Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben İlahiyat talebesiyim. Hocamız kitapları karıştırmayı öğrenin diye bize bir ödev verdi. Ödevimizin başlığı dinin getirdiği hadler ENGELLİLERE DE UYGULANIR MI? Ben bu konuda bir şeyler buldum ama siz bizim için bir özet yapabilir misiniz? Ödevimi sunmadan önce ulaştığım bilgileri karşılaştırmak istiyorum. Teşekkür ederim.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Bir kere şunu bilmeliyiz ki: Kur'an OKURKEN ZORLANIYOR OLMAK DAHA ÇOK SEVAP KAZANMAK DEMEKTİR. Normal okuyan bir saatte mesela yirmi sayfa okuyor da zorlanarak okuyan bir saatte bir sayfa okuyabiliyorsa bu kat kat sevap kazanması anlamına gelmektedir. Bu nedenle okumakta zorlanan biri çok okuyamıyor diye üzülmemelidir. Mesele sevap kazanmak meselesi ise böyle bakmalıyız. Yine de dinlemek de ibadettir biiznillah. Allah Teâlâ Kur'an okuyan, onunla amel eden, onun ahlakı ile ahlâklanan kullar olmayı hepimize müyesser kılsın.
Aleykümselam. Bu durum, 'âlim' kelimesinin değer kaybetmesinden kaynaklanıyor. Herkesin âlim olabildiği bir zamanda yaşıyoruz. Bu bir fitnedir. Ümmetimizin geçmişteki ilim birikimini bugünlere taşıyan büyük şahsiyetlerimizi yok sayanı bizim de yok saymamız gerekir. Meseleye böyle bakın.
İnsanın zihninde oluşan şeyler fıtratından kaynaklanan şeyler de olabilir, günlük hayatta görüp izlediklerinden de kaynaklanabilir. Dinimiz fıtrat dinidir. İnsanın bir planlama ile oluşturmadığı zihne takılan sonra da geçip giden şeyler için (onlar cinsellik hatta imana dair şeyler bile olsa) vebal oluşmayacağı hükmü vardır. Yeter ki insan o zihnine gelen şeylerin ardına düşmesin. ZİHİNDEN GELİP GEÇEN bölüm affedilenler arasındadır. Zihne gelenin peşine düşülmesi, ilerletilip projelendirilmesi ise hata/günah dediğimiz şeydir. Biri doğal yapımızın gereği diğeri ise şeytanın ardına düşmenin sonucudur. Bu nedenle: Zihnimizin bu tür fesat oluşturacak şeylerle meşgul olmaması için göz ve kulağa, bir nebze de ele dikkat etmek gerekir. Göz ve kulak koruma altına alındığında sözü edilen bu durumlar en azından asgari düzeye düşer. Özellikle zamanımızda ortaya çıkan göz kirliliğinin geldiği boyut ve oluşturduğu tehlike dikkate alındığında mesele daha iyi anlaşılacaktır. Sözü edilen bu hayaller/takıntılar öncelikle bekâr insanların işidir gibi zannedilse de esasen doğru olan bekâr veya evli herkes için bir sıkıntı olmasıdır. Evli insan da gözünü ve kulağını kollamaması durumunda eşi ile muhabbetinin bitmesi ile sonuçlanabilecek bir bataklığa doğru çekilmiş olabilir. Zikirlerden oluşan bir vird sahibi olmanın böyle bir riskten korunmaya ciddi bir katkısı vardır. Evliliğin geciktirilmemesi ve evliliğin içinin her türlü doldurulması da şarttır.
Selamünaleyküm. Bunu onun eşine anlatmanız doğru olmaz. Onunla irtibata geçmeniz de gerekmez. Siz günahınızdan tevbe edin. Tevbenizi canınız gibi koruyun. Kendinizi salih amellere verin. Kur'an okumaya yoğunluk verin. Namazlarınızı camilerde kılın. İnşaallah kurtulmuş olursunuz.
Selamünaleyküm. Başında Halife'nin bulunduğu bir devlet olmadıkça Kur'an'ın koyduğu cezalar infaz edilmez. Hata edenler ya hatalarını ahiret’e taşırlar ya da tövbe ederler. Tövbelerinde samimi olurlar ve tövbelerini korurlarsa inşallah mesele kalmaz.Suç, itiraf edilirse infaz için sebep hazırdır. Aksi takdirde belge ile ispat edilen suça ceza verilir. Mesela zinada ya itiraf gerekir ya da zinada geçerli olan dört şahidin şahitliği.
Selamünaleyküm. Sizin engelli olmanız, engelli olmayan biri ile evlenmenize mani değildir. Bu durumu şahitlerin huzurunda tespit ettirin. Sizi engelli halinizle kabul ettiğini şahitlerin önünde söylesin, bu kadarı yeterlidir. Kıyafetini değiştirmeyeceğini söylemesi de onun hakkıdır. Size ağır gelecekse siz de onu kabul etmeyin. Sizin bunu talep etmeniz de sizdeki geçimsizliği gösteriyor olmasın?
alkol konusundaki diğer fetvalar
Allah yardımcınız olsun. Sözünü ettiğiniz eğitimler mesleğiniz açısından bir zorunluluktur. Bu zorunluluğu helal bir mekânda karşılama imkânımızın olmadığı durumlarda örneğini zikrettiğiniz gibi bir mekânda karşılayabiliriz. Oradaki haramlardan kendimizi koruyarak biiznillah vebalde kalmayız. Yalnız o tür mekânlarda haram sadece alkol değildir. Yiyeceklerdeki ve kadın erkek karma durumu gibi muhtemel diğer haramlara karşı da kendinizi en iyi şekilde korumalısınız.
Bu tür ürünler zaruri bir ihtiyaçtan kaynaklanmadığı için ancak iki şartla kullanılabilir: Muhtevasında haram bir nesne (domuz ve alkol gibi) bulunmayacak, Doktor sağlık açısından sakıncalı değildir diyecek.
Bu kullanılan malzemede domuz ve alkol gibi kullanılması caiz olmayan bir malzeme bulunmadığı bilgisini olan arkadaşlarımızdan öğrendik. Buna göre de işlemin caiz olması açısından bir sakınca yoktur.
Bu davranışın doğru ama bunu abartma. Din haline getirme bu tutumunu. Yer yer esneyebilmelisin. Çelik gibi olursan bir zaman sonra kendinden bile soğumaya başlarsın. Psikolojik sıkıntıların olur. Evlilik konusunda da ailen yanlış düşünüyor ama sen onlara bir ev idare edebilecek adamlık ispat edemedin demek ki. Kendini geliştir, daha güçlü ol. Mesela part-time bir iş bul, çalış, harçlık biriktir. Bu sana adamlık kazandırır onların gözünde. Yılma ama inat da etme. Ortası senin için daha hayırlı olur umarım. Allah sana yardım etsin.
Önce o otelde barındığınız için tevbe etmeniz gerekir. Tevbe edin. Tekrar öyle bir hata işlememeye azimli olun. Allah lütfederse de çocuk sahibi olmaya çalışın. Allah yardımcınız olsun.
Size şunu söyleyebilirim: Meyhanede içki içmek gibi bir günah, içki satmak gibi bir günah yoktur ortada ama mü'min Almanya’da taksicilik yapmamalıdır. Mü'min daha onurlu ve daha izzetli olmasını bilmelidir. Konuyu bu açıdan düşünün.