Fetva Meclisi
Soru
Hocam eşim 9 aylık hamile ve benden doğum esnasında yanına girip ona destek olmamı istiyor fakat ben daha önce böyle bir şeyle karşılaşmadığım için bana garip geliyor. Yanına girip ona destek olmam mı yahut dışarda beklemem mi doğru olur?
Cevap
Benzer fetvalar
Ne yazık ki eşiniz için hastalık sahibi demekten başka bir ifade bulamıyorum. O bir hastalığa tutulmuş durumdadır, yakın bir zamanda da tedavisi olmaz. Sabredip uzun zamanda iyileşmesini bekleyebilirseniz biiznillah umutsuz bir vaka olmaz zannederiz. Biraz da hamileliğin getirdiği gerginlik sizi zorluyor olabilir. Genel olarak çözümün nerede olduğunu yakalamışsınız ama geç kalınmış olabilir. Sabredip sözlerinizle, eylemlerinizle onun içine sızmaya çalışarak tedavi eden bir doktor gibi tavır takının ona. Duayı eksik etmeyin. Allah yardımcınız olsun bacı
Bu konuda sizin tek taraflı beyanınızı esas alarak size destek olmak yanlış olur. Bir aile büyüğünüzü hakem yaparak bu konuda karar vermelisiniz. Allah yardımcınız olsun.
Böyle basit bir meseleden ötürü sorun üretmekten kaçınmalısınız. Şeytan evinizin kapısında bu fitneyi beklerken siz neden ona destek veriyorsunuz? Eşiniz de aşırı gitmiş siz de çocukluk etmişsiniz. Akşam eşiniz geldiğinde hatanızı beyan edip özür dileyin ve kapatın bu konuyu.
Bir mesafe koymanız olabilir ama küsmek sizin de aleyhinize olur. Derdinize dert katacak bir iş yapmamaya çalışın. Geçmiş olsun. Allah size sabırlar versin, yavrunuza afiyetler versin.
Şu anda maazallah böyle bir şey varsa bile sizin akıllı davranıp kendinizi sıkıntıya sürüklememeniz gerekir. Hamileliğinizi eziyete dönüştürecek iş yapmayın. Varsa da yoksa da sizin sağlığınız önemli olmalıdır. Şeytan sizi fitneye doğru sürüklüyor. Hamilelik bittikten sonra hava düzelir ve önünüzü daha iyi görürsünüz. Bu arada duayı da ihmal etmeyin. Allah yardımcınız olsun.
Eşinizle tartışmadan ikna etmeye çalışın. Ona eski yaşadığı yerde çok huzursuz olduğunuzu, ailesini dilediği zaman görmeye gidebileceğini söyleyerek ikna etmeye çalışın. Kocanızı geri dönmeyi istemesine rağmen sizin istememekle kocanızın hakkına girmiş olmazsınız. Kocanızın sizi huzur bulacağınız, emniyette olacağınız bir yere götürme mecburiyeti vardır. Allah yardımcınız olsun.
aile konusundaki diğer fetvalar
Kurban bir ibadettir, yöreye ve keyfe göre değil şartlarına göre yapılırsa ibadet olur. Kurban namaz gibidir; kime farz ise onun kılması/yapması gerekir. Aile çok zengin olabilir; zenginliğin kimin üzerine olduğu önemlidir. Mal erkeğin üzerinde ise kadının malda payı yoksa kurban kesmez, erkek kendi kurbanını keser. Aksi de olabilir, kadın zengindir eşi zengin değildir. O zaman da kadın keser erkek kesmez. Buna rağmen erkek veya kadın kendisinin kurbanını keserken eşininkini de kesse sakıncası olmaz. Zira kurban, aile ibadeti değildir, birey ibadetidir. Bir yıl ona öbür yıl buna şeklinde olmaz.
Çocuk olmuyor diye boşanmak şart değildir. Eşlerden biri “çocuk olmazsa…” diye bir boşanma durumu oluşturabilir, neticede insanız, tahammül gücümüzün bir sınırı var. Çocuksuzluk eşlerden birinin sağlığını etkileyecek düzeye gelmiş bir sorun oluşturuyorsa boşanmayı istemesini normal görebiliriz. Siz kendinizi değerlendirin. Gerekiyorsa bir psikologla görüşün. Bundan sonrasını çocuksuz olarak kaldırabilecekseniz eşinize bunu bildirin, o da rahat etsin, öylece yaşayın. Çocuk gerekli ve önemli ama her şey değildir. Böyle bir durumu kaldıramayacağınızı anlarsanız o zaman boşanmayı düşünün. Allah yardımcınız olsun.
Alkol kullanmanın büyük günahlardan olduğu bilinen bir hakikattir. Müslüman bir insan değil eşine insanlardan herhangi birine karşı bu büyük haram konusunda esnek davranamaz. Ortada bir aile meselesi söz konusu olunca eşinin bu hataya karşı daha dikkatli olması ama düzeltme yönünü tercih etmesi gerekecektir. Şöyle bir plan tavsiye ederiz: a. Sabredip ıslah olmasını beklemelidir. Sabrını da başa kakmamalıdır. Dolaylı yollarla, direkt kendisi nasihatlerle eşini düzeltmeye çalışmalıdır. b. Her namazında muhakkak eşinin düzelmesi için yoğun dualar etmelidir. c. Ona o illeti bulaştıran çevresini değiştirmeye çalışmalıdır. d. Her şeye rağmen geçen uzun zaman sonunda değişmedi ise ve özellikle de zarar veriyorsa boşanmayı istemesinde sakınca yoktur ama sabretmesi daha güzel olur.
Ev ve aile sınav yeridir. Kimin nasıl sınav olacağını bilemeyiz. Hedefimiz sınavımızı kazanmaktır. Yılmadan ve acele etmeden kazanma yolunda yürüyeceğiz. Bunun için: a- Evlatlıkta kusur etme. Melekler seni, eksik bıraktığın bir görevle ya da kaba davranışınla kaydetmesinler. Nazik olmayı ilke edin. b- Anne baba arasında asla hakem olma, savcı hiç olma. Onları tartışmalarında senden daha büyüklere sal. c- Anne veya babanın doğurduğundan nasihat alıp uygulamasını çok bekleme. Söylemen gerekeni bir kere söyle ve çekilmesini bil. d- Onlar için sürekli özel dualar yap. e- Anne veya babaya ya da ikisine karşı iki kulağını ve iki gözünü kullanma; tek kulak, tek göz ile ilgilen onlarla ki yaptıkları, konuştukları seni harap etmesin. f- Onlarla ilgili beklentilerini zamana yay, ani ve kesin sonuçlar bekleme. g- Kardeşler arasında tek görüşlü ortamı sağlamanın etkili olacağını bil. h- Aile içindeki sıkıntı akraba ve komşular arasında yayıldıkça yerleşeceğini ve bir tür benimseneceğini, düzelmesinin gitgide daha güç olacağını hiç unutma. Aile içi sıkıntıları mahrem tutun. Ailede harçlık alan biri olmamaya bak aksine aile bütçesine açık bir desteğin olsun, daha rahat anlaşılırsın. Allah yardımcınız olsun, umutsuz olmayın.
Erkek, evin bütün ekonomik ihtiyacını görmek zorundadır. Eşinin ve çocuklarının ihtiyaçlarını o yöre ve zamanın örfüne göre karşılamaya mecburdur. Bu görevini yerine getiriyor olduktan sonra kendi özel maaşı veya parasından annesine babasına veriyor olmasını kimse sorgulayamaz. Erkeğin kazandığı maaşı herkesin hakkı bulunan bir aile bütçesi değildir. Erkeğin görevi ihtiyaçları karşılayabiliyor olmasıdır. Bunu yapıyorsa gerisinde serbesttir.
Fıkıhtaki tercih edilen kural, KADININ SESİNİN ÖZEL BİR YÖNLENDİRME bulunmadığı sürece avret olmadığı şeklindedir. Bu şu demektir: Kadının sesi bedeni gibi/o ölçüde avret değildir. Buna göre de radyoda, fitneye meydan açacak bir ilave sıkıntı olmadığı sürece program yapılabilir.