartışmalarla da insanların inatlaşmalarına sebep olma tehlikesini de göz ardı etmeyelim. Kaş yaparken göz çıkarma tehlikesine düşmeyelim.
Selamünaleyküm. Devletin fiyat koyması bir NARH şeklinde ise yani mesela ekmek için fiyat şudur derse o fiyatın üstünde ticaret yapamayız. Bunun ötesinde baraj fiyatı belirleyen bir rakam açıklarsa mesela şu tür buğdayı ben bir liradan alıyorum derse bu piyasayı kilitleme tarzında bir fiyat belirleme değildir. Devlet bu durumda kendi alımının bir liradan olacağını bildirmiş olmaktadır. Bir hile ve cambazlık olmadığı sürece üzerine bir fiyatla satılmasında bir sakınca yoktur.
Selamünaleyküm. Verilen para, size ve sizin doğurduğunuz çocuklara veriliyorsa o parayı vermek zorunda değilsiniz. Para aileye veriliyorsa, onun sahibi evin erkeğidir.